İSTANBUL’DA İNSAN VE MELEKLER

Büyük insan siluetinin beyninde biri var. İnsanlığın yöneticisi olması için seçilecek bir şahıs mı? Yoksa kim?

Yıllar önce 2011 yılında değerli bir kardeşimiz olan Ferdi Yılmaz beni aradı. Daha önceden hiç tanımıyordum. Büyük bir keşfi olduğunu İstanbul’un uzaydan görünen şekli üzerinde bir insan silueti gördüğünü söylemişti. İstanbul’dan kalkıp Ankara’ya geldi sağ olsun ve bu keşfi ilk görenlerden oldum. Toplantımızda “bunu senin dünyaya anlatman gerekli, bunun belgeselini yap” dedi. Aynı zamanda taç kısmında büyük çekmece denilen körfez boşluğuna bir ada yapılması ve buranın anıtlaştırılması gerektiğini söyledi. Onun düşüncesine göre bu büyük ihtimalle Fatih Sultan Mehmet idi ve onun kavuğunun elmas noktası olarak gördüğü yere bu durumu vurgulayan ve bölgeye değer katan bir şeyler yapılmalıydı. Bununla ilgili kendisi ile bir müddet çalıştık. Ama ilgisini çekmesi gereken mercilerin ilgisini çekmedi.

Aradan yıllar geçti ve şimdi dünya üzerinde ki şekiller, Sırat-ı Müstakim yolu ve İstanbul’da ki semboller dile gelmeye başladı. Burada ki şekil ile de bir bağ oluştu.

Diğer suretlerin aksine İstanbul’a kazınmış olan suretin keşfi zatıma ait olmadığından ve ilginç bir hikayesi olduğundan kendisini anmak istedim. İstanbul’la ilgili yaptığı değerli keşfini insanlığa aktarmak için onca insan arasından şahsımı seçen bu kardeşime sevgi ve şükranlarımı dile getirerek onun da ismini anmak istiyorum.

Fakat eskiden belki duymuş olabileceğiniz İstanbul’da ki Fatih silueti olarak ünlenen bu şeklin yanına bir şekilde ben görüp ekledim Allah’ın izniyle.

Bu şekillerin her biri son derece anlamlıdır ve benzetmelerin çok üstünde hikmetli bir yaratış vardır. Bunlarında delillerini sunacağım.

İstanbul’da ki siluetin Fatih’e ait olmadığını biliyordum. Çünkü Fatih’in burun şekli son derece farklıydı ve burada ki şahsa uymuyordu. Zaman zaman burun kısmından kum çekildiği söylense de burun şeklini değiştirecek ya da uzaydan görülebilecek ölçüde değildi.

Anladık ki yeryüzü haberlerini veriyor ve şaşırtıcı bir şekilde bu haberler daima gelecekten geliyor. Dünyanın en muazzam en büyük mecmuası olarak yeryüzünü, Allah’ın çizdiği o eşsiz tabloyu hayranlık ve saygı ile incelemeye devam edelim.

Alnında ki sembol yandan göründüğü için sadece yarısı görünmekteydi. Karşıdan tamamı göründüğünde nasıl olacağını anlamak için şeklin simetrisini alarak baktım ve bir kalp şekli olduğunu gördüm. Bu kalp şeklinde bir elmasa yani basit bir taşa mı işaret ediyordu? Yoksa bu kişiyi tanımlayıcı bir özelliğe mi, özel bir işarete mi? Bunu zaman gösterecek.

Ancak hem İncil hem de Kuran’da yüzlerde ve alınlarda bulunan insanların hangi tarafta olduğunu tanımlayan işaretlerin var olduğunu anımsatıyor.

Bu öyle hikmetli ve enteresan bir insan siluetidir ki;

  • Hava aldığı burnuna, Allah havaalanı inşa edilmesini takdir etmiştir. (Atatürk Hava Alanı)
  • Öyledir ki; boğazı olarak çizilmiş bölge gerçekten de bir şehrin boğazıdır.
  • Her insanın bedeni boğazından başına bağlıdır. Siluetin tastamam görünmesi için arkada ki bağlantı eksikti ve başını taşıyamaz hissi veren sola toplanmış iki köprü ile baş bedene bağlanmıştı. Allah Teala 3. Köprü ile siluetin başını tam da olması gereken yerden vücuda dikmiş ve silueti tamamlamıştır. (2016)
  • Bu öyle bir siluettir ki; hoş olmasa da İstanbul’un sakallıları olarak adlandırılan dindar kesim bu siluetin yine sakalında yani Fatih’te toplanmıştır.
  • Allah bu şahsın yüzünün rengine pembe beyaza bürünsün siluet diye şehrin bir tarafını geliştirmiş, yapılaştırmış, diğer tarafını orman yani saç olarak bırakmıştır.
  • Siluetin gözleri Kâbe yönüne doğru bakmaktadır ve namaza durmuş bir haldedir. Hatta sağ elinin işaret parmağını şehadet eder gibi kaldırıyor görünmektedir.
  • İlerde anlatılacak olan Mekke’den Bolu sınırına kadar uzanan Sırat köprüsü sembolü, bu zatın ayaklarının önünde durmaktadır.

Tüm bunlardan sonra bu hayali ve manasız bir şekildir diyenler, alay edenler beyinsizdir. Allah’ın kaderleri, yeri ve içindekileri büyük bir güçle değiştirip hikmetle çizdiği şekillere dil uzatanlara lanet olsun. Onlar kınamaya ve alay devam etsinler. Yeryüzüne boyun eğdiren, onların boyunlarını layık oldukları çukura eğecektir.

İSTANBUL’DA; DENİZDE Kİ SİLÜET

 

ORİJİNAL RESİM, ŞEKİLLERDE HİÇBİR OYNAMA YOKTUR. SADECE UYDU GÖRÜNTÜSÜNÜN PARLAKLIĞI ARTTIRILMIŞTIR

Denizin içinde ki padişah ya da kumandana benzeyen sakallı kişiyi fark etmiş olmalısınız.

Çiziminde hiçbir kusur olmayan bu harikulade karakterin benim gördüğüm özellikleri şöyle;

  • Üstündeki elbise üniformaya benziyor, hatta omzunda kare şeklinde bir rütbe nişanı olduğunu görüyorum.
  • Başının üstünde ki hem iki küçük kanat hem de bir baş süsüne benziyor. O kanatlar bir süs gibi başını süslüyor.
  • Bu denizdeki kişi, İstanbul ve Anadolu’ya silueti çizilmiş kişiye hayretle, ilgi ve dikkatle bakıyor. Alnında ki işarete doğru yönelmiş ve sanki onu alnında ki işaretten öpecek gibi duruyor.
  • Gördüğümüz diğer sembollerde kanatlıydı ama renkleri ateşten, kıpkırmızı ve korku vericiydiler. Ancak bu toprak yerine ruh ve hayatın sembolü olan denize çizilmiş. Yüzündeki sevimlilik ve sıcaklıktan anlıyorum ki bu kutsal ve değerli bir melektir.
  • Gerçekten de hem zebaniler, hem de melekler, fantastik filmler yada animasyon filmlerde gördüğümüz karakterlere çok benziyorlar. Belki de bilinçaltımızda Kalu Bela hayatımızdan aşina olduğumuz bu varlıkları hatırlıyor ve zaten onları çiziyor bu nedenle sanatçılar.

 “İnsan ancak hatırladığını bilebilir” diye bir söz vardır. Belki de biz her şeyi kıyısından zaten hatırlıyoruz ve onları görüp çiziyoruz filmlerde, kitaplarda…

 

KARADENİZ’DE Kİ KADIN SİLUETİ; (Hz. Meryem)

  • Tahrim Suresi, 12. ayet: İmran’ın kızı Meryem’i de. Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı.
  • 3:42 -Hani melekler: “Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.
  • Bakara Suresi, 87. ayet: And olsun, Biz Musa’ya kitabı verdik ve ardından peş peşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs’le teyit ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz?
  • Al-i İmran Suresi, 33. ayet: Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti;
  • Al-i İmran Suresi, 44. ayet: Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem’i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur’a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin.
  • Al-i İmran Suresi, 45. ayet: Hani melekler, dediler ki: “Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir. O, dünyada ve ahirette ‘seçkin, onurlu, saygındır’ ve (Allah’a) yakın kılınanlardandır.”
  • Nisa Suresi, 171. ayet: Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah’a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah’ın elçisi ve kelimesidir. Onu (‘OL’ kelimesini) Meryem’e yöneltmiştir ve O’ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve elçisine inanınız; “üçtür” demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek İlah’tır. O, çocuk sahibi olmaktan Yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.
  • Maide Suresi, 17. ayet: And olsun, “Şüphesiz, Allah Meryem oğlu Mesih’tir.” diyenler küfre düşmüştür. De ki: “O, eğer Meryem oğlu Mesih’i, onun annesini ve yeryüzündekilerin tümünü helak (yok) etmek isterse, Allah’tan (bunu önlemeye) kim bir şeye malik olabilir? Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır; dilediğini yaratır. Allah her şeye güç yetirendir.
  • Maide Suresi, 72. ayet: Andolsun, “Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih’in dediği (şudur:) “Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü O, Kendisi’ne ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur.”

Bu sevimli ve merhametli yüze sahip, sevgiyle bakan annemizin yüzünün Meryem as.’ın ve onda gizli olan Kutsal Ruh’un silueti olduğunun bazı işaretleri şunlardır;

  • Saçında zeytin yaprağına benzer bir toka vardır ki, bu işaret zeytin ağacını, kutsal yağı ve İsa’yı temsil etmektedir. Çünkü o zeytin dağı ile özdeşleşmiştir.
  • Onun gözleri Altın Yol ismini verdiğimiz yola doğru bakmaktadır. Aslında kutsal ruh tüm peygamberlere inmiş ve hepsinde farklı derecelerde kendini göstermiştir.
  • Boynunun altında örtüsünün kıvrımları yer almaktadır. Bu onun kurallara ileri derecede bağlılığının ve adanmışlığının sembolüdür.
  • Ayetlerde belirtildiği üzere dünya kadınlarının en üstünü Meryem’dir. Erkeklerin en üstünü olanın da hemen yanında resmi çizildiğine göre; denizdeki siluetin Meryem As.’a ait olması beklenen bir durumdur.

Yine de her şeyi en iyi Allah bilir.

Hiç şüphe yok; Kutsal Ruh’la dolan Meryem annemizide, Allah’ın kutsal ruhu ve sözleri dolu olan oğlu İsa’yı da, her şeyi yaratan ve kendisinden başka ilah olmayan Allah yaratmıştır. Hem Meryem ve oğlu İsa, hem de kainatta ki her şey Allah’a muhtaçtır. O’ndan başka sığınılacak ve yakarılacak bir güç yoktur. Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır ve O’nun yüzünden başka her şey yok olucudur.


DESTEK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI:

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet'a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır. Tüm yaygın dünya dillerinde sitelerimizin ve youtube kanallarımızın açılması için çalışmalar devam etmektedir.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda "Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe" isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV'lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah'a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.



Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir ok dile çevrilip, seslendirilmeli ve grafik tasarımcılarla en güzel şekilde sunulmalı. Tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenemlidir. Sosyal medyada tüm ülkelerde yeterli insanın görmesini sağlayarak hep birlikte insanlık tarihinin en büyük HAKKIN ilanını gerçekleştirmeliyiz. İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana vesile olmak ve cehennemden kurtuluşa vesile olmaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF yada basılı kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız. Onun yüce ismini ve muhteşem mucizelerini, ilahi sözlerini ilan etmek bağlılığın doğal bir davranışıdır.

Bununla birlikte aklınıza takılan her türlü soruyu paylaşabilirsiniz. Yürekten Allah'a yönelmiş ve fedakar kardeşlerimizin birbiri ile tanışarak kardeş olmalarını ve her türlü sorunlarının çözümü için peygamberin sünneti gereği yanlarında olmayı görev biliyoruz.

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Sahip olduklarımızın en az onda birini Allah'a sadakatimizi ispatlamak için harcamalıyız. 10 zeytin yerine 9 yiyerek kim aç kalır ki? 10 gümüş değerinde bir elbise yerine 9 gümüş değerinde bir elbise kimi açıkta bırakır? Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz yaratığınız, sizden 1/10'u bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Allah için fedakarlık yapalım ki O'nun mucizeleri dünyaya yayılsın ve yeryüzünde Allah'ın ismi yücelsin, dinler bir öncüyle birleşsin, dünyaya iyilik ve barış hakim olsun. Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidip bizim için savaşın" diyenler gibi olmayın, mücadeleden ve fedakarlıktan kaçmayın. Kazancının onda birinden vazgeçmek kimseyi fakir yapmayacağı gibi, cimri olanın da inancı kabul edilmeyecektir. Asıl makbul olansa ihtiyaçtan fazlasının tamamının Allah'a verilmesidir. Çünkü mucizelerle dolu Kuran ve diğer kutsal kitaplarda böyle emredilmiştir. İster kendiniz, ister bizim yardımımızla tanıtım kampanyanları düzenleyin ve farklı dillere kitap ve belgeselleri çevirtin.

Hz İsa; - Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;
      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; "ihtiyaçlarından fazlasını".


Buda: "...sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır"

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah'ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah'a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahını hizmetçisi zanneder gibi. İşi düştüğünde O'nu yardıma çağırıyor ama O'nun için fedakarlık yapmıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin? İnanıyorsa insan artık gereğini yapsın. İnanmadıysa da her delile karşı ayrı kanıt getirsin. Yoksa artarak gelen felaketleri için şikayet etmesin!

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak