Sosyal Medyam

İnsanlık Tarihinin En Büyük Mucizeleri, Ekonomi, DWS, Teknoloji ve Kişisel Gelişim
Karar Vermek; Aklı Durdurmaktır

Karar Vermek; Aklı Durdurmaktır

“Karar anı” beynimizin çalışmayı durdurduğu andır. Kazanımlarımızın ve potansiyelimizin yükselmeyi bıraktığı an. Elbette bir işi yapmaya karar vermekten bahsetmiyorum. Bir olayın sonucu hakkında çabuk karar vermekten bahsediyorum. Bunu çok güzel bir hikaye ile daha anlaşılır hale getirelim; öyle tatlı bir öğreti ki; sonunda dünyaya bakışınız değişebilir. Artık her şeye hemen üzülmemeyi yada daha olgun yaklaşmayı şimdi içselleştirebiliriz.

Eski zamanlarda yaşlı bir bilge yaşarmış ve herkesin çok beğendiği bir atı varmış. Zengin bir adam yaşlı bilgenin atını beğenip değerinden çok fazla bir fiyata almak istemiş. Ama bilge “at benim dostumdur” onu satamam demiş. Köylüler bilgeye gülmüşler. Ertesi sabah bir bakmışlar ki at ortada yok.

 

Tüm köylüler bilgeye; “Keşke atı satsaydın, değerlendi, çalınacağı belliydi, çok şey kaybettin ihtiyar” demişler. Bilge “Siz acele karar veriyorsunuz; sadece kesin gerçeği söyleyin; “at sadece kayıp” demiş.

 

Aradan 15 gün geçmeden bir bakmışlar ki bilgenin kayıp atı, yanında 15 vahşi atı daha yanına alarak dönmüş. Meğer çalınmamış; bağlanmayan bu at kendiliğinden dağlara gitmiş ve arkadaşlarıyla geri gelmiş.

 

Köylüler bilgeye; “sen haklı çıktın, başına talih kuşu kondu, zengin oldun” demişler. Bilge onlara” yine acele karar veriyorsunuz. Kesin bildiğiniz gerçeği söyleyin “gerçek şu ki; sadece atım yanında başka atlarla geri döndü ama bu benim için iyi mi olacak kötü mü olacak belli değil” demiş. Köylüler bilgeye kızıp gitmişler.

 

Kısa bir süre sonra bilgenin oğlu vahşi atları satmak için eğitirken, düşüp bacağını kırmış. Köylüler toplanıp bu sefer de “vah sana, yine haklı çıktın, tek oğlun çalışamaz oldu, sende yaşlısın, artık eskisinden de kötü durumdasın fakir düşeceksin” demişler.

 

Sonunda bilge onlara kızıp “sizde acele karar verme hastalığı var” Gerçeği söyleyin “sadece oğlumun bacağı kırık bu iyi mi oldu kötü mü bunu zaman gösterecek” demiş.

 

Hikayenin sonuna doğru yaklaşıyoruz; Köye düşman askerleri saldırmış ve köydeki tüm sağlıklı erkekleri esir alıp götürmüşler ama işe yaramaz diyerek bilgenin oğlunu bırakmışlar. Aradan epey zaman geçince bilgenin oğlu yavaşça yürümeye başlamış” ve bilge gülümsemiş. Oğlu o köyde ki tek genç ve sağlıklı erkekmiş.

 

Bu güzel hikayeden çıkaracağımız ders nedir? Karar vermek, elimizde kesin bilgiye ulaştıracak çok az bilgi varken hele, karar vermek. Gerçekten bir hastalıktır. Kişiyi vaktinden önce sevinmeye yada gereksiz yere üzüntüye sevk eder.

 

Arabamıza biri mi çarpmış; “aman Allah’ım bu felaket, sinir krizi geçirmeliyiz, çünkü bu çok kötü”. Hayır gerçek şu “Arabamıza biri çarptı ve bu bize hayr mı şer mi getirecek” bilmiyoruz. Pozitif bakar ve bu durumun güzele gideceğini düşünürsek; kriz geçirmeden önce bir fırsatı yakalama şansımız olabilir. Arabamıza çarpan kişinin mahcubiyeti; bize bir iş kapısı açabilir. Ona gülümseyerek “önemli değil; sigorta halleder” demek; büyük bir dost kazandırabilir. Çarpan bir bayansa belki hayırlı bir işle sonuçlanabilir. Kim bilir; bir kazadan korunmuş olabilirsiniz. Pozitif düşünün ve sinir krizi geçirmeden önce “yaratıcının size nasıl bir iyilik lütuf edebileceğini görmeye çalışın” Yaratıcı dert vermeden de lütuf verebilirdi. Ama fark ederek yada fark etmeden sürekli hata işliyoruz ve temizliğin bir parçası çektiğimiz sıkıntılardır.

 

Ani karar verme hastalığından kurtulursak çok büyük bir servet elde edeceğiz; en zenginlerde bile olmayan çok büyük bir servet.  “HUZUR” . Pozitif düşünerek sonuna dek elimizden geleni yapıp,  yaratıcının muhteşem adaletine, merhametine ve lütfuna teslim olmak huzurdur.

 

Çoğumuz etrafına bakıp ne adaletsiz bir dünya diyor. Oysa kainat adlı filmin sonunu görmediğimiz gibi başı hakkında bile bilgimiz çok değil. Her zaman acele karar veriyoruz.

KARAR vermeyi bırakalım. Sadece kesin gerçekleri konuşalım. DÜRÜSTÇE sadece GERÇEKLERİ konuşmanın farklılığını yaşayalım. Sadece erdemlice yaşayıp; kontrolü bizde olmayan; aniden durmak üzere olan şu hayat nehrini seyretmenin mutluluğunu tadalım!




Araştırmacı Yazar, Yazılım Mimarı, DWS Genel Koordinatörü, MentalBoss Software Sahibi

3 Yorum

  1. Stevan Smith

    26th Eyl 2016 - 15:11

    You’ve probably been on a seesaw or a teeter-totter at some time in your life – you on one side and a friend on the other.

    • Roberto

      12th Eki 2016 - 17:55

      Disrupt vegan chicharrones synth, messenger bag etsy health goth.

  2. Perrino

    28th Eyl 2016 - 08:04

    Aenean in dui quis lectus tincidunt hendrerit et vitae enim. Praesent volutpat scelerisque.

Başlık

Yorum Öncesi

Erdem Çetinkaya

Yazar ve Yönetmen, MentalBoss Ceo, Holotürk Sahibi

Sosyal Medyam

KATEGORİLER

Facebook Yazar Sayfası

×