İSA ASLA TANRI’YIM YADA TEK OĞLUYUM DEMEDİ (10. Kitap 2. Bölüm)

İSA TEK BİR KERE BİLE TANIRIYIM DEMEDİ, AMA DEFALARCA KUL VE PEYGAMBER OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Markos 12:28-29: Hz. İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab’dir. (üç değil) 32: Din bilgini Hz. İsa’ya, “İyi söyledin, öğretmenim.” dedi. “‘Tanrı tektir ve O’ndan başkası yoktur.’ demekle doğruyu söyledin.”

(Öyleyse Ey Hıristiyanlar; Artık Tanrı 3’tür diyerek Hz İsa’ya ve Onun Tek İlahına karşı gelmeyin)

Yuhanna 5;

“44: Birbirinizden övgüler kabul ediyor, ama tek olan Tanrı’nın övgüsünü kazanmaya çalışmıyorsunuz. Bu durumda nasıl iman edebilirsiniz?”

Bu kadar açık şekilde Yaratıcının tekliğini ifade eden İsa’ya rağmen Kilise şöyle der; İsa kendisinin Tanrı olduğunu açıkça söylemedi ama mütevazi olduğu için sadece ima ediyordu. Kiliseye göre İnanmadığınız zaman sizi cehenneme götürecek kadar önemli bir meselede üstü kapalı anlatımlar ve tarifler nedeniyle tehdit edilmek kabul edilemezdir. Yaratıcı bu kadar önemli bir meselede en açık ve net şekilde şart koştuğu inancı ortaya koyardı.

Kilisenin düştüğü İsa’yı tanrılaştırmak hatasına devrinin Yahudileri de düşmüştür. Bu olay Yuhanna incilinde şöyle anlatılmıştır;

Yuhanna 10;

“33: (Yahudiler) İsa’ya Şöyle yanıt verdiler: “Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde İlah olduğunu ileri sürüyorsun.”

34: İsa şu karşılığı verdi: “Yasanızda, ‘Siz ilahlarsınız, dedim’ diye yazılı değil mi?

 

İsa’nın atıfta bulunduğu eski ahitteki yasa metni şöyleydi;

(Tevrat:Mezmurlar 82:6)

35: Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar (Elohim) diye adlandırır. Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez.”

 

Peki elohim ne manaya gelir, Tevrat’ta diğer geçtiği yerlere bakalım.

Açık Örnek;

Mezmular-82:1 ve 6

Elohim (saygı değer efendi) yerini aldı kurulda, yargısını açıklıyor elohime (efendilere).

Siz (elohim’siniz) efendilersiniz diyorum, Yüceler Yücesi’nin oğullarısınız hepiniz!’ 

Eli tekil anlamda efendi-sahip demektir. Elohim kelimesi ise çoğuludur. İbranice’de elohim iki manaya gelir;

* Tanrı yada tek kişi için kullanılıyorsa “Saygıdeğer Efendi” Bir çok dilde çoğul eki saygı manası katar.

* Tanrı için kullanılmıyorsa “efendiler”.

Tevrat açıktır ki sadece Hz İsa’yı değil tüm görevlendirdiği ve sözlerini diline koyduğu elçilerini aynı sıfatla çağırmaktadır. Oğul olmakta Hz İsa’ya özgü bir durum değildir. Allah’ın himayesinde ve sevgisindeki herkes manen Allah’ın çocuklarıdır Tevrat’a göre.

(Ne mübarektir barışçılar, çünkü onlar Allah’ın evladı diye anılacaklardır.) [5/9]

(Göklerde olan babanın evladı olasınız.) [5/45]

Hıristiyan din adamları Hz İsa’nın ilah olduğunu göstermek için bazı muallak ve esnek ifadeleri örnek gösterirler.

Örneğin babasız doğması nedeniyle babası Tanrı idi derler. Halbuki Hz adem hem babasız hem annesiz olmakla Hz isadan üstün olmalıdır bu durumda. Hayır bu sadece onun peygamberliğinin delillerinden biri ve Allahın mucizelerindendi.

Yuhanna 14;

“8: Filipus, “Ya Rab, bize Baba’yı göster, bu bize yeter” dedi.

9: Hz. İsa, “Filipus” dedi, “Bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür. Sen nasıl, ‘Bize Baba’yı göster’ diyorsun?

10: Benim Baba’da, Baba’nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 

11: Bana iman edin; ben Baba’dayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.”

Elçiyi gören kralı görmüştür. Elinde emir fermanı ile gelen askeri gören emri veren komutanı görmüştür. Bu anlatım Hz isanın tanrının yeryüzündeki temsilcisi elçisi yapsa da, kendisi yapmaz.

Ve başka bir söz;

Yuhanna 10;

“30: İsa: Ben ve Baba biriz.” 

Din adamları bu sözleri Hz İsa’nın tanrılığını gösteren kanıtlar şeklinde yorumlamışlardır. Halbuki; İsa bu durumun sadece kendisine ait olmadığını bu birliği herkesin yaşayabileceğini açıkça ifade etmiştir;

 

Yuhanna 17;

“20-21-22: Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.”

 

Hz. İsa aynı birlikteliği tüm iman edenler için dilemiştir. Bu kendisine has bir şey değildi. Olmamalıydı da; benliğini Yüce yaratıcının uğruna feda eden her insan bu ödülü adil şekilde almalıydı. Benliğini yok ederek Yaratıcıyla ruhen bir olma halini yaşayabilmeliydi.

 

Eski ahitin tümü tanrının tekliği,  seçtiği üstün tüm kullarının ise ailesi gibi olması üzerine kuruluyken, Hz İsa defalarca Tanrının tekliğini defaatle anlatmışken. Bir iki sembolik anlatıma dayanarak Tanrı’nın tekliğine dair temel inanışı bozmak ve İsa’yı putlaştırmak ne kadar mantıklıdır?

Kilise; İsaya  İlah olduğunu iddia ediyorsun diyen yahudilere; ben tanrı değilim, tanrı tektir yanlış anladınız diyen Hz İsa’ya muhalefet etmiş, Tevrat’ı da çiğnemiş olmazlar mı?

 

Matta 4;

“10: İsa ona şöyle karşılık verdi: “Çekil git, Şeytan! ‘Tanrın Rab’be tapacak, yalnız O’na kulluk edeceksin’ diye yazılmıştır.”  ( İsa’ bana tapın, ilahlaştırın, bana dua ve kulluk edin asla dememiştir. Bu şirktir.)

Fakat 4 İncil’den sonra ona ekleme yapanlar; Hz İsa’ya açıkça ilah dediler ve heykellerini yapıp tapındılar, O’na Tanrıymış gibi dua edip yalvardılar. İsa tanrıdır, yada tek oğludur diyerek Yaratıcıya ortak koştular.

Teslis yani 3 leme inancına temel gösterilen son söz şöyledir;

” Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin. (Matta 28, 19)”

Yani; “yaratıcının, ruhunun ve İsa’nın ismini hatırlatarak onları eğitin ve temizleyin” denmesi istenmiştir. Bu cümle İsa’yı nasıl ilah yapmıştır? Hz Yusuf’u hatırlatın demeyeceğine göre dininin ve temsilcisinin isminin anlatılmasının örnek gösterilmesinin istenmesinden daha doğal ne olabilir. Bugün Müslümanlarda eğitirken Hz Muhammedin ismiyle, yoluyla eğitilmekte ve kutsallığa ulaşmaya çalışmaktadırlar.

Hz İsa’dan uzun zaman sonra gelerek büyük mucizeler gösteren, cinlere hükmeden ve Hz İsa’yı ilahlaştırarak vaazlar veren, elçilik iddia eden bu kişilere Hz İsa şöyle diyeceğini ifade ediyor;

 

Matta 7

22 O gün (kıyamet akabinde) birçokları bana diyecek ki, `Rab! Rab! ( Rab İbranice’de efendi demektir ). Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’

23 O zaman ben de onlara açıkça şöyle diyeceğim: `Ben sizi hiç tanımadım. (Sizi görmedim bile) Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar!’

Demek ki mucizeleri ve yaptıkları işler şeytani bir aldatmacadan ve sınavdan başkası değil.

Peki Hz İsa’nın tek bir kez bile ağzından çıkmayan ve Tevrat’ın şiddetle karşı çıktığı 3’leme, 3 lü Tanrı inancı nereden geldi? Nasıl ortaya atıldı. Roma İmparatorluğunun yeni kilise düzenini kurarken gerçek Hıristiyanlar üzerinde oynadığı büyük oyunu ve korkunç tuzağı kanıtlarıyla gördüğünüzde şok olacaksınız. Lütfen 3. bölümü izleyiniz.

 

 

Benzer Yazılar

Yorum Bırak