MESAJ BU SEFER REKLAM PANOSU İLE GELDİ (8. Kitap 11. Bölüm)

Yine hüzünlü olduğum bir zaman caddeye çıkıp biraz yürüdüm ve içimden bana yapmam gerekeni anlat, bir mesaj işaret gönder dedim. Tüm kalbimle bunu diliyordum. Çok üzgündüm. Dolunaya baktım, gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Para kazanırken yaşadığım zorluklar ve sözleşmeye riayet etmeyen insanlar ve vahşiler. Hepsinin arasında kalmıştım.

Sonra bir işaret derken; baktım ki otobüs durağının önüne gelmişim. Tam o anda hızla bir araba gelip yanımda durdu. İki tane adam hızla indi. Ben tam bunu söylerken bu olunca endişelenmiştim. Sonra hızla arkaya döndüler ve bir reklam afişi çıkardılar. O an dedim ki evet işte bu benim işaretim…

Astıkları panoda aynen şöyle yazıyordu; “Bu ülkede ekmeğin bir adı var. O’nu.(marka adı U’no)” Onu yaşa, onu yaşat…

Yani ben ekmek niye böyle zor geliyor diye ağlarken, Allah kendisini yaşamadığım yaşatmadığım, gaflete düşüp tebliğe ara verdiğim için sıkıntılara duçar olduğumu söylüyordu.

Kendime çeki düzen verdim inşallah ve Rabbim de durumumda ki sıkıntıyı giderdi.

Çevremde ki, yazılar sesler ve resimlerin yani evrenin benimle konuştuğuna inanıyorum. Ve bu dili çözmeye çalıştım. Bu dili sizin de öğrenmenizi isterim. Allah Kur’an da nereye bakarsanız bakın Allah’ın yüzünü görürsünüz demiş. Evet, Arapçası aynen böyle ayetin. Demek ki evren Allah’ın yüzünün aldığı bir şekil. Acılar da mutluluklarda Rabbin bize olan yüzü. Dolayısı ile gelen bilgiler, karşımıza çıkan insanlarda hiç bir şey boş değil. Hepsi ihtiyacımız olduğu için ya da yönlendirileceğimiz yere yönlendirilmek için.

Kime cehennem, kime cennet kolaylaştırılır. Oraya gidecekseniz evren sizi oraya çağırır.

Bir kez de benzinlikteydim, gidip marketten ödeme yapmam gerekiyordu. Birden yukardan bir kova su döküldü 2 metreye ileriye ve bana gitme dedi sanki. Ben idrak edemediğimden gittim ve döndüğümde pompacı bana “elektrikler gitti” sizi bekletmek zorundayım dedi. Acil işim olmasına rağmen orda epey bir beklemek zorunda kalmıştım.

Bir kez de yolda giderken, radyoda ki şarkıcı “hız yapma, sonra keserler cezanı” gibi şeyle söylemeye başladı. Normalde dikkat vermem sözlere ama içimden bir ses, işte bu bir mesajdı dedi, dikkatimi uyardı.   Hâlbuki aynı şarkıyı daha önce de dinlemiştim belki ama o söz dikkatimi çekmemişti.

Gerçekten de sadece 1 dakika içinde çevirmeye girdim ve sadece 10 km daha hızlı gittiğim için trafik cezası ödedim. Anladım ki; eğer açık ve net şekilde gerçek bir ihtiyaç ve iç yanışı hali ile arayış içinde soru sorarsanız, cevabı sizlere çevresel yollarla da gelebilir. Bunun delili; Allah’ın Kuran’da “Kuluyla perden ardından da konuşur” ayetidir. Her şey bir perdedir. Bir soru sorduğunuzda Allah’a çevrenizi dinleyin ve cevaplara hazır olun. Belki bir çocuğun sözleri belki de bir reklam panosu… Belki de dökülüveren tabaklar ve bir kova su.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak