parallax background

Hepimiz Cennetteydik! 4. Bölüm

31 Ağustos 2017
Hepimiz Cennetteydik! 3. Bölüm – Sorular ve Kur’an’dan Cevaplarla
31 Ağustos 2017
Hepimiz Cennetteydik! 5. Bölüm Dünyadaki Yaşam
2 Eylül 2017
B ütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir”(İbn Mâce, Zühd, 30)

"Peki cennette nasıl bir durum vardı?"


C ennette taraflar belli olmuş ve o zaman ki insanların en iyilerinden olan peygamberler daha o zaman seçilmişti.

Allah onları toplayıp bazı konularda kendilerinden ağır yeminler almıştı.

Bu ayetler cennette safların, peygamberlerin ve dini kaidelerin oluştuğu kompleks bir yaşamın varlığını ifade etmektedir.

Çünkü tüm nebiler ancak dünyaya gelişlerinden önceki toplumumuzda belirlenmiş ve sözleri alınmıştı. Her biri görevlerini ve geliş sıralarını iyice öğrenmişti.

F akat istisnalar hariç her insan günahkardı. İbni Mace'den nakledilen hadisi şerife göre; istisnasız tüm insanlar günahkardır.

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir”(İbn Mâce, Zühd, 30)

3:81 Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

33:7 Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

Hz İsa'nın temiz bir erkek çocuğu olduğunun altı özellikle çizilmiştir.

Tüm çocuklar temiz değildir. Bu nedenle diğerlerinden farklı olarak Meryem as.'a verilecek çocuğun tertemiz olduğu özellikle ifade edilmiştir.

"Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)." (Meryem Suresi / 19)

Cennette günahlar işlenmesi oradaki günahkar insanlığın dünyaya sürgün edilmesine neden olmuştu. Ayetler düşünüldüğü gibi sadece 2 kişinin dünyaya indirilmediğini anlatıyor.

20.123 - Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman bir topluluk olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne sapar ne de sıkıntı çeker."

7.23-24 "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız." Allah onlara buyurdu: "- Bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olarak ininiz. Yerde, sizin için bir zamana (ecelinizin sonuna) kadar yerleşip kalmak ve geçinmek var."

Bu ifadelerden ikili tesniye yani 2 kişiden daha fazla sayıda; birbirine düşman olanlarla dolu bir topluluğun cennetten indiğini görüyoruz. Çünkü şeytan cennetten çok daha önce kovulmuştu fakat insana vesvese sesi ile kalbine mesajlar yolluyordu.

Tevrat'ta da özellikle Ezra isimli Peygamber'in kutsal metninde çarpıcı ifadelerle haklılığımız tescillenmektedir;

21. İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…Ezra 3. bölüm

26. tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.Ezra3

21. Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. Ezra 7

35. Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur. Ezra 8

İnsanoğlunun daha önce bir hayat yaşadığı Kuran ve tüm alimlerin ortak kabulü ile sabitse, insan oğlunun da bencil ve günahkar oluşu herkesin malumu ise; orada günahlar işlediğimiz mantıken de ulaşılabilen bir sonuçtur.

Cennetten çıkışımızı ve Allah'ı unutmamız hem bir ceza, hem dünyada yeniden sınanmamızın bir gerekliliği hem de hatırlayınca çekeceğimiz büyük ızdıraba bir engeldir.

Şeytanın insan üstünde ki sınama ve saptırma görevini üstlenirken Allah'tan bir çok şey istedi;

"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" (Araf, 14)

"Ver ki ahidlerini bu sürece unutsunlar, beni görmelerini ve böylece hakikati öğrenmelerini engelle ki onlardan sapkın olanları ayartabileyim." manasında bir çok şey istedi.

"İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. " (Hicr, 39-40)

Ahit'e inanmakta Allah'a inanmak gibi iman meselesi ilan edildi. Böylece şeytan istediklerini almış oldu ve sapıtmış olarak ilan edilen ve şaki olarak doğacağı karar verilenleri saptırma konusunda silahlandırıldı. Düşman olduğu insanları salihler hariç saptırmaya azmedip muhalefete devam ederek cehenneme gitmeye razı oldu.

Bu durumda küçük yaşta ölen yada acı çeken çocuklar, Kalubela döneminden kalan evvel ki günahlarının bedelini ödüyorlar yada cennetteki çok daha yüksek makamlar için evvelden çekmeye razı oldukları acıları tekamül etmek için yaşıyorlar diyebiliriz.

Kuran'da Hızır kıssası olarak bilinen olayda küçük bir çocuğun ilerde müşrik olacağı kesin olduğu için öldürüldüğü yazılıdır. Elbette herkesin ölüm nedeni farklıdır ve bazı ölen çocuklar küçük bir sıkıntı yaşayarak temizlenip cennete geri dönme ihtimalleri de vardır.

Ancak bu kıssa bize daha dünyaya gelirken herkesin geleceğinin belirli olduğu ve mühürlenmiş olanların imana dönüşüne imkan olmadığını, doğmadan evvel meydana gelen olaylar nedeniyle hakkında kaderin takdir olunduğunu ifade etmektedir.

Cennette en yüksek dereceleri ulaşmak için dua eden ancak dünyadaki iyilikleri buna yetmeyen bir insanın o dereceye ulaşması için tek yol günahlarından acı çekerek arınması; başkasının sıkıntılarını üzerine almasıdır.

Bu nedenle günahı çok az olan peygamberler ve üstün kullar istedikleri büyük makamlar ve Aşkullah için amellerinin yetmediği kısmı acıları üstlenerek birbirileri ile yarış ederler.

Bununla birlikte Kuran bizlere başımıza gelen her sıkıntının ancak kendi ellerimizle yaptıklarımız nedeniyle gerçekleştiğini Allah'ın asla kimseye denemek için bile olsa zulmetmeyeceğini söylüyor.

Sınav için gelen büyük musibetler dahi ya bizim bir cennete ki yada dünyada ki bir günahımız veya elimizle yaptığımız yanlış bir iş yada ısrarlı bir duamızın tezahürüdür.

Yazar Erdem Çetinkaya
Yazar Erdem Çetinkaya
Erdem Çetinkaya, dünyanın en çok izlenen İslam Belgeselini yapmış ve İslam'ın yeni mucizeleri ile Kuran'ın doğru anlaşılması için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Hologram teknolojilerinin üretimi konusunda çalışmalar gerçekleştirmektedir. Holotürk Hologram Sistemler, Mivafilm ve Reklamcılık ile Sosyal Ajansim.com un sahibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir