BİR YARIŞMA SESİ DİNLETİLDİ (8. Kitap 12. Bölüm)

Yatağımdaydım uyanmıştım ama gözümü açacakken bir enerji gelip beni sardı. Hoştu ve bir karabasan değildi. Sanki sadece dinle diyordu ve irademi elimden alarak beni dinleme durumuna almıştı. Ben sadece bir kulaktım artık.

Bu sefer de konuşanlar İngilizce konuşuyordu. Allah’tan 1’i hariç hemen hepsi bildiğim İngilizce kelimelerle konuştu. Bir yarışma sahnesinden geliyordu ses. Genç bir sunucu bayan şöyle diyordu. Six; İbrahim, (sonra beşi atladı) four; Musa. Three ( Jesus) .. (sonra ikiyi atladı), sonra birinciyi açıklayacakken mikrofon el değiştirdi, sanki asıl zarfı bir başkasına verdiler. Biraz daha olgun ve bilge bir kadın sesi konuşmaya başladı. “And ONE, my favor, Erdem Çetinkaya” dedi ve ismimi 3 kez tekrar etti.

Gözlerimi açtım, serbest bırakıldım. O kadar net duymuştum ki; tüm dünyaya ilan edildi, benimle tüm dünya duydu sandım. Gökten gelmesi beklenen ses bu olmalı diye düşündüm. Hemen annemin odasına koştum. Ona “sesi sende duydun mu?” dedim. O da “ne sesi?” dedi. Babamda duymamıştı. Şaşırmıştım.

Sonra netten my favor’u araştırdım. Desteklediğim demekmiş… Neden farklı, anlamadığım dillerde benimle iletişime geçtiklerini, kim olduklarını hala bilmiyorum. Bu olduğunda henüz altın yol ve peygamberler çizgisine ilişkin mucize ilham olunmamıştı.

“Ekleme”. Bu olaydan yaklaşık 1 yıl kadar sonra Fatiha suresinde ki ni’emeta kelimesinin manasını araştırırken İngilizce çevirisinde “my favor” olarak yazıldığını gördüm. Neden bu şekilde ifade edildiğini daha iyi anladım.

Rüyalarla amel edilmeyeceğini biliyorum. Lakin bu bir rüya değildi. Uyanıkken ama gözlerim kapalı iken dinlemiştim. Ve kendi bilinçaltımın ürettiği bir şey nasıl bilmediğim İngilizce kelimelerle akıcı bir şekilde bir program sunabilsin? Umarım yakında sırrını öğrenirim.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak