parallax background

Hepimiz Cennetteydik! 2. Bölüm – Sorular ve Kur’an’dan Cevaplar

31 Ağustos 2017
Hepimiz Cennetteydik!
31 Ağustos 2017
Hepimiz Cennetteydik! 3. Bölüm – Sorular ve Kur’an’dan Cevaplarla
31 Ağustos 2017
B iz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım, diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde, 32/13)

"İnsanlar neden eşit değildir? "


K imi güzel kimi çirkin, kimi zengin kimi fakir, kimi akıllı kimi değildir.

Bunlar neye göre belirlenmiştir?

Neden çoğu insan akıllı, zengin, güzel ve seçilmiş muhteşem bir insan olarak doğma şerefinden yoksun kaldı?

Böyle olanlar ne yaptı da bu nimete erişti?

Her işi hikmetli ve bir sebebe bağlı yürüyen adil ve merhametli olan Rabbimizin elbette mükemmel bir cevabı vardı. O alimdir.

"İşte O Sorular!"


S orulardan kaçarak sadece bilinçaltımızı kirletiriz ve kendi onurumuza aklımıza ihanet ederiz.

Bu sorular aynı zamanda dünyadaki satanist örgütlerin, illimunatinin ve diğer milyonlarca din düşmanlarının cevap aradığı ve sonunda tatmin edici bir cevap alamayınca yoldan çıkmasına neden olan, insanlık tarihini kana ve düşmanlığa bulayan sorulardır.

Soru 1) Hz. Adem'in çocukları kardeş evliliği yapmışlarsa ensesttirler ve peygamber çocuğuna yakışmayacak çirkin bir davranıştır. Allah her şeye gücü yeterken; buna kardeşleri mecbur bırakmış olabilir mi? (haşa) Bugüne dek verilen cevap; kardeşler birbirine benzemiyormuş ve ikiz gruplar olarak doğmuşlar.

Demek böyle olursa ensestlik serbest öyle mi? Kuran'da asla kardeşlerin evlendiği yazmaz.

Soru 2) Allah anneden bile merhametli ise insana bu acı dünya hayatını reva nasıl görür? Annemiz önce bizi direk cennete koyardı. Bizi en şerefli hale getirirdi. Adem as.' ın günahını tüm insanlara yüklemezdi.

Allah'ın anneden bile büyük merhameti, sevgisi ve lütufkârlığı nasıl açıklanır?

Soru 3) Bazı peygamberler Hz İsa gibi daha bebekken korunmuş ve cennetlikse bu adaletsizlik değil midir? Bizler neden daha doğuştan kutsal ilan edilmedik. Bazı derecelere kimse çalışmakla erişemez, deniyor.

Biz neden peygamber olamadık? Mucizeler gösterip, Allah ve melekleri ile konuşamadık? Suçumuz neydi dünyaya gelirken?

Soru 4) İnsanlar neden eşit değildir? Kimi güzel kimi çirkin, kimi zengin kimi fakir, kimi akıllı kimi değildir. Bunlar neye göre belirlenmiştir? Neden çoğu insan akıllı, zengin, güzel ve seçilmiş muhteşem bir insan olarak doğma şerefinden yoksun kaldı? Böyle olanlar ne yaptı da bu nimete erişti?

Her işi hikmetli ve bir sebebe bağlı yürüyen adil ve merhametli olan Rabbimizin elbette mükemmel bir cevabı vardı. O alimdir.

Bu soruları soranlara verdiğim cevap çoklarını tatmin etti ve isyanları bitti.

Bu tehlikeli soruların hepsine aynı anda cevap veren, kaderle ilgili daha pek çok sırrı ortaya çıkaran ve bu güne dek hiçbir İslam düşünürü tarafından dile getirilmemiş tatmin edici bilgileri sizlere kanıtlarıyla sunacağım. Kuran'dan ayetlerle açıklayacağım ve doğadan bazı argümanlarla destekleyeceğim. Ta ki hatadan dönüle…

Çünkü bu soruları içinden kendine sormayan bir insan çıkmadı; tam cevap verebilen de…

Öncelikle dünyanın hemen herkes için bir tekamül yada hapis ve ceza yeri olduğunu göstermek için unutmuş olabileceğimiz bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim.

İnsanoğlu dünyaya kirli bir yoldan gelir, o yolda hem kendisi hem de doğuran ana en büyük acıları ve ıstırabı çeker. Kirler içinde doğan bebek oksijenle karşılaşarak yanan ciğerlerinin ve sıkışmanın acısıyla ağlamaya başlar… Dünyaya gelen bebek lisanı hal ile "dünyevi cehennem çukuruna feryat-ü figan ile düştüğünü anlatır". Kendini taşıyan annesine de türlü azap ve işkence olur.

İnsan bebeklik dönemi boyunca dertlerini ifade edemez ve hemen hepsi saatlerce kendi pisliği içinde yatmak zorunda kalır. Yıllarca yürüyemez, konuşamaz ve olup biteni anlayamaz, vakti haline ağlamakla geçer.

Çocukluğu korkular, özlemler ve cevapsız huzursuz eden sorularla doludur…

Hayatımız boyunca milyonlarca hoşumuza giden şey görürüz ve çok azını elde edebiliriz. Her erişilemeyen de bir acı gizlidir.

Mutlaka geçicide olsa ağır hastalık, fakirlik ve üzüntüler ile karşılaşırız.

Bu liste çocukların ya da sıradan insanların, savaş ya da sakat doğumla yaşadığı en ağır işkence ve sıkıntılara doğru uzayıp gidebilir…

Tüm bunlara bugüne dek verilen genel cevap; her şeyin bir sınama olduğudur. Peki aklı olmayan ve tepki bile veremeyen bebekler çocuklar nasıl bir sınava girmişlerdir. Tek yaptıkları ağlamak ve sonunda hiçbir şey anlamadan acı içinde ölmekken; sınavı geçmiş mi sayılırlar.

Ayrıca bir varlığı denemek için acı çektirmek, Allah'ın şanına yakışmaz. Allah Kuran da defaatle asla zulmedici olmadığını, başımıza gelen her şeyin kendi suçumuz olduğunu ifade etmektedir. Alim olduğunu iddia edenler; bebeğin suçunu mevcut bilgileriyle izah etmek zorundadırlar?

Kuran daha da ileri giderek; insanlar hakkında Rabbin öfkeyle söylediği, bebeklerin acısını gölgede bırakacak bir seslenişte bulunuyordu;

Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım, diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde, 32/13)

Allah özellikle herkese hidayet vermeyeceğini, vermek istemediğini söylüyor. İnsan ve cinlerin önemli bir kısmıyla cehennemi dolduracağına önceden söz verdiğini ifade ediyordu.

Biz ne zaman yaratıcıyı bu kadar gazaba getirmiş olabilirdik? Biz ne yaptık? Ve ne zaman? Muhakkak bir şey yapmış olmalıyız, yoksa Allah bu kadar gazaba gelmez ve bu sözü nedensizce söylemezdi.

19.71 - (Ey insanlar!) Sizden cehenneme girmeyecek hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

Bu ayette ise istisnasız her insanın cehenneme gireceğini ifade etmiştir Yaratıcı. Bazılarını ateş yakmasa bile o manzarayı görmek, yakınlarıyla yüzleşmek çok elim verici bir manevi işkence olsa gerek. Yine insanların en iyilerine ve masumlarına bile dokunan azabın nedeni nedir?

Tüm insanlık, biz.. Tekrar soruyorum ne yaptık? Alim olduğu söylenenler cevap versin. Ama veremezler. Veremediler.

Hadid:22-23 Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın.

Düşündürücü başka bir ayet daha…Özellikle yeryüzünün altı çizilerek… Ellerimizle yapıp ederek sorumlusu olduğumuz bu sıkıntıların evvelden bir kitaba yazıldığı ifade edilmiştir… Yeryüzünde olanlar ama… Ahirette olacaklar yada yeryüzünden evvel olanlar değil. Yeryüzünde ki cezamıza ilişkin musibet listesinin yazılı olduğu bir kitap… Biz yeryüzüne gelmeden önce; biz başka bir yerdeyken… yazılmış bir kitap…

(4142).2. (...)- Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder (dünyadan yok eder); günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." [Müslim, Tevbe 9, (2748).]

Yani eğer bizler günah işlemeyi bırakarak; mükemmel kullar olsaydık; toptan bir şekilde canlarımız alınacak ve dünya hapsinden kurtulup cennete gitmek suretiyle kurtulacaktık. Yerimize gelecek olan ise günah işleyen ve tevbesi beklenen bir kavim olacaktır.

Ben hep şuna inandım, Allah bunca mükemmel sanatına ve eşsiz güzelliklerine rağmen bunu dilemişse muhakkak bir nedeni vardır ve burada biz suçlu olmalıyız… Şimdi asıl cevaba gelelim;

Neredeyse tüm İslam alimlerinin ittifakı ve Kuran ayetleri ile sabittir ki; İnsanoğlu "Kalu Bela" olarak ifade edilen yerde bu dünyaya gelmeden önce yaşamış ve Allah'a söz vermiştir.

7:172 - …Rabbin, Âdemoğullarından (beni adem), bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).

Ayette "ben-i adem" ibaresi Adem'den gelenler anlamına gelmektedir. Yani Adem'in soyu. Kuran bu soyun bellerinden (Bakın sadece Hz Adem'den değil ) kendilerinden gelecek tüm insanları çıkararak söz aldığını söylüyor. Çok sırlı bir ayet.

Çünkü dikkat edilirse sadece Hz Adem değil, ondan türemiş bir soydan bahsediliyor. Hz Adem'den bir miktar türemiş olan bu soyun belinden geriye gelecek olan insanlar çıkarılıp yaratılmış ve söz alınmıştır. Hadisler Hz Adem'in cennette; dünya takvimine göre 130 yıl, cennet takvimine göre birkaç saat kaldığını söylüyor.

Bu durumda tahminen birkaç torunu görecek miktarda ortalama köy büyüklüğünde bir insan soyundan bahsedildiğini düşünebiliriz.

Yazar Erdem Çetinkaya
Yazar Erdem Çetinkaya
Erdem Çetinkaya, dünyanın en çok izlenen İslam Belgeselini yapmış ve İslam'ın yeni mucizeleri ile Kuran'ın doğru anlaşılması için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Hologram teknolojilerinin üretimi konusunda çalışmalar gerçekleştirmektedir. Holotürk Hologram Sistemler, Mivafilm ve Reklamcılık ile Sosyal Ajansim.com un sahibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir