HIRİSTİYANLARA VE AMERİKAN HALKINA İNCİLLE SESLENİŞ

Ey Amerikan halkı ve yöneticileri! Sizi kesin bir bilgi ile uyarmak için sizlere Kitab-ı Mukaddes ve İncil ile sesleniyorum. Rab size şöyle demişti;

Tesniye 16: 22 Tanrınız RAB’bin nefret ettiği dikili taş dikmeyeceksiniz

Ama siz dünyanın hemen her yerini dikili taşlarla doldurdunuz. Hatta Vatikan’ın göbeğini…

 

Oysa bunlar Allah’ın elçisi Musa ile savaşan firavunun sembolleriydi. Bununla yetinmediniz ve sizi perde ardından yöneten liderleriniz paranızın üzerine en büyük dikili taş olan Piramitlerin resmini koydu. Hz İsa’nın en büyük savunucularından ve putperestliği dünyanın üçte birinden yok oluşuna vesile olan Hz Muhammed Anticrist’in tanımını 1400 yıl önce şöyle yapmıştı;

“O (Allah düşmanı İsa karşıtı)  kayalık biryerden çıkar, tek gözlüdür ve adı Mesih Deccal’dir, yeryüzünde onun yüzüne bakıpta korunmuşlar hariç kendini ona kaptırmayan yoktur, böylece o dünyanın tümüne hakim olacak, kendine boyun eğmeyen yerlere (ambargolar ve finansal saldırılarla) kıtlık ve kuraklık getirecektir”demiştir.

İşte bakın; her kral bastırdığı paranın üzerine kendi resmini basar. Bu adettir. Deccale bakın ki; Hz Musa’nın ve Allah’ın düşmanı olan firavunun sembolünü ve sözde tanrı horus’un tek gözünü kendine sembol seçmiş. Ve bu tek göz resminin altında M.Deccal yazıyor. İşte bu Hz Muhammed’in mucizesidir. Roma rakamları ile 1776’nın, Amerika’nın ve onu yöneten şeytani örgütün kuruluş yılı ifadesidir bu. Peygamber As. Hem burada hem de özgürlük heykeli üzerinde yer alan, bu sembolü gördüğünde tanımamız ve onun kültüründen uzak durmamız  tüm insanlığı uyarmıştır.

M.Deccal’in altında “NOVIS ORDO SECLORUM” yazılıdır. Bu “Ateist – seküler – din dışı dünya düzeni” anlamına gelir. Hz Muhammed onun alnı ortasında Seküler, yani kafir yazacağını da haber vermiştir. Yani her bir köşesi ile, Musa’ya ve Onun İlahı olan yaratıcımıza karşı baş kaldırı ve küfrün simgesi olan bir bayraktır bu para. Deccalin portresidir.

 

Gerçeği arayan değerli Amerikan halkı; maalesef Deccal’in kurduğu ve size kendini özgürlük savaşçısı gibi gösteren ama dünyayı sömürmek yoluyla toplumları fakirleştiren ve köleleştiren şeytani gizli liderlerin ülkesindesiniz. Onun sizlere sunduğu olanaklar hoşunuza gitsede; dünya tamamına yakını, onun bastığı ve üzerinde bu sahte ilahın kendi resmi ve ismi kazılı olan bu kağıdı almak için karın tokluğuna çalışan zavallı kölelere dönüşmüştür. Bundan da kötüsü; toplumları Allah’a ortak koşmak, medya ve klipler yoluyla insanları şeytana alkış tutturmak, pornografiyi ve fuhuşu dünyaya yaymak gibi kirli eylemlerin öncüsü haline gelmiştir.

Ve sizleri perde ardından yönetenler paganist emelleri doğrultusunda; 25 aralığı yani Roma’da ki güneşe tapınma bayramını size İsa’nın doğum günü olarak gösterdiler. Oysa incil onun koyunlar dağlarda otlarken doğduğunu söyler. Ve sizlerin İsa’nın asla söylemediği şeylere inanmanızı istediler. O asla Tanrı’yım demedi. O asla Tanrı’yı bırakıpta bana yalvarın demedi. Onu da annesini de Allah yaratmıştır ve onu kutsal ruhla desteklemiştir ve o ruhla konuşturmuştur. Dilerse sonsuz olan tek ve eşsiz Yaratıcı, bizide onları da yok eder. Öyleyse Tevrat’a geri dönün ve yalnız Allah’tan yardım isteyin ve dini ona özgü kılın. İsa’ya saygı göstermenizde sakınca yoktur, ama onun İncil’de açık ve net bir şekilde belirtmediği hiç bir şeyi dinin kuralı olarak size dayatmalarına izin vermeyin.

İsa asla pazar gününü kutsal ilan etmedi. Cuma günü akşam mezara konup, Pazar sabah mezardan çıkan toprak altında 3 gün kalmış olabilir mi? Ama onlar buna rağmen Sunday’i yani güneş gününü size kutsalmış gibi sundular. Çünkü onlar Mısır’ın Ra dinine yani güneşe ve yıldızlara, onları temsil ettiğine inandıkları cin ve şeytanlara tapmaktadırlar.

Bugün bile Nasa ve birçok kuruluş yaptıklarına sözde ilahların isimlerini veriyorlar. Aylar ve günler hep sahte tanrılara adanmış küfür dolu isimlerdir.

Ey Amerikan halkı, kalbinizde ki doğruluğa ve adalete sesleniyorum. Sizi yargılamıyorum, belki de bilmiyordunuz; ama artık biliyorsunuz ve bundan sorumlusunuz. Bu bilginin yayılmasını sağlayın ve insanların dinlerin birliği ve Rabbin birliği inancına, gerçek İseviliğe yöneltin. Sayımız az da olsa yeterince güçlü haykırabilirsek şehirlerin tepelerinden o zaman tüm insanlık bizi duyacak ve kalpleri eğilimleri değişecek, doğru insanlar güç bulacaktır. Sosyal medya ve tüm araçlarla maddi manevi fedakarlık göstererek gerçeğin bilgisini yayın. Allah içinizden düşünen ve akleden insanlar için büyük mucizeler vermiştir ve bunları kitaplarımda ve kanallarımda açıklıyorum.

Sizi İncil ile uyarıyorum. O şöyle diyordu;

Vahiy 17 

Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi. “Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim. 2 Dünya kralları onunla fuhuş yaptılar. Yeryüzünde yaşayanlar onun fuhşunun şarabıyla sarhoş oldular.” 

Tüm dünya krallarını birden dize getiren ve onlarla her türden kirli ilişkilere giren, onların suçlarını örten başka kim vardır? İşte ABD’yi temsil eden engin denizler kıyısında ki 7 başlı ve altınla değerli taşlardan yapılmış gibi görünen özgürlük heykeli, Mısır’lı kadın. Göğe kaldırdığı şey; ateş!

İlerde vahyin bildirdiğine göre anlaşılacaktır ki; 7 başlı bu kadın bir günahla rkentini simgelemektedir. Ancak onun çıkış yeri çöldür. Çünkü o Mısır’da ki Süveyş kanalıgirişine yani çöle konması için yapılmıştı. Avrupa kompleksine giren 1800 lü yıllarda ki Osmanlı liderleri onu sipariş etmiş ve parası ödemişti ama sağduyulu devlet adamları bu heykelin Rabbe adanmış bir ülkeye yakışmayacağını düşündüler. Heykel Fransa’da kaldı ve daha sonra süslenip değiştirilerek ABD’ye hediye edildi.

3 Bundan sonra melek beni Ruh’un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm. 4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.

Mor/mavi ve kırmızı boyalarla çizgilendirilmiş bir semboldür o kadın. Altın kaplama görünen meşalesi ile süslenmiştir.

7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu. “Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım. 8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok.

Bazı yorumcular burada anlatılan şehrin Roma şehri olduğunu iddia ederler. Ancak anlaşılıyor ki İncillerin yazıldığı dönemde olmayan bir kenttir. O zamanla Amerika, ıssız ve sadece yerlilerin yaşadığı uçsuz bucaksız çayır ve ormanlarla kaplıydı.

15 Bundan sonra melek bana, “Şu gördüğün sular -fahişenin kenarında oturduğu sular- halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir” dedi. (Yani hemen her dil ve ulus burada toplanmıştır)

18 Gördüğün kadın dünya kralları üzerinde egemenlik süren büyük kenttir.” (Krallar ona boyun eğer, dünyanın hakimidir)

Vahiy 18

Bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. 2 Melek gür bir sesle bağırdı: “Yıkıldı! Büyük Babil yıkıldı! Cinlerin barınağı, Her kötü ruhun uğrağı, Her murdar ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. 3 Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler. Dünya kralları da Onunla fuhuş yaptılar. Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.” 4 Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu. “Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! 5 Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.

Sizlere soruyorum; tarihte başka hangi kent vardır, tüm dünya krallarını dize getiren ve kirli ilişkiler kuran ve “dünyanın tüccarları” onun aracılığı ile süper zenginler olmuş? Devam eden vahiyde ise bu kentin ruhu şöyle konuştuğu anlatılır;

7 Kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda ıstırap ve keder verin ona. Çünkü içinden diyor ki, ‘Tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. Asla yas tutmayacağım!’ 8 Bu nedenle başına gelecek belalar Ölüm, yas ve kıtlık- Bir gün içinde gelecek. Ateş onu yiyip bitirecek. Çünkü onu yargılayan Rab Tanrı güçlüdür. 9 “Kendisiyle fuhuş yapan ve sefahatte yaşayan dünya kralları onu yakan ateşin dumanını görünce onun için ağlayıp dövünecekler. 10 Çektiği ıstıraptan dehşete düşecek, uzakta durup, ‘Vay başına koca kent, Vay başına güçlü kent Babil! Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler. 11 “Dünya tüccarları onun için ağlayıp yas tutuyor. Çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık.

Dünyaya hakim olmuş ama 1 saat içinde gökten gelen ateş ve yıkımla yok olan bir kent daha tarihte görülmedi. Öyleyse İncil’in bu vahyi geleceğe ilişkin henüz gerçekleşmemiş bir vaattir.

15 Babil’de bu malları satarak zenginleşen tüccarlar, kentin çektiği ıstıraptan dehşete düşecekler. Uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar. 16 “‘Vay başına, vay!’ diyecekler. ‘İnce keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış, Altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş Koca kent! 17-18 Onca büyük zenginlik Bir saat içinde yok oldu.’ “Gemi kaptanları, yolcular, tayfalar, denizde çalışanların hepsi, onu yakan ateşin dumanını görünce uzakta durup, ‘Koca kent gibisi var mı?’ diye feryat ettiler. 19 Başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler: ‘Vay başına koca kent, vay! Denizde gemileri olanların hepsi Onun sayesinde, onun değerli mallarıyla Zengin olmuşlardı. Kent bir saat içinde viraneye döndü.’ 20 Ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! Onun başına gelenlere sevinin! Çünkü Tanrı onu yargılayıp hakkınızı aldı.” 21 Sonra güçlü bir melek değirmen taşına benzer büyük bir taşı kaldırıp denize atarak şöyle dedi: “Koca kent Babil de İşte böyle şiddetle atılacak Ve bir daha görülmeyecek. 22 Artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, Kaval ve borazan çalanların sesi Hiç işitilmeyecek. Artık sende hiçbir el sanatının ustası bulunmayacak. Sende artık değirmen sesi duyulmayacak.23 Artık sende hiç kandil ışığı parlamayacak. Sende artık gelin güvey sesi duyulmayacak. Senin tüccarların dünyanın büyükleriydi. Bütün uluslar senin büyücülüğünle yoldan sapmıştı. 24 Peygamberlerin, kutsalların Ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı Sende bulundu.”


DESTEK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI:

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet'a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır. Tüm yaygın dünya dillerinde sitelerimizin ve youtube kanallarımızın açılması için çalışmalar devam etmektedir.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda "Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe" isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV'lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah'a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.



Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir ok dile çevrilip, seslendirilmeli ve grafik tasarımcılarla en güzel şekilde sunulmalı. Tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenemlidir. Sosyal medyada tüm ülkelerde yeterli insanın görmesini sağlayarak hep birlikte insanlık tarihinin en büyük HAKKIN ilanını gerçekleştirmeliyiz. İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana vesile olmak ve cehennemden kurtuluşa vesile olmaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF yada basılı kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız. Onun yüce ismini ve muhteşem mucizelerini, ilahi sözlerini ilan etmek bağlılığın doğal bir davranışıdır.

Bununla birlikte aklınıza takılan her türlü soruyu paylaşabilirsiniz. Yürekten Allah'a yönelmiş ve fedakar kardeşlerimizin birbiri ile tanışarak kardeş olmalarını ve her türlü sorunlarının çözümü için peygamberin sünneti gereği yanlarında olmayı görev biliyoruz.

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Sahip olduklarımızın en az onda birini Allah'a sadakatimizi ispatlamak için harcamalıyız. 10 zeytin yerine 9 yiyerek kim aç kalır ki? 10 gümüş değerinde bir elbise yerine 9 gümüş değerinde bir elbise kimi açıkta bırakır? Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz yaratığınız, sizden 1/10'u bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Allah için fedakarlık yapalım ki O'nun mucizeleri dünyaya yayılsın ve yeryüzünde Allah'ın ismi yücelsin, dinler bir öncüyle birleşsin, dünyaya iyilik ve barış hakim olsun. Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidip bizim için savaşın" diyenler gibi olmayın, mücadeleden ve fedakarlıktan kaçmayın. Kazancının onda birinden vazgeçmek kimseyi fakir yapmayacağı gibi, cimri olanın da inancı kabul edilmeyecektir. Asıl makbul olansa ihtiyaçtan fazlasının tamamının Allah'a verilmesidir. Çünkü mucizelerle dolu Kuran ve diğer kutsal kitaplarda böyle emredilmiştir. İster kendiniz, ister bizim yardımımızla tanıtım kampanyanları düzenleyin ve farklı dillere kitap ve belgeselleri çevirtin.

Hz İsa; - Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;
      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; "ihtiyaçlarından fazlasını".


Buda:"...sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır"

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah'ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah'a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahını hizmetçisi zanneder gibi. İşi düştüğünde O'nu yardıma çağırıyor ama O'nun için fedakarlık yapmıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin? İnanıyorsa insan artık gereğini yapsın. İnanmadıysa da her delile karşı ayrı kanıt getirsin. Yoksa artarak gelen felaketleri için şikayet etmesin!

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak