KURAN’DA “KORONA VİRÜSÜ” KELİMESİ VE MUHTEŞEM BİLGİLER

Bu sabah 7.40 civarında haberlerde Çin’i saran Korona virüsünün hızla yayıldığına ilişkin haberleri izliyorduk. Kuran’da Allah’ın her şeyi açıkladığı hatırıma getirildi ve Kuran’da bu kelimeyi aratmak istedim. Gördüğüm ayetlerin hikmetli mesajları karşısında ellerimi defalarca hayretle dizime vurdum ve Allah’ı yücelttim. O geleceği ve her şeyi bilen, çok adil ve hikmetli olandır.

“KORONA VİRÜSÜ” İLAHİ BİR CEZA MI?

Çin’in son 100 yıl içinde öldürdüğü Türk ve müslüman sayısının 60 milyondan fazla olduğuna yönelik haberler vardır. Bugün de tüm dünya tarafından Uygur türklerinin suç işleme ihtimalleri göz önünde tutularak kadın, erkek ve çocuk toplama kamplarında esaret altında büyük bir zülüm içinde tutulduğu bilinmektedir.

Bununla birlikte dünyada iyi yada kötü, günahkar yada hata içinde olsa bile nerdeyse tüm milletlerin YARATICI’ya inancı vardır ve ona saygı göstermekte, şükretmektedir. Ama 1.4 milyar nüfusu ile dünyada önemli bir yer kaplayan ÇİN halkı ve devleti Rabbini ve Alemleri yaratanı reddediyor, yok sayıyor ve din inancı ile, dini yayan herkesle savaşıyor.

İŞTE KURAN’DA “CORONA VİRÜSÜ” (KORONA)

Onlardan işine gelip gidenlerde dahil, tümü azabı hak etmiş bir topluluktur. Çünkü zalimlerle aynı çatı altında duran, yardımlaşan, hizmet eden ve onlarla dostluk eden de onlardan sayılır.

Arapça’da KORONA; kaf, ra ve nun ile yazılır.

قرن

Bu kelimeyi Kuran’da aratınca şu 15 ayete ulaşırız.

HELAK EDİLENLER

En’âm  6/6

الم يروا كم اهلكنا من قبلهم من قرن مكناهم في…

Elem yerav kem ehleknâ min kablihim min korana…

Görmediler mi helak ettik nice kabileyi korona’dan…

Kuran dünyanın tüm milletlerine ve tüm dillere hitap eden bir harf sistemi ile yazılmıştır. Onda sesli harfler bulunmaz böylece farklı anlamlarda yorumlanarak bir ayet birden çok anlama ulaşılabilir.

Not: Bazıları ahmakça bir yaklaşımla ayetleri yanlış okuyorsunuz demektedir. Onlar Kuran orjinalinde hareke ve noktalar olmadığını bilmiyorlar. Ayrıca elbette bizde klasik okunuşunu da kabul ediyoruz. Yaptığımız asıl manasını kabul ederek; bu harflerin anlamlı şekilde bir araya gelişinin başka bir mucizeyi ortaya çıkarışını göstermektedir.

En’âm  6/6  Görmediler mi onlardan önce nice nesilleri helak ettik ki onlara, yeryüzünde size vermediğimiz imkanları, kudretleri vermiş, onları yeryüzüne yerleştirmiştik, üstlerine bolbol yağmur yağdırmıştık, ayaklarını bastıkları yerlerden ırmaklar akıtmıştık, fakat sonra suçları yüzünden helak ettik onları ve onlardan sonra da başka başka nesiller meydana getirdik.

Bu ayetin ilk cümlesinde ki “karn” yani nesil kelimesi içinde geçmektedir. İlk cümle helak edilen insanları anlatmaktadır ve bunun onların suçları yüzünden yapıldığı anlatılır.

 

YAKINLAŞTIRILIRLAR VE ZİNCİRLENİRLER

İbrahim  14/49

وترى المجرمين يومئذ مقرنين في الاصفاد

Veterâ-lmucrimîne yevme-iżin mu-korana -ne fî-l-asfâd(i)

Görürsün suçluları o gün korona’lı ve bezler içinde.

Burada ise KORONA kelimesi yakınlaşmış kelimesinin içine gizlenmiştir. Al asfad yani “bezler” kelimesini sözlüklerden incelediğimizde “bağ”, “bezler”, “kelepçeler” kelimelerine ulaşırız. Tutsak etmek, bağlamak anlamlarıda vardır. Google Translate en yakın “bezler” kelimesini önermektedir. Tutsak olarakta çevrilse, bezler olarakta çevrilse muaazzam bir anlama sahiptir. Tüm Çin evlerinde tutsak ve ağızlarına virüsü engellemeye çalışan bezler bağlamış halde beklemektedir.  Adeta bir hapis içinde sonlarına dair korku içindedirler.

 

Ayetin sayı nosu 1449 yılını verir. İslami takvime göre 1441 yılındayız. Bu yıldan 7-8 yıl sonrasına kadar uzanan bir kargaşa ve helak döneminde miyiz? Yorum sizin.

 

Dipnot: Erdem Çetinkıyameta’nın binlerce kişiyi İslam dinine çeken, tüm dünyada milyonlarca kez izlenen mucizeler belgeselini sizde izleyin. Allah ona “Altın Oran, Kabe, Mekke ve Kuran mucizelerini” VE DAHA NİCELERİNİ vermiştir.

 

ZULKARNEYN ZULMEDENLERE AZAP EDİYOR

Kehf  18/83

ويسٔلونك عن ذي القرنين قل ساتلوا عليكم منه ذكرا

Veyes-elûneke ‘an żî-lkarneyn(i)(s) kul seetlû ‘aleykum minhu żikrâ(n)

Bu ayette korona Zülkarneyn (AS.) kelimesi içinde geçiyor. Bakalım Allah ona ne diyor?

Kehf  18/86

لقرنين اما ان تعذب واما ان تتخذ فيهم حسنا

Hattâ iżâ beleġa maġribe-şşemsi vecedehâ taġrubu fî ‘aynin hami-etin vevecede ‘indehâ kavmâ(en)(k) kulnâ yâżâ-lkarneyni immâ en tu’ażżibe ve-immâ en tetteḣiże fîhim husnâ(n)

Dedik ki: Ey Zülkarneyn, istersen azaplandırırsın bunları, istersen iyilik edersin onlara…Dedi ki: Zulmedeni azaplandırırız, sonra da Rabbinin tapısına götürülür de Rabbi, onu şiddetli bir azaba uğratır.

Kehf  18/94 Dediler ki: “Ey Zu’l-Karneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi ödeyelim mi?”

Yine KORONA geçen bu ayette çinlileri seddin arkasında tutup onların dışarı çıkmasını engelleyecek bir engel yapılmasından bahsedilmesi şaşırtıcıdır.

 

Meryem  19/74

وكم اهلكنا قبلهم من قرن هم احسن اثاثا ورءيا

Onlardan önce nice nesiller helak ettik ki mal bakımından da daha güzel mallara sahipti onlar, gösteriş bakımından da.

 

Mü’minûn  23/31

Sonra onların ardından, başka bir nesil meydana getirdik.

ثم انشأنا من بعدهم قرنا اخرين

SIKIŞIK -KORONALI BİR YERDE ÖLMEYİ DİLERLER

Furkân  25/13

واذا القوا منها مكانا ضيقا مقرنين دعوا هنالك ثبورا

Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık (KORONALI) bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar.

Ve-iżâ ulkû minhâ mekânen dayyikan mu-korona-ne de’av hunâlike śubûrâ(n)

 

EVLERİNİZDE OTURUN

Ahzâb  33/33

وقرن في بيوتكن ولا تبرجن تبرج الجاهلية الاولى…

Ve KORANA fî buyûtikunne velâ teberracne teberruce-lcâhiliyyeti-l-ûlâ

KORONA içinde oturun evlerinizde, burçlar içinde ilk cahiller gibi…

 

Sâd  38/3

كم اهلكنا من قبلهم من قرن فنادوا ولات حين مناص

Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Feryat ettiler ama kurtuluş vakti değildi.

 

BAĞLARLA BAĞLANMIŞLAR

Sâd  38/38

واخرين مقرنين في الاصفاد

Ve âḣarîne mu-korana-ne fî-l-asfâd(i)

Ve bir başka kısmı da bukağılarla bağlanmıştı.

Fil asfad; Bağlar-bukağılar manasına gelmektedir.

Mu korana: Koranalanmış, demektir. (Klasik okunuşta mukarranîne diye okunur ve birbirine bağlanmış demektir)

 

Fussilet  41/25

وقيضنا لهم قرناء فزينوا لهم ما بين ايديهم وما خلفهم و

Ve kayyadnâ lehum KORONA-E fezeyyenû lehum mâ beyne eydîhim vemâ

Biz onlara birtakım yakınlar (KORONA) musallat ettik. Onlar, kendilerine önlerindekini ve arkalarındakini süslü gösterdiler. Kendilerinden önce geçmiş olan cin ve insan toplulukları içinde (uygulanan) söz, onlar için de hak oldu. Çünkü onlar hüsrana uğrayanlardı.

 

Zuhruf  43/13

لتستوا على ظهوره ثم تذكروا نعمة ربكم اذا استويتم عليه وتقولوا سبحان الذي سخر لنا هذا وما كنا له مقرنين

O, bütün çiftleri yaratan ve gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri var edendir. Ki sırtlarına binesiniz, sonra onlara bindiğiniz zaman, Rabbinizin verdiği nimeti anasınız ve şöyle diyesiniz: “Emrimiz altına almaya gücümüz yetmediği halde, bunları bize musahhar eden Allah, münezzeh ve yücedir.”

 

ÜLKELERİ DOLAŞIP SARMIŞLAR

Kâf  50/36

Onlardan önce nice nesilleri helak ettik ki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Ülkeleri dolaşmışlardı. (Ama) kaçacak bir yer var mı?

وكم اهلكنا قبلهم من قرن هم اشد منهم بطشا فنقبوا في البلاد هل من محيص

Değerli kardeşlerim, Allah’ın gösterdiği bu mucizeleri herkesle paylaşmak üzerinize farzdır. Çünkü duydunuz gördünüz. Paylaşmazsanız ve yaymazsanız sorumlu olursunuz. Allah’ın dinine yardım edin ki; sizede musibet bulaşmasın.

 

KURAN’DA AIDS/HIV VİRUSU

Aids yada diğer adıyla HIV virüsü yaklaşık 180 yıllık geçmişi olan bir hastalığa sebep olmuş ve 35 milyona yakın insanı öldürmüştür. Kuran’da bu iki kelimeyi de arattığımızda yine helak edilmiş toplumların karşımıza çıkması ilginçtir.

عاد وثمود 

Aids kelimesinin tamamı bu formda geçer ve lanetlenip gazaba uğratılmış Ad ve Semud kelimesinin birleşimi olarak karşımıza çıkar. Kuran da bu harfler hep Ad ve Semud kelime grubunun içinde yer almıştır.

HIV kelimesi ise tek bir ayette geçmektedir.

Kâri’a  101/9

فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ

Fe-ummuhu hâviye(tun)

Onları anası HIV’dir. / Onların anası (haviye) ATEŞ’tir.

Evet sadece Kuran’da HIV harfleri sıralı ve yan yana  Haviye yani Ateş kelimesinin içinde geçer . Devamında şöyle der; “Onun ne olduğunu ne bilirsin? O, pek kızgın bir ateştir.”

KURAN DA DİĞER GİZLİ KELİMELER VE KOORDİNAT MUCİZELERİ

https://www.erdemcetinkaya.com/kuranda-ki-farkli-koordinatlar-mucizeleri/

https://www.erdemcetinkaya.com/7-durak-nallahan-bagder-erdem-cetinkayameta-memleketi/

https://www.erdemcetinkaya.com/6-durak-salamis-barnabasin-kenti/

https://www.erdemcetinkaya.com/3-nokta-medyen-bolgesi-koordinat-mucizesi/

https://www.erdemcetinkaya.com/2-durak-al-ula-salih-as-koordinati-mucizesi/

https://www.erdemcetinkaya.com/1-durak-mekke-kabe-koordinat-mucizesi/

 

(Yeni yazılarda bildirim almak için sol altta duran zil ikonuna tıklayınız ve bildirimleri kabul et tuşuna basınız)

(Keywords: Korona Virüsü, Corona, Koruna, Coruna, Korana Virüsü)

Benzer Yazılar

10 Yorum

  1. Çinin 33 eyaleti ve 333 şehri vardır. Corona virüsünün gen diziliminde kuyrukta 33 a harfi vardır. Kendi yaptıkları virüs kendilerinin sonunu hazırlamaktadır.

  2. Ayeti yanlış tefsir ediyorsunuz. Bunun vebali nasıl olacak. Birde sosyal medyada paylaşmak cesaretiniz var. قرن koronamı sizce. Yoksa karyeler yani milletler veya beldeler veya kavimler mi demek

    • Ali bey, asıl manasının karyeler yada diğer klasik manaları olduğunu kabul ettiğimiz bunu da açıkça dile getirdiğimiz halde, bizi neden suçluyorsunuz? Elbette milletler yada nesiller manalarında kullanılmış temel anlamında. Ancak bu harflerin bu yılları ifade eden ayet numaraları ile 14.49 (2028) gibi dikkat çekilerek son derece anlamlı şekilde azap, bağlar içinde oturmak, burçlar arkasına hapsedilmek gibi ayetlerin içinde kullanılmasının Allah’ın Kuran’da sakladığı büyük bir mucize olduğunu düşündük. Sadece bu değil Kuran’da bu tarzda düzenlenmiş çok fazla mucize vardır. Örneğin Dünya Tohum deposunun adı ve koordinatlarına kadar yeri Kuran’da yazılıdır. Ama tabiki başka bir kelime içine gizli olarak yazılmıştır. Bunları yok saymak, tesadüfen olmayacak bir delili ve mucizeyi yok saymak demektir. Bizi eleştirenler asıl büyük bir ziyan içindedir ve kınanacaklar.

  3. En am suresi 6. Ayet mealinde “onlardan başka nesiller yarattık, oykeyken onları günahları sebebiyle helak ettik” İbrahim suresi 49. Ayet meali ” Mucrimleri görürsün, o gün birbirlerine bağlanıp kelepcelenmislerdir”

  4. Kelimelerin Anlamlarını Bozarak Tahrif
    Maide 5/13

    فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةً ۖ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِهِ ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِهِ ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَائِنَةٍ مِنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِنْهُمْ ۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ

    Sözlerinden caydıkları için onları dışladık (lanetledik), kalplerini katılaştırdık. Kelimelerin anlamlarını yerlerinden kaydırarak tahrif ederler. Kendilerine hatırlatılan gerçeklerden nasip almayı unuttular. Pek azı müstesna onların yaptıkları bir hainliği haber alırsın. Yine de Onlara aldırma ve yeni bir sayfa aç. Allah, güzel davrananları sever.

    Kelimeler iskelet ise, anlam o iskeletin ete kemiğe bürünmüş halidir. Kelimelere verilen manalar bir metnin nasıl anlaşılacağını belirler. Özellikle ortada bir metnin varlığı söz konusu olduğunda, tahrif ancak anlamlar üzerinden yapılabilir. Bu yöntem ile yapılan tahrif zamanla derinleşerek kazınamaz hale gelebilmektedir. Ancak Allah, Kur’an’ında bu işi hiç kimsenin inisiyatifine bırakmamıştır. Seçtiği kelimelerini yine aynı metin içinde eğip bükmenin söz konusu olamayacağı şekilde konumlandırarak, kitabı hakkıyla anlamak isteyenlere yolu göstermiştir. Orijinal olan metnin içinde hiçbir çelişki olmaması, Yüce Allah’ın bu yerleştirmesinin bir sonucudur.

    Anlamlar üzerinden gerçekleştirilen tahrifin özellikle Musa’ya indirilen kitap ile başladığını söyleyebiliriz. İlgili ayet aşağıdaki gibidir.

    Enam 6/91

    وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُوا مَا أَنْزَلَ اللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍ ۗ قُلْ مَنْ أَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاءَ بِهِ مُوسَىٰ نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ ۖ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا ۖ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُوا أَنْتُمْ وَلَا آبَاؤُكُمْ ۖ قُلِ اللَّهُ ۖ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

    Onlar, “Allah beşere bir şey indirmemiştir” derken, Allah’ı lâyıkıyla takdir edemediler. De ki: Öyleyse, Musa’nın insanlara nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz o kitabı kâğıtlara yazar, bir kısmını açıklar, birçoğunu da gizlersiniz. Sizin ve atalarınızın bilmediği pek çok şey de size onunla öğretildi. Sen Allah de, sonra bırak onları, daldıkları batakta oynaya dursunlar.

    Kutsal metin yazılı hale geldikten sonra onun değiştirilmesi ancak anlam üzerinden olabilecektir. Üzerine bir de güçlü ve kurumsal ruhbanlık yapısı oluştuğunda, ortaya konulan manaların sorgulanması, söz konusu dahi edilemeyecektir. İsrailoğulları Mısır’da yaşadıkları uzun tarihsel süreç içinde, İbrahim ve sonrasında gelen resullerin getirdiklerini, sistematik olarak değiştirip yepyeni bir din oluşturmuşlardır. Yakup ve Yusuf zamanında, resullüğü kendilerine geçirmek için amansız mücadele vermiş olan kardeşlerin soyu sahneye çıkıp tüm ilahi bilgileri kendilerini merkeze alarak yeniden oluşturmuş ve insanlığa kıyamete kadar sürecek fitneyi miras bırakmışlardır.

    Kur’an; İsa (as)’nın getirdiklerini de görmezden gelen Yahudilerin, Eski Ahid olarak tanımladıkları ve Musa’dan İsa’ya (hariç) kadar Resullere verilmiş vahiylerin derlendiği Tevrat’ı bu çerçevede ele almaktadır. İbrahim’in soyundan devam eden tüm resullerin her birinin insanlığa imam olarak belirlendiği kesinlikle unutulmamalıdır.

    • Emek vermiş yazmışsınız. Lakin bizler Kuran’ın orjinaline sadığız. Bizi çok yanlış anlamışsınız. Biz Kuran’da 1400 yıl önce KORONA virüsünden bahsetmiştir demiyoruz, diyemeyiz. Çünkü o zamanki insanlar bu virüsü bilmiyordu. Bu nedenle o zaman bu kelimenin kullanılıyor olması zaten saçma olurdu. Ancak Kuran tüm zamanlara tüm milletlere ve dinlere indirilmiş bir kitap olduğuna inandığımızdan, farklı millet ve dillere mesaj veren harikulade yönleri olabileceğini de düşünmekteyiz. Bu nedenle asıl manası yanısıra derin bir okuma ile içinde farklı sırlara ve bilgilere ulaşmak mümkündür. Bunun binlerce örneğini Bediüzzaman yada başkaca pek çok saygın alim dile getirmiş, Kuran’ı farklı şekillerde de incelemiştir. Bu nedenle çabamız Kuran’ı bozmak değil onda gizli olan farklı güzellikleri ve büyük ilmi keşfetmek, Allah ın mucizelerini anlamaya çalışmaktır. Sevgiyle.

  5. Güzel kardeşim virüsün adı
    KORONA değil

    CORONA**

    Saygılar

    • Tüm dünyada farklı harflerle yazılır bu virüsün adı. Ama tüm dillerde ortak bir sesi vardır. o da KORONA’dır. Bu durumda Kuran’da bu sesi ararız. Neden ingilizce odaklı düşünüyorsunuz ki; sanki Allah ingilizmiş gibi. Bilinçaltınızı bile işgal etmiş. Türkler K ile yazar, Araplar KAF ile yazar, İngilizler C ile yazar, Çinliler hiç telaffuz edemediğimiz harflerle yazar… Herkes dili döndüğünde kendi alfabesinde dile getirmeye çalışmış. İlla muhalefet etmek için Allah’ı ingiliz yapmayın.

      • Güzel Kardeşim ,

        ” Kuran’da bu kelimeyi aratmak istedim. Gördüğüm ayetlerin hikmetli mesajları karşısında ellerimi defalarca hayretle dizime vurdum ve Allah’ı yücelttim. O geleceği ve her şeyi bilen, çok adil ve hikmetli olandır.”

        Ellerinizi dizlerinize heyretler içerisinde vururken , hiç mi düşünmediniz :

        **2019-NCOV
        ***CORONA
        adlarının birer ingiliz değilde çin telaffuzu olduğunu ,

        SİZE BAKTIĞIMDA bir ÇINAR OLMASI GEREKİRKEN
        **Aesculus hippocastanum BİTKİSİ GÖRÜYORUM.

        *internet sitenizde *güvenli değil* uyarısı veriyor.
        BİLGİNİZE.

        SON HARBİYELİ
        669 KHK

        .

        • Değerli kardeşim, Tüm dünya bunu korona diye K sesi ile okumuyor mu? bu şekilde ünlü olmasını Allah sağlamadı mı? Bu hastalığın adı tüm dünyada KORONA sesidir. Çınar konusuna ise hiç girmiyorum. çünkü şahsımın hiç bir önemi yok. Tartışmaya gerek de yok bu yüzden.

Yorum Bırak