Kategori: Allah’ın Sayısı ve Deccal

  • YARATICININ SAYISI 10.9 (109) (3. Kitap 5. Bölüm)

    Yaratıcı dünyaya güneşe ve aya kazdığı sayısal mühürle şöyle diyordu. 9-11 yok. Sadece 10 ve 9 var. 9 Allah’ın yeryüzündeki halifesini, 10’dan sonra gelen kişiyi temsil eder. 10 ise yaratıcıyı ve eksiksizliğini sembolize eden rakamdır.

    9 ve 11 ‘in 911 olarak sembole dönüşmesi gibi 10 ve 9 da yan yana gelerek 109 sistemini yada Kuran’daki ifadesiyle “19 sistemini” oluşturuyordu.

    Önce ilahi 109 sembolünü güneş sistemi açısından inceleyelim;

    109 sayısını tahtaya yazın; on (10) ve dokuzun (9) yan yana yazılarak sembolleştirildiğini göreceksiniz.

    MÜDDESSİR SURESİ- KUR’AN

    İnsanlığa levhalar sunar.

    Üzerinde on – dokuz vardır.”

    Kasem ederim Ay’a,(AY)

    Geri döndüğünde geceye, (DÜNYA’nın dönerek gece oluşu)

    Aydınlandığında sabaha.(GÜNEŞ’in doğuşuna)

    Muhakkak ki o, elbette en büyüklerden biridir!

    İnsanlık için bir uyarıcıdır. (Kim? on dokuzun kendisi mi? Yoksa on dokuzun gerçek manasını açıklayarak mucizeyi ortaya çıkaran ve Kuran’ı eksiksiz doğrulayan mı?)

    Sizden öne geçmek isteyen yada geride kalacaklar için…(Uyarıcı veya on dokuz insanların derecelerinin değişmesi için vesile. On dokuz tek başına muamma olduğundan bir açıklayıcıya ve onunla azaba karşı uyarıcıya ihtiyaç duyuyor.)

     

    Güneşin içine yan yana en çok 109 dünya sığar.

    Güneş Ekvator Çapı: 1.391.000 km / Dünyanın Ekvatoral Çapı 12756,2 km = 109,04…

    Güneş ve Dünya arasına yan yana en çok 109 güneş sığar.

    Dünyanın Güneşe Max. Uzaklığı: 152.098.232 km / Güneş Ekvator Çapı: 1.391.000 km = 109,34…

    Ay yörüngesinde, gel git aralığının altın oran noktasındayken, Ay ile Dünya arasına da en çok 109 Ay sığar.

    Ay’ın dünyaya uzaklık ortalaması :379.372,695 km / Ay’ın ekvatoral Çapı: 3.476,28 km = 109,1318

    Ay’ın çevresi 10,9 bin km’dir.

    Nasa’ya göre Ay’ın çevresi 10,917.0km (109,1X100 km)

    Dünyanın çevresi 109 un 365 katı, Güneşin çevresi 109 tane 109 un 365 katıdır.

    Nasa’ya göre dünyanın ekvatoral çevresi; 40,070.2 km.  40070,2/109,6= 365,604

    Dünyanın yaşanabilir hacmi 109 X 10¹⁰ km3′ tür.

    Nasa’ya göre dünyanın hacmi (Bin’de 7’lik düzeyde yaşanabilir atmosfer zarı ve yükseltiler hesaplanmamış halde); 1,083,206,916,846km3

    Dünyanın max. hızı ise saatte 109 bin km.

    Dünyanın güneş çevresinde ki (gün beri) max. hızı 30.29 km/s.  30,29×60(sn)X60(dk)=109.044,0 km (Dünyanın saatte ki max. hızı)

    Ayın hacmi ise 2 adet 109 X 10⁸ km küptür.

    Nasa’ya göre; Ayın hacmi; 21,971,669,064 km

    219,71/2=109,86…  (Ay Allah tarafından MÖ. 7. yy’da 2 ye bölünmüştür ve bu olay Hz. Muhammed’in en bilinen mucizeleri arasındadır.)

    Günesin Çevresi= Ayın çevresi x Dünya’nın çevresi / 100

    4379000 km (Güneşin Çevresi) = 10917 km (Ay’ın çevresi) X 40070,2 (Dünya’nın çevresi) = 4,3745E8 (on binde 5 değişim, atmosfer farkı ile tam ölçüm)

    …örnekler uzayıp gitmektedir.

    Ölçümlerde kullanılan kaynaklar:

    https://solarsystem.nasa.gov/moons/earths-moon/by-the-numbers/

    https://solarsystem.nasa.gov/solar-system/sun/by-the-numbers/

    https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya

    https://en.wikipedia.org/wiki/Earth%27s_orbit

    Gördüğünüz gibi 109’lu yani on ve dokuzlu sistemin en küçük yapı taşı ay’dır. Kuran’da ay suresinin matematiksel değer toplamı nedir? Tabi ki 109;  54. Sure ve 55 ayettir.54+55=109

     Kuranda: 10:9-10:5 ayetlerinde şöyle der;

    O Allah’dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar. Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için bir çok delil vardır. Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin bulanlar ve bizim âyetlerimizden gafil olanlar da vardır muhakkak. İşte bunların kendi elleriyle ettikleri yüzünden varacakları yer cehennemdir. Hiç şüphesiz iman edip salih ameller işleyenleri, imanlarından dolayı Rableri hidayete erdirir. Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar durur.

    105 ve 109 Dünya güneşe yaklaşıp uzaklaşırken araya girebilecek en az ve en çok güneş sayısının ifadesidir. Ayetlerde güneşten aydan, cehennemden ve cennetten bahsedildiğini görmek, bunların yaratıldığı ölçülerden ve toplumlar için bunlarda mucize saklı olduğundan bahsetmesi ne kadar muhteşem bir ifadedir.

  • HRİSTİYANLARA VE AMERİKAN HALKINA İNCİLLE SESLENİŞ (3. Kitap 3. Bölüm)

    Ey Amerikan halkı ve yöneticileri! Sizi kesin bir bilgi ile uyarmak için sizlere Kitab-ı Mukaddes ve İncil ile sesleniyorum. Rab size şöyle demişti;

    Tesniye 16: 22 Tanrınız RAB’bin nefret ettiği dikili taş dikmeyeceksiniz

    Ama siz dünyanın hemen her yerini dikili taşlarla doldurdunuz. Hatta Vatikan’ın göbeğini…

     

    Oysa bunlar Allah’ın elçisi Musa ile savaşan firavunun sembolleriydi. Bununla yetinmediniz ve sizi perde ardından yöneten liderleriniz paranızın üzerine en büyük dikili taş olan piramitlerin resmini koydu. Hz İsa’nın en büyük savunucularından ve putperestliği dünyanın üçte birinden yok oluşuna vesile olan Hz. Muhammed, Anticrist’in tanımını 1400 yıl önce şöyle yapmıştı;

    “O (Allah düşmanı İsa karşıtı)  kayalık biryerden çıkar, tek gözlüdür ve adı Mesih Deccal’dir, yeryüzünde onun yüzüne bakıp da korunmuşlar hariç kendini ona kaptırmayan yoktur, böylece o dünyanın tümüne hakim olacak, kendine boyun eğmeyen yerlere (ambargolar ve finansal saldırılarla) kıtlık ve kuraklık getirecektir”demiştir.

    İşte bakın; her kral bastırdığı paranın üzerine kendi resmini basar. Bu adettir. Deccale bakın ki; Hz Musa’nın ve Allah’ın düşmanı olan firavunun sembolünü ve sözde tanrı horus’un tek gözünü kendine sembol seçmiş. Ve bu tek göz resminin altında M.Deccal yazıyor. İşte bu Hz. Muhammed’in mucizesidir. Roma rakamları ile 1776’nın, Amerika’nın ve onu yöneten şeytani örgütün kuruluş yılı ifadesidir bu. Peygamber As. hem burada, hem de özgürlük heykeli üzerinde yer alan bu sembolü gördüğümüzde tanımamız ve onun kültüründen uzak durmamız  için tüm insanlığı uyarmıştır.

    M.Deccal’in altında “NOVIS ORDO SECLORUM” yazılıdır. Bu “Ateist – seküler – din dışı dünya düzeni” anlamına gelir. Hz. Muhammed onun alnı ortasında “Seküler” yani “kafir” yazacağını da haber vermiştir. Yani her bir köşesi ile, Musa’ya ve Onun İlahı olan yaratıcımıza karşı başkaldırı ve küfrün simgesi olan bir bayraktır bu para. Deccalin portresidir.

     

    Gerçeği arayan değerli Amerikan halkı; maalesef Deccal’in kurduğu ve size kendini özgürlük savaşçısı gibi gösteren, ama dünyayı sömürmek yoluyla toplumları fakirleştiren ve köleleştiren şeytani gizli liderlerin ülkesindesiniz. Onun sizlere sunduğu olanaklar hoşunuza gitse de; dünyanın tamamına yakını, onun bastığı ve üzerinde bu sahte ilahın kendi resmi ve ismi kazılı olan bu kağıdı almak için karın tokluğuna çalışan zavallı kölelere dönüşmüştür. Bundan da kötüsü; toplumları Allah’a ortak koşmak, medya ve klipler yoluyla insanları şeytana alkış tutturmak, pornografiyi ve fuhşu dünyaya yaymak gibi kirli eylemlerin öncüsü haline gelmiştir.

    Ve sizleri perde ardından yönetenler paganist emelleri doğrultusunda; 25 Aralığı yani Roma’daki güneşe tapınma bayramını size İsa’nın doğum günü olarak gösterdiler. Oysa İncil, onun koyunlar dağlarda otlarken doğduğunu söyler. Ve sizlerin İsa’nın asla söylemediği şeylere inanmanızı istediler. O asla “Tanrı’yım” demedi. O asla “Tanrı’yı bırakıp da bana yalvarın” demedi. Onu da, annesini de Allah yaratmıştır ve onu kutsal ruhla desteklemiştir ve o ruhla konuşturmuştur. Dilerse sonsuz olan tek ve eşsiz Yaratıcı, bizi de onları da yok eder. Öyleyse Tevrat’a geri dönün ve yalnız Allah’tan yardım isteyin ve dini ona özgü kılın. İsa’ya saygı göstermenizde sakınca yoktur, ama onun İncil’de açık ve net bir şekilde belirtmediği hiç bir şeyi dinin kuralı olarak size dayatmalarına izin vermeyin.

    İsa a.s. asla pazar gününü kutsal ilan etmedi. Cuma günü akşam mezara konup, Pazar sabah mezardan çıkan toprak altında 3 gün kalmış olabilir mi? Ama onlar buna rağmen Sunday’i yani güneş gününü size kutsalmış gibi sundular. Çünkü onlar Mısır’ın “Ra” dinine yani güneşe ve yıldızlara, onları temsil ettiğine inandıkları cin ve şeytanlara tapmaktadırlar.

    Bugün bile Nasa ve birçok kuruluş yaptıklarına sözde ilahların isimlerini veriyorlar. Aylar ve günler hep sahte tanrılara adanmış küfür dolu isimlerdir.

    Ey Amerikan halkı, kalbinizdeki doğruluğa ve adalete sesleniyorum. Sizi yargılamıyorum, belki de bilmiyordunuz; ama artık biliyorsunuz ve bundan sorumlusunuz. Bu bilginin yayılmasını sağlayın ve insanların dinlerin birliği ve Rabbin birliği inancına, gerçek İseviliğe yöneltin. Sayımız az da olsa yeterince güçlü haykırabilirsek şehirlerin tepelerinden o zaman tüm insanlık bizi duyacak ve kalpleri eğilimleri değişecek, doğru insanlar güç bulacaktır. Sosyal medya ve tüm araçlarla maddi manevi fedakarlık göstererek gerçeğin bilgisini yayın. Allah içinizden düşünen ve akleden insanlar için büyük mucizeler vermiştir ve bunları kitaplarımda ve kanallarımda açıklıyorum.

    Sizi İncil ile uyarıyorum. O şöyle diyordu;

    Vahiy 17 

    Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim. 2 Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.” 

    Tüm dünya krallarını birden dize getiren ve onlarla her türden kirli ilişkilere giren, onların suçlarını örten başka kim vardır? İşte ABD’yi temsil eden engin denizler kıyısında ki 7 başlı ve altınla değerli taşlardan yapılmış gibi görünen özgürlük heykeli, Mısır’lı kadın. Göğe kaldırdığı şey; ateş!

    İlerde vahyin bildirdiğine göre anlaşılacaktır ki; 7 başlı bu kadın bir günahlar kentini simgelemektedir. Ancak onun çıkış yeri çöldür. Çünkü o Mısır’daki Süveyş kanalı girişine yani çöle konması için yapılmıştı. Avrupa kompleksine giren 1800 lü yıllardaki Osmanlı liderleri onu sipariş etmiş ve parası ödemişti ama sağduyulu devlet adamları bu heykelin Rabbe adanmış bir ülkeye yakışmayacağını düşündüler. Heykel Fransa’da kaldı ve daha sonra süslenip değiştirilerek ABD’ye hediye edildi.

    3 Bundan sonra melek beni Ruh’un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm. 4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.

    Mor/mavi ve kırmızı boyalarla çizgilendirilmiş bir semboldür o kadın. Altın kaplama görünen meşalesi ile süslenmiştir.

    7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu. “Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım. 8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok.

    Bazı yorumcular burada anlatılan şehrin Roma şehri olduğunu iddia ederler. Ancak anlaşılıyor ki, İncillerin yazıldığı dönemde olmayan bir kenttir. O zamanla Amerika, ıssız ve sadece yerlilerin yaşadığı uçsuz bucaksız çayır ve ormanlarla kaplıydı.

    15 Bundan sonra melek bana, “Şu gördüğün sular -fahişenin kenarında oturduğu sular- halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir” dedi. (Yani hemen her dil ve ulus burada toplanmıştır)

    18 Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir.” (Krallar ona boyun eğer, dünyanın hakimidir)

    Vahiy 18

    Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. 2 Melek gür bir sesle bağırdı: “Yıkıldı! Büyük Babil yıkıldı! Cinlerin barınağı, Her kötü ruhun uğrağı, Her murdar ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. 3 Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler. Dünya kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.” 4 Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! 5 Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.

    Sizlere soruyorum; tarihte başka hangi kent vardır, tüm dünya krallarını dize getiren ve kirli ilişkiler kuran ve “dünyanın tüccarları” onun aracılığı ile süper zenginler olmuş? Devam eden vahiyde ise bu kentin ruhu şöyle konuştuğu anlatılır;

    7 Kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda ıstırap ve keder verin ona. Çünkü içinden diyor ki, ‘Tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. Asla yas tutmayacağım!’ 8 Bu nedenle başına gelecek belalar Ölüm, yas ve kıtlık- Bir gün içinde gelecek. Ateş onu yiyip bitirecek. Çünkü onu yargılayan Rab Tanrı güçlüdür. 9 “Kendisiyle fuhuş yapan ve sefahatte yaşayan dünya kralları onu yakan ateşin dumanını görünce onun için ağlayıp dövünecekler. 10 Çektiği ıstıraptan dehşete düşecek, uzakta durup, ‘Vay başına koca kent, Vay başına güçlü kent Babil! Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler. 11 “Dünya tüccarları onun için ağlayıp yas tutuyor. Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.

    Dünyaya hakim olmuş ama 1 saat içinde gökten gelen ateş ve yıkımla yok olan bir kent daha tarihte görülmedi. Öyleyse İncil’in bu vahyi geleceğe ilişkin henüz gerçekleşmemiş bir vaattir.

    15 Babil’de bu malları satarak zenginleşen tüccarlar, kentin çektiği ıstıraptan dehşete düşecekler. Uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar. 16 “‘Vay başına, vay!’ diyecekler. ‘İnce keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış, Altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş Koca kent! 17-18 Onca büyük zenginlik Bir saat içinde yok oldu.’ “Gemi kaptanları, yolcular, tayfalar, denizde çalışanların hepsi, onu yakan ateşin dumanını görünce uzakta durup, ‘Koca kent gibisi var mı?’ diye feryat ettiler. 19 Başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler: ‘Vay başına koca kent, vay! Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı. Kent bir saat içinde viraneye döndü.’ 20 Ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! Onun başına gelenlere sevinin! Çünkü Tanrı onu yargılayıp hakkınızı aldı.” 21 Sonra güçlü bir melek değirmen taşına benzer büyük bir taşı kaldırıp denize atarak şöyle dedi: “Koca kent Babil de İşte böyle şiddetle atılacak Ve bir daha görülmeyecek. 22 Artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, Kaval ve borazan çalanların sesi Hiç işitilmeyecek. Artık sende hiçbir el sanatının ustası bulunmayacak. Sende artık değirmen sesi duyulmayacak.23 Artık sende hiç kandil ışığı parlamayacak. Sende artık gelin güvey sesi duyulmayacak. Senin tüccarların dünyanın büyükleriydi. Bütün uluslar senin büyücülüğünle yoldan sapmıştı. 24 Peygamberlerin, kutsalların Ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı Sende bulundu.”

  • DECCALİ KANITLARLA GÖRMEK (3. Kitap 2. Bölüm)

    Klipler, filmler, siyasi liderler, borsa ve ekonomi sembolleri, gezegen isimlerinden Nasa projelerine kadar, pek çok ay adı, hepsi Yunan ve Mısır tanrılarının adı verilmiş; bu şekilde yüceltilmek istenmiştir. Paganist ve aslında her biri insanları köleleştiren cinler olan sahte ilahlara açıkça tapınılan kokuşmuş bir dünyada; zamanın en çirkin halindeyiz.

    Öyle ki, Amerikan parası üzerinde Mısır tanrılarının açık resmi; Hz Musa’nın baş düşmanı Firavun ve tanrısı Horus’un gözü açıkça konmuştur. Pek çok insan Sümerlerin cin tanrıları olan Anunnakilerin, Annuid ismi ile dolara kazındığı görüşünde.

    Onların inançları kendi içlerinde farklılık gösterse de özetle şu şekilde. Sümer tabletlerinde insanı yaratanlar sözde evrenin tanrısınıın oğulları ve kızları olarak tarif edilmiş. Bunlar sonsuz ömre sahip, bilim ve teknolojide ileri insan üstü türler. Tufanı bunları getirdiği; insanı genetik olarak geliştirdikleri ve ömrünün kısaltmaları gibi bir çok kavram Sümer tabletlerinde yazılıdır. Bu nedenle tüm dinlerin aslında Sümer tabletlerinden esinlenerek doğduğunu iddia ederler. Onlara göre tüm dinler tüm peygamberler yalandır; cinler insanlara yardım eden, hala gözetlemekte olan krallardır. Gerçek yaratıcı onlara göre kenara çekilmiş ve karışmamakta; gücü kim eline alır ve yönetirse dünyayı o kontrol etmektedir. Kural yoktur; güç vardır onlara göre. Para ve altın asıl tapınma araçlarıdır.

    Argümanları bilgisiz insanları ikna edecek güçtedir. Kişi gelip bakar ve görür ki; en eski metinler olan Sümer tabletlerinde Tevrat, İncil ve Kuran’da yazan bir çok şey burada detaylıca ama biraz farklı şekilde anlatılmış. Diğerleri gibi dinlerin, Sümer’deki efsanelerin farklı anlatımlarından doğduğunu asıl gerçeğin orada olduğunu düşünür.  Bilgisiz olduğundan beyni kolayca yıkanır ve dinlere düşman olur. Bu nedenle Musa’nın düşmanı Firavun ve Tanrısının sembolü Doların üzerine işlenmiştir. Tek tanrılı İbrani dinlere düşman çok tanrılı Yunan ve Mısır mitolojisi yüceltilmiştir. Gezegen ve gün isimleri olarak günümüzde bile kullanılmaktadır.

    Tabletlerde yazanlar ve mitolojideki pek çok şey, gerçektir. Bir takım meleklerden olan Cinler gökten dünyaya gelmişler ve insanları sahiplenip köleleştirmişlerdir. Aralarında doğa üstü güçleri ile yaşayarak onlara zulmetmişlerdir. İnsanlar onlardan korkarak, kurbanlar adayıp hizmet etmişlerdir. Bu korku öyle büyüktü ki; mistisizm, ruhçuluk ve ezoterizm,  o çağlarda insanlığın tek meşgalesi haline geldi. Cinler dost edindikleri insanlara güç vererek onları kral yaptılar ve onlar aracılığı ile insanları daha kolay yönettiler. Tufan bu nedenle oldu ve nefilimleri ruhlara dönüştürdü; Fakat tufandan bir süre sonra yeniden yayılıp güçlenmeye başladılar. Şeytana tapan dünya liderleri var. Bunların kanıtlarını da göreceksiniz.

    ŞEYTAN ELEBAŞININ ADI (SAHTE)MESİH DECCAL’DİR.

    Peygamber As. Deccal hakkında 1400 yıl önceki kitaplarda yazdığı şekilde muhteşem ve mucizevi bilgiler vermiştir.

    Alnının ortasında herkesin okuyacağı şekilde Deccal yazar.

    Taşlık bir yerden çıkar.

    Tek gözlüdür.

    “Ben Tanrıyım” der.

    İşte Deccal;

    1 Doların üzerine bakın Tek Gözlü ve insanların tanrısı olduğunu iddia eden Mısır Güneş tanrısı Ra ve Horus’un sembollerini göreceksiniz. Ve bu putperestliği yücelten şekilde tek göz, taşlarla örülü Mısır Piramitinin içindedir. Ve çok şaşıracaksınız; Tanrı sembolünün hemen altında Mesih Deccal kelimesinin sessiz harflerle yazılmış halini görüyorsunuz.

    MDCCL XXVI

    Mesih Deccal

    Sözde Mısır Güneş Tanrısı Ra ve oğlu Horus ile betimlenmiş Amerikan parasının üzerinde açıkça şu yazıyor. “Tanrımıza güveniyoruz”. Hangi tanrı olduğunu resmedecek kadar açık göstermişler. Hz İsa’yı 13. havarisi ele vermiş ve ayın 13. günü çarmıha gerilmek istenmişti. Daha pek çok nedenden ötürü İsa’yı sevenler 13’ten nefret eder ve pek çok otelde ve binada 13. numaralı ev atlanmıştır. 1 Dolar üzerinde ise hemen her şeyin sayısının 13 adet olmasına özen gösterilmiştir. Bu insanların şeytan ve tapınıcısı olduğunu kanıtlamak için daha ne kadar çok delil göstermemiz gerekli.

    Annuit Coeptis= Tanrı yani Mısır tanrısı düzeni destekliyor olarak çevrilmektedir. Bu düzenin ne olduğu da piramitin altında yazmaktadır; “seküler yani dinsiz ve Allah’sız dünya düzeni”.  Pek çok araştırmacıya göre Annuit, eski pagan tanrılarından olan “AN” ve Mısır şehri “ANNU” ile insanları köleleştiren ve kendilerine “tanrı oğulları” diyen gökten gelmiş kavim anunnakileri  sembolize etmektedir.

    Mısır’da sözde tanrı kralları oynayan şeytan soyundan gelen insanlar, daha sonra kurulan hemen her krallıkta hatta Roma’da, krallar zincirinin bir parçasıydılar. Günümüzde bu gelenek süregelmektedir. Ya açıktan yada gizli bir şekilde bir devletin kralı şeytan soyundan olmak zorunda idi. Roma kralı yükselişte olan eşsiz ve muhteşem Hz. İsa’nın dinini, putperestliğe çevirmeyi başardı. Nasıl mı?

    İncil’de Hz İsa’nın baharda koyunlar otlarken doğduğu açıktır. Ama noel olarak 25 Aralık “güneşe tapınma günü” kutlanır. 21 Aralıkta en uzun geceyi yaşayan dünya, 3 gün ölü kalan güneşin dirilmesi ile 25 Aralıkta yükselişe geçer.

    Yahudilikte çok katı kurallardan birisi Cumartesinin kutsallığıdır. Ama “Sunday” kutsal yapılmak için Hz İsa’nın dirilişi erkene alınmış ve Hz İsa’nın mutlaka 3 gün yer altında kalması gerekirken 2 günde topraktan çıkarılmıştır. Zorlama şekilde pazar kutsal ilan edilir. Çünkü pazar güneşe tapanların tapınma günüydü. Bu yüzden adı Sun-day’dir.

    Paskalya bayramı ve tavşan heykelcikleri yine eski bir putperest eylemdir. Roma tarafından Tanrı Allah’ın peygamberi ve kulu olduğunu söylediği halde, yaratıcının tek oğlu yada kendisi yada aynı anda ikisi de gibi kavram karmaşasıyla, mısır tanrıları gibi “Tanrı oğlu” ilan edildi.

    Değerli rehberimiz ve peygamberimiz Hz İsa’nın gerçek dinini nasıl mahvettiklerini ve onun hakkındaki muhteşem gerçekleri daha sonra açıklayacağım.

    Şimdi şeytanın dünyayı nasıl yönettiğini ve onu nasıl 1 günde yeneceğimizi görelim.