parallax background

Peki neden 109?

23 Ağustos 2017
5. Bölüm: Dünya ve Ayın Tasarımında Altın Oran Mucizesi
20 Ağustos 2017
Facebook’taki Büyük Tehlike Herkesin Başına Gelebilir!
25 Ağustos 2017
H induizm gibi doğu dinlerinde de 108+1 Tanrı ismi inancı varolagelmiştir.

"Güneş Kodu ve 109"


B irbirinden habersiz, farklı kıtalarda, farklı zamanlarda ortaya çıkan efsane ve dinlerin temel öyküleri ve inançları birbirine oldukça yakındır.

Pek çok ateist bu nedenle 3 büyük dinin temelinin Sümer ve Mısır efsanelerine dayandığını söyleyerek semavi dinlere karşı çıkarlar.

Ancak semavi dinlerin iddiası "yaratıcının daima aynı ve tek dini insanlığa aktardığıdır". Eğer yaratıcı tekse; dinsel öğretilerin ve öykülerin kaynağı da tek olmalıdır.

Yazının yaygınlaşmasından önce doğan bu dinler dilden dile aktarılıyordu ve zamanla gelenekler ve şeytani müdahale etkisiyle bozuldular. Ama öykülerin mistik teması hep aynı kaldı.

Bu durumda dünyanın farklı bölgelerinde ortaya çıkan dini inanışların benzerlik göstermesi tüm semavi peygamberlerin aynı ilaha bağlı olduğu ve aynı kaynaktan bilgi aldıklarını gösterir.

Dinlere göre 109


H induizm gibi doğu dinleri dünyanın en eski dinlerindendir. Bir zamanlar hak diniydiler ve bir çok peygamberleri vardı ama zamanla bozuldular. Bu dinler temel Tanrı inancı açısından İslam'a çok benzerler.

Brahma adı verilen Tek tanrı, tüm evrene hakimdir, sonsuz enerjidir ve her şeyi bilendir, her yerdedir, ilk ve sondur, insanın özünde gizlidir. İnsanın yaşam amacı Brahma'ya ulaşabilmektir. Benzeri ve eşi yoktur.

Hadis-i Şeriflere göre Hz Adem cennetten çıkarıldığında Hindistan'a Hinduizm'in doğduğu yere indirilmişti. Allah'ın ilk peygamberlerini gönderdiği tek ilahi dinin ilk tezahürleri Hinduizm ve Budizm'dir. Yaratıcı, peygamberleri aracılığıyla inananlara asıl öz ismi dışında 108 isim daha öğretmişti.

Her isme bir kitap adanarak din adamları Hinduizmin kutsal metinleri sayılan 108 Vedayı yazdı ve tesbih taşları 108 olarak belirlendi. Tüm bunlar günümüzde hala geçerlidir ve uygulanmaya devam edilmektedir. Brahma öz ismi ile bu isimlerin sayıları"109'a" ulaşıyordu. Tesbihte ki ana taş, Brahma'yı sembolize ediyordu.


M aalesef doğu dinleri tek tanrılı inançlarının özünü koruyamamış kutsal kişiliklere, keramet gösteren dervişlerine, meleklere tanrısallık yakıştırmış ve onların heykellerine tapmışlardır.

Kendilerine sorulduğunda aslında heykele değil Brahmaya, evrenin ruhuna yada o ruhu taşıyan dervişe taptıklarını ifade etseler de dünya tarihinin en eski yazı öncesi dinleri olması nedeniyle bozunuma açık olmanın dezavantajını yaşarlar.

Yaratıcıya ulaşmak için heykele değil, heykele dönüşebilecek her şeyi yıkmaya ihtiyaçları vardır. Çünkü heykeller ve semboller Yaratıcıyı kendi içimiz dışında bir yerde arama hatasına düşmemize neden olurlar. Ve içimizdeki yaratıcı, eşsiz ve benzersiz olduğundan, kendisini puttan sembollerle tanımlamamıza ve başka bir varlığa eğilmemize asla razı olmaz.

Başlangıçta inekler Brahma'ya adanıp kurban edilirken, zamanla ekonomik şartlar ve kıtlık etkisi ile kesilmeleri yasaklanmış ve din adamları tarafından kutsallaştırılmıştır.

Hac ibadetini de kendi kutsal saydıkları merkezlerinde dönmek suretiyle devam ettirirler. Oruç ve nefis terbiyesi ibadetlerde önemli bir yer teşkil eder.

Cennette başlayan önceki yaşamımız, "Kalu Bela" yaşamımızda ki hayatın şimdikini şekillendirmesi kavramı; zamanla bozularak reenkarnasyon inancına dönüşmüştür.

Kur'an-ı Kerim'de 109

İslam inancının temeli olan Kuran'da; ateş saçan ve levhalar sunan Sekar'ın üstünde 19 olduğu yazmaktadır.

Arapça da bir nokta olan güneşin üzerine 19 yazarsanız, 109 sembolüne ulaşırsınız. Çünkü Kuran; Sekar'ın üzerinde 19 vardır demiştir.

Sekar'ın üzerindeki 19 sembolünü anlatan surede güneş ve aya atıflar vardır.

Sekar kelimesini Araplar eskiden güneşin teni yakması olarak da kullanırlardı. Elmalılı Tefsirinde LEVVÂHA, "levh" kökünden aşırılık ifade eden bir siğa (kip)dır. Levh; susamak veya güneşin ısısı, yahut susuzluğun bir adamın çehresini bozması manasını taşır diyerek güneşe dikkat çekmiştir.

Müddessir Suresi:

26. Ben onu (inkarcıyı) Sekar'a ( yakıcı şey - güneş'e) yaslayacağım. (Güneş bir gün dünyaya yaslanacak - ateşi kavuracak)

27. Sen biliyor musun Sekar (yakıp kavuran, güneş ışığı) nedir?

28. Ne alıkoyar nede bırakır. (Güneş dünyayı ne kendine çeker nede salıverir, yörüngede tutar )

29. İnsanların derisini yakar/levhalar sunar. (109'lu levha)

30. Üzerinde on - dokuz vardır." (Kur’ân’da Güneş ve Ay 19 âyette birlikte anılmıştır. 109'lu levhanın kaynaklarıdır.)

31. "Biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık, sayılarını da (19 mu? 109 mu?) sadece inkarcılar için bir fitne vesilesi kıldık ki, kitap verilenler kesin inanç edinsin, inananların imanını arttırsın, kitap verilenlerle, müminler şüphelenmesin, kalplerinde hastalık bulunanlarla kafirler: «Allah bununla mesela ne demek istiyor?» desin, işte böyle Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğine de yola getirir. Rabbinin ordularını sadece kendisi bilir; ve o ancak düşünmek için insanlara bir öğüttür.

32. Hayır! Kasem ederim Ay'a,

33. Geri döndüğünde geceye, (Dünyanın dönüp Güneşin batmasına )

34. Aydınlandığında sabaha. (Dünyanın dönüp Güneşin çıkmasına)

35. Muhakkak ki o, elbette en büyüklerden biridir! (sayısal değeri 109 "74+35")

36. İnsanlık için bir uyarıcıdır. (109 mesajı ve diğer yeni bilgilerle insanlığı uyaran Dabbe. Çünkü Sekar bir ceza ve ateştir, uyarıcı ise uyarandır. Kuran'da tek yerde geçen Dabbe ayetinin sayısal değeri de 109'dur. (27:82). Bu mesaj size ayet numarası ile aynı yılda 1436 Hicri yılında ve Hicri takvimde 36 yaşında bir kardeşiniz tarafından bildirilmiştir)

37. Sizden öne geçmek isteyen yada geride kalacaklar için…

(Güneşin yakması başladığında kurtulacaklar ile geride kalıp ölecekler için bir sır vardır. Yakın bir zamanda anlatacağım inşallah)

 

İNSANLARI UYARAN DABBE VE UYARICI KAVRAMLARI İLE GÜNEŞTEN GELEN CEHENNEMİ AZABI TARİF EDEN AYETLER

"109" DEĞERİNE SAHİP OLANLAR;

*Sondan başa doğru

102.7* - …ileride bileceksiniz. Eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız, Yemin olsun, o cehennemi mutlaka göreceksiniz!; Sonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz. Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!

104.5 - Hutame'nin (ateş) ne olduğunu sana öğreten nedir?

92.17 - İyice sakınan da ondan (azaptan) uzak tutulur.

88.21 - Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.

74.35* - Ki o gerçekten en büyüklerden biridir. İnsanlar için uyarıcıdır.

75.34 - Sen buna (azaba) müstahaksın, dahasına müstahaksın.

77.32 - Çünkü o (güneş-sekar) öyle kıvılcımlar atar ki, her biri bir saray gibi.

52.47 - O zulmedenlere bundan başka da bir azap vardır.(Sekar azabı) Fakat pek çokları bilmezler.

37.72 - Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.

27.82 - O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dâbbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, âyetlerimize inanmadıklarını söyler.(uyarır)

3.106 - O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "(Kalu Bela'da ki veya dünyada ki) İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" denilir. (Hadislerde Dabbe'nin müslümanların yüzünü aydınlatıp, kafirlerin rengini karartacağı belirtilmiştir)

Yazar Erdem Çetinkaya
Yazar Erdem Çetinkaya
Erdem Çetinkaya, dünyanın en çok izlenen İslam Belgeselini yapmış ve İslam'ın yeni mucizeleri ile Kuran'ın doğru anlaşılması için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Hologram teknolojilerinin üretimi konusunda çalışmalar gerçekleştirmektedir. Holotürk Hologram Sistemler, Mivafilm ve Reklamcılık ile Sosyal Ajansim.com un sahibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir