parallax background

Niçin Yaratıldık? – 2. Bölüm

4 Eylül 2017
Niçin Yaratıldık? – 3
4 Eylül 2017
Hz.İsa’nın Büyük Sırrı
23 Eylül 2017
K işi baktığında Allah'ı ve yüceliğini görüyorsa, Allah Teala da bakışı ölçüsünde onda tecelli eder. "Anın ki beni, ben de anayım sizi" ayetinin sırlarından biri budur.

"Kıyamet; hakkıyla zikredildiği sürece kopmayacaktır."


A llah zikredenleri daima koruyup güçlendirecek, ışıklarını dünyayı aydınlatacaktır.

Ve sonunda yeryüzü Kuran'da vaat edildiği gibi zikreden salih kullara verilecektir.

Buna cennet öncesi cennet; Kıyamet öncesi "Altın Çağ" denecektir.

Ve Allah'ın aşk dini, zikrullahın resmi İslam… dünyada ki tüm din ve inanışlara galip olacak, kalpleri fethedecektir.

"Zikir Aşka Düşmektir, İnsanın Yaratılış Nedenidir"


B eyin Allah'ı yeterince anlayıp anlatacak, yani zikredebilecek kadar mükemmel bir aynadır ki; kendi evrenini var edebilir, zamanı bükebilir, başkalarının düşünce evrenine şekil verebilir ve görünmez bağlar kurabilir.

Ancak tüm evrenin özeti olabilecek kadar mükemmel bir cihaz Yaratıcı'ya ayna tutabilir.

Yeni doğan bir makak yüz ifadesini taklit ediyor.

İnsan baktığı varlığın şekline bürünen garip bir ayna gibidir. Bilim adamları beynimizde BROCA denen bir bölgede var olan ayna nöronları keşfetti. Kendimizi kaptırarak film izlediğimizde ne kadar etkilenebildiğimiz herkesin malumudur. Ya da esnemenin, gülmenin bulaşıcı olması…

Empati yeteneğimiz sayesinde başkalarını içtenlikle izlersek aynı duyguları yaşayabiliyoruz. Acı çeken birini gördüğümüzde bile, tüm nöronlarımız tam olarak acı çekme haline geçerler ve ağlayabiliriz. Acıyı fiziksel olarak hissetmeyişimizin tek nedeni sinirlerimizden beynimize akım ulaşmamasıdır.

Her görselin ve her sesin beynimizdeki enerjiyi kendi biçimine girmeye zorlayan bir gücü farklı bir deyimle … büyüsü vardır.

Yaratıcıyı düşünerek kainatı izlemek ve onun yüceliğini zikretmek ise beyindeki ayna nöronları harekete geçirerek; kendini baktığının şekline büründürür.

Kişi baktığında Allah'ı ve yüceliğini görüyorsa, Allah Teala da bakışı ölçüsünde onda tecelli eder. "Anın ki beni, ben de anayım sizi" ayetinin sırlarından biri budur.

Bedir ayetlerindeki gibi Allah o kulun tutan eline bakan gözüne dönüşür. Sırlarını ona bildirir. O nedenle zikir; Allah'ı düşünmek, nefsinden sıyrılarak onun yüceliğine bürünmek demektir. Zikir ayna olmak; kendinde gizli olanı; Hakkı bulmak demektir.

Şair aşkını şiir ile zikrederken; sevgilinin güzelliğinden başka bir şey düşünmez. Kalbini açıp baksan; sevgilinin yüzünden başka bir şey görünmez. Beynindeki ayna nöronlar; sevgilinin güzelliğinin şairin kalbinde yeniden hayat bulmasını sağlar ve o güzellikte şairin dizelerine akar.

Güzeller güzeli, o mısralarda ve zakir kişinin gözlerinde kendi güzelliğini, aşık olunası, tapınılası yanlarını hisseder. Şair de yazdıkça ve söyledikçe ilahisini… kalp ve ruh olarak o ilahi güzelliğe doğru yükselir.

Güzellik mi daha değerlidir; ona ayna olmak mı? Tartışıladursun… Rab kendisini zikredip ayna olan insana kainat ve içindeki her şeyden, tüm meleklerden, yerden ve gökten bile çok değer vermiştir. Cenneti ona diz çöktürmüş, cehennemi aşkı için söndürmüştür.

Çünkü hiçbir şey Allah'ı insan gibi zikredememiş, ona öyle aşık olamamış, uğruna adanıp küle dönememiştir.

Onu bu özelliği hatırına milyonlarca türe efendi yapmış dünyayı, ayı ve güneşi hizmetine vermiştir. Allah güzelliğinin hakkını vermeye azmetmiş bir aynayı kırmaz

Kıyamet; hakkıyla zikredildiği sürece kopmayacaktır. Allah zikredenleri daima koruyup güçlendirecek, ışıklarını dünyayı aydınlatacaktır. Ve sonunda yeryüzü Kuran'da vaat edildiği gibi zikreden salih kullara verilecektir. Buna cennet öncesi cennet; Kıyamet öncesi "Altın Çağ" denecektir. Ve Allah'ın aşk dini, zikrullahın resmi İslam… dünyada ki tüm din ve inanışlara galip olacak, kalpleri fethedecektir.

Hadis-i Kutsi de Allah CC şöyle buyurmuştur;

“Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (dil, beden ve can zikri gibi) ibadetleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı olurum.”

Hadisteki ifadeleri ispatlarcasına ayet, peygamberin as. Bedir'de ki olağanüstü halini ve olup biteni şöyle özetliyor;

Onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı… ( Enfal 17)

Sadece peygamber değil, Allah dostlarında dahi aynı durumun oluştuğunu aşağıdaki hadis haber vermektedir;

"Allah hakkı Ömer'in lisanına ve kalbine konmuştur."(Tirmizî, Menakıb 45; Heysemi a.g.e., 9, 66)

“Vefat anında nefisleri Allah öldürür .”(Zümer, 39/42).

Diğer bir ayette şöyle buyurulmuştur:

“De ki sizi, sizin için vekil kılınan melek öldürür .” (Secde, 32/11).

Yani meleklerin zahiren yaptığını hakikatte Allah yapmaktadır. Çünkü melek yada insan hepsi de Allah'ın yüzüdür ve tezahürüdür.

Birine iyilik yaptığımızda aslında Allah'a yaparız.

“O, kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları(iyilikleri) alır .”(Tevbe, 9/104)

İsteyen Allah'tır, kullar ve kainat sadece bir perdedir.

“…Allah, kendisine yardım edene mutlaka yardım eder; şüphe yok ki Allah, kuvvetlidir, üstündür.”(Hac-40)

Sizi hakkıyla dine davet eden ve ayetlerini okuyanları haklı sözlerinde Allah konuşturmaktadır.

“Ektiğiniz şeyi siz mi ekiyorsunuz yoksa biz mi?” (Vâkıa, 56/63)

“Sana biat edenler Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli onların elinin üstündedir.”(Fetih, 48/10)

Yazar Erdem Çetinkaya
Yazar Erdem Çetinkaya
Erdem Çetinkaya, dünyanın en çok izlenen İslam Belgeselini yapmış ve İslam'ın yeni mucizeleri ile Kuran'ın doğru anlaşılması için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Hologram teknolojilerinin üretimi konusunda çalışmalar gerçekleştirmektedir. Holotürk Hologram Sistemler, Mivafilm ve Reklamcılık ile Sosyal Ajansim.com un sahibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir