DİZ ÇÖKMÜŞ İNSAN SİLUETİ

Mekke’den Kudüs’e, Kudüs’ten İstanbul’a uzanan alanları birleştirdiğimizde ortaya diz çökmüş bir insan silueti çıkmaktadır. Bu şekli ve özelliklerini daha önce Kutsal Gizemler isimli belgeselimde işlemiştim.

Yeri gelmişken burada daha detaylı incelemekte fayda görüyorum.

 

Abdullah İbn-i Abbâs (r.a.) buyurdu:

“Kıyamet gününde dünya insanların önüne şöyle gösterilecek

Dünya saçının akı karasına karışmış, gözleri korkudan gömgök olmuş, azı dişleri, görünen, çirkin yaratılışlı (görünüşlü) yaşlı bir kadın suretinde getirilir. İnsanları seyreder. İnsanlara:

“Bunu tanıyor musunuz?” diye sorulur. İnsanlar da:

“Biz onu tanımaktan Allâh’a sığınırız.” derler.

“O, uğrunda birbirinizle çarpıştığınız, birbirinizi kestiğiniz, uğrunda birbirinize darılıp küstüğünüz, birbirinize hased ettiğiniz, buğz ettiğiniz, birbirinize kibirlenip gururlandığınız dünyadır.” denilir.

Sonra dünya cehenneme atılır. Dünya:

“Yâ Rabbi! Nerede bana tâbi’ olanlar, benim yardımcılarım.” deyince Allâhü Teâlâ:

‘Dünyaya tâbi’ olanları, onun yardımcılarını da cehenneme atın’ buyurur.” (Şuabü’l-Îman)

 

 

Bu görsel dek sembolün dişil olduğunu gösteren ve sadece bir benzetme olmadığı kanıtlayan pek çok işarete sahiptir. Özetlersek;

  • Ayakkabısı sivri uzun ve ince topukludur. Ayakkabının icat olduğu en eski çağlardan beri soylu kadınlar ince topuklu ayakkabılar giymektedir.
  • İki bacağının birleştiği yerde rahim yolu net şekilde görünmektedir.
  • Bu insanın karın yani bebeğin oluşup büyüdüğü; annelik yeri Mekke’dir. Kur’an da Mekke şehirlerin anası olarak “Ummul Kura” ismiyle tanıtılır.
  • Kudüs bu insanın kalbine denk gelir ki; kalp vahiy alan yerdir. Dünyada ki tüm şehirler içinde en çok vahiy alan yani en çok peygamberin geldiği yer Kudüs’tür.
  • Hadis’i şerifte gözlerinin gök rengine dönüştüğü yazar, yani mavidir. Bu şeklin gözleri bir göldür ve tarif edildiği gibi mavi gözlere sahiptir.
  • Bu suretin ağız hizasından sanki bir konuşma balonu bir söz çıkmış ve Kıbrıs şekline girmiştir. Kıbrıs’a baktığımızda havarilerin doğduğu toplandığı ve Hıristiyanlığı yaydığı yer olduğunu görürüz. Kutsal kitaplar Hz. İsa’yı “Rabbin kelimesi” olarak tanımlar. O sözdü. Söz Meryem’de insan oldu. Ve Onun sözleri olan İncil’in Kıbrıs’ta kitaplar halinde dünyaya özellikle Barnabas öncülüğünde yayıldığını görüyoruz. Yol arkadaşı Pavlus ile birçok konuda ters düşüp düşman derecesine gelseler bile Kıbrıs tartışmasız Hz İsa’nın sözlerinin dünyaya yayıldığı yerdir.
  • Bu insan şeklinin beyin bölgesi İstanbul’a ve Ege’ye düşmektedir. Bu bölgeler gerçek manada bir beyin gibi tarih boyunca dünyanın hâkim güçlerinin yönetim merkezi olmuştur.

Kişinin elinde tuttuğu bir çiçek gibi görünen Nil nehri, aynı bir bitki gibi içi su dolu ve yem yeşil bir görünüm arz etmektedir. Yani sembolün kendisi ile yaşamsal fonksiyonu birbiri ile muhteşem şekilde örtüşmektedir. Bu çiçek şekli toprak rengi, sıradağlar ya da çöl sınırları gibi değişik coğrafi şekillerle de verilebilirdi. Ama bunun yerine en anlamlı olan seçilmiş ve Afrika’nın çiçeği olan Nil insanın elinde ki bir gül gibi durmaktadır. Aynı zamanda bu tespih olarak da değerlendirilebilir ki; tespih ipi ve taşları nasıl çektikçe bir nehir gibi kayıyorsa, Nil de çağlar boyunca böyle akıp gitmektedir.


DESTEK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI:

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet'a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır. Tüm yaygın dünya dillerinde sitelerimizin ve youtube kanallarımızın açılması için çalışmalar devam etmektedir.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda "Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe" isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV'lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah'a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.



Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir ok dile çevrilip, seslendirilmeli ve grafik tasarımcılarla en güzel şekilde sunulmalı. Tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenemlidir. Sosyal medyada tüm ülkelerde yeterli insanın görmesini sağlayarak hep birlikte insanlık tarihinin en büyük HAKKIN ilanını gerçekleştirmeliyiz. İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana vesile olmak ve cehennemden kurtuluşa vesile olmaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF yada basılı kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız. Onun yüce ismini ve muhteşem mucizelerini, ilahi sözlerini ilan etmek bağlılığın doğal bir davranışıdır.

Bununla birlikte aklınıza takılan her türlü soruyu paylaşabilirsiniz. Yürekten Allah'a yönelmiş ve fedakar kardeşlerimizin birbiri ile tanışarak kardeş olmalarını ve her türlü sorunlarının çözümü için peygamberin sünneti gereği yanlarında olmayı görev biliyoruz.

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Sahip olduklarımızın en az onda birini Allah'a sadakatimizi ispatlamak için harcamalıyız. 10 zeytin yerine 9 yiyerek kim aç kalır ki? 10 gümüş değerinde bir elbise yerine 9 gümüş değerinde bir elbise kimi açıkta bırakır? Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz yaratığınız, sizden 1/10'u bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Allah için fedakarlık yapalım ki O'nun mucizeleri dünyaya yayılsın ve yeryüzünde Allah'ın ismi yücelsin, dinler bir öncüyle birleşsin, dünyaya iyilik ve barış hakim olsun. Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidip bizim için savaşın" diyenler gibi olmayın, mücadeleden ve fedakarlıktan kaçmayın. Kazancının onda birinden vazgeçmek kimseyi fakir yapmayacağı gibi, cimri olanın da inancı kabul edilmeyecektir. Asıl makbul olansa ihtiyaçtan fazlasının tamamının Allah'a verilmesidir. Çünkü mucizelerle dolu Kuran ve diğer kutsal kitaplarda böyle emredilmiştir. İster kendiniz, ister bizim yardımımızla tanıtım kampanyanları düzenleyin ve farklı dillere kitap ve belgeselleri çevirtin.

Hz İsa; - Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;
      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; "ihtiyaçlarından fazlasını".


Buda: "...sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır"

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah'ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah'a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahını hizmetçisi zanneder gibi. İşi düştüğünde O'nu yardıma çağırıyor ama O'nun için fedakarlık yapmıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin? İnanıyorsa insan artık gereğini yapsın. İnanmadıysa da her delile karşı ayrı kanıt getirsin. Yoksa artarak gelen felaketleri için şikayet etmesin!

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak