EMANET; İLAHİ RUHTUR (1. Kitap 13. Bölüm)

Allah’ın emaneti ruhudur. O emanetini yani ruhunu verecek ve onda kendini görüp sevecek bir dost aradı. Ancak o emanete kim hıyanet ederse ondan hesap soracaktı. Dağlar o emanetten kaçtı. Ruh kalpti. Kalp bir et parçası değil; Rabbin eviydi. Kalpsiz demek; Allah’sız demekti.

AHZAB 72

Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara teklif ettik. Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular.  (Gök ve yerin Korkusu yalnız Allah’tır) Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o, çok zalimdir, çok cahildir.

Çünkü içinde emanet olarak ne taşıdığını bilemedi. Ve emanetine zulm etmeye çalıştı; sahibini gazaba getirdi.

SAD 38

Onu (beşeri) tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın!

HADİD 4

Nerede olursanız O sizinle birliktedir.

O emanet ile beşer; Ademoğlu neredeyse tüm meleklerden üstün yaratıldı ve hepsi de secde ettiler. İnsanoğlu Rabbin ruhen birleştiği ve içinde kendini yaşadığı aynadaki resmiydi.

KAF 16

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.

 

FECR 27-28

  1. yâ eyyetuhâ : ey
  2. en nefsu : nefs-kişi
  3. el mutmainnetu : mutmain olan, tatmin olan
  4. irciî : dön
  5. ilâ rabbiki : Rabbine
  6. râdıyeten : razı olarak
  7. mardıyyeten : Allah’ın rızasını kazanmış olarak

Ey mutmain (tatmin olmuş, huzura ermiş) kişi, dön rabbine isteyen ve istenen olarak.

RAD 28

Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ın zikri ile MUTMAİN OLUR.

İçinde ne varsa o çıkar ağzından. İçinde Allah olan konuşamaz vardan yoktan.

 

İNSANI ALLAH’A ERDİREN ZİKR NEDİR?

“…Bana kulluk et; Beni zikir için namaz kıl (TaHa, 20/14)

Allah’ı zikir elbette en yücedir (ekberdir). Allah yaptıklarınızı bilir” (Ankebut, 29/45)

Allah’ı çok zikredin / çok anın. Ahzab 41

Yani asıl zikir namazda saklıdır. Çünkü dil ile yapılan zikirde sadece dil ve kalp çalışırken; namazda tüm azalar çalışır. Namazın içinde oruç bile saklıdır. İnsan yiyemez içemez. Şehvete yaklaşamaz. Zekat gibidir, malından, sevdiklerinden, eğlencesinden ve zamanından verir. Namaz tüm ibadetlerin toplamı gibidir.

Namaz haricinde zikrin en efdal zamanları güneş doğarken, batarken ve gece uyku arasında kalkınca olandır.

 

KELİMELERİ TEKRAR EDİP DURMAK ZİKR MİDİR?

“Sen sadece bu zikre uyanları uyarabilirsin”(Yasin 36/11)

Kuran’da zikr, Kuran’ın bizzat kendisi olarak da tarif edilmiştir. Ancak Kuran’da Allah’ı çok tesbih etmek ve anmak emredildiğinden; Allah’ın bazı isimlerini tefekkür ederek ve aşkla çokça tekrar etmekte zikr kapsamına girer.

En güzeli dengeli olarak her ikisini de yapmaktır.

 “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı/zikredildiği zaman kalpleri titrer…”(el-Enfâl, 2)

Sadece dil ile kalp titremeden yapılan zikr boştur. Hatta böyle yapılıyorsa imanda eksiklik vardır. Kalp titremiyorsa kişi imanını gözden geçirmeli, tevbe etmeli halini düzeltmelidir. Çünkü kalpte titreme olmamasının alameti imanın eksikliği ve günah bataklığında mahvolmaktır.

Kalbin titremesi nedir diye soranlara;

“Vecilet” kelimesi korkmak ürpermek anlamına gelir Arapça’da. Kişinin Allah’tan korkması iki haklı nedenle olmalıdır. Biri sevdiği ve sevilmek istediği; her şeyini ona bağladığı mutlak ilahının rızasını kaybetmekten, hakkını verememekten korkmaktır. Bu sevgi aşk ve iştiyaktan, saygı ve minnetten gelir. Değerli ve güzeldir. Diğer korku ise; kulun işlediği günahları ve ayıplarını düşünerek Allah’tan utanıp onun sözlerinin ve yüz çevirmesinin şiddetinden korkmaktır. Bu ikisi de hak ve yerindedir. Olması gereklidir.

Korkusuz ve kendinden emin bir kul – Allah ilişkisi kula yakışmaz. Kibirden ve gafletten, cehaletin büyüklüğünden ileri gelir. Hz Muhammed as. bile günde 100 kez tevbe ederken; hiçbir peygamber geleceğinden emin değilken; korkmadan zikretmek mümkün değildir.

Lakin Allah razı olduğu kulun kalbine ilahi bir zevk verir.

Bakara 152

Öyle ise Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Ve Bana şükredin ve Beni inkâr etmeyin.

O da kalbimizdeki tahtından bizi zikreder. Dudaklarda gerçek manada bir ıslanma hasıl olur sanki zikrettiği için bir kevser, bir içki sunulur. Biz imanla ve korkarak zikrettiysek, O’da bizi zikreder ve biz bunu kalbimizde kaynayan bir enerji ile duyar hissederiz. Allah perde ardından ismimizi zikrediyor olmasaydı kalp muhakkak dayanamaz infilak ederdi. Allah aşama aşama kalbi genişletip mutmain ederek kalbin perdesini açar ve eşsiz manevi zevklere ulaştırır.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak