ESKİ MISIR YAZITLARINDA YAĞAN MUSİBETLER VE HAMAN’IN KANITLARI

Asvan papirüslerinde, saklı belgelerde ve Aramca yazılan mektuplarda, Ahameniş İmparatorluğu adına Mısır’ın cephe garnizonunda görev alan bolca Yahudi askerin varlığıyla ilgili bilgiler bulunur.

Kur’an’da Firavun’la birlikte adı geçen kişilerden birisi Haman’dır. Haman, Kur’an’ın 6 ayetinde, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir.

Firavun dedi ki: “Ey önde gelenler, sizin için benden başka İlah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın İlahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum.” (Kasas Suresi:38)

Kur’an’ın verdiği bu haberin doğruluğu Bir Mısır hiyeroglifinin bundan yaklaşık 200 yıl önce çözülüp, eski Mısır yazıtlarında “Haman” isminin bulunmasıyla ortaya çıktı.

Eski Mısır hiyeroglifi 1799 yılında, “Rosetta Stone” adı verilen, MÖ 196 tarihine ait bir kitabenin bulunmasıyla çözüldü. Bu sayede eski Mısır uygarlığı, onların dinleri ve sosyal yaşantıları hakkında birçok şey öğrenildi.

Hiyeroglifin çözümüyle konumuzu da ilgilendiren çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Haman” ismi gerçekten de Mısır yazıtlarında geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir anıt üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı yazıtta Haman’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu.

Antik Mısır kültürü ve tarihini incelemiş ve yazdığı eserler Atlas başyapıtı olarak kabul edilmiş Alman bilim adamı Walter Wreszinski, Hof müzesinde sergilenen bir anıt üzerinde Haman isminin geçtiğinden ve aynı yazıtta Haman’ın Firavun’a olan yakınlığından bahsedildiğini eserinde haber vermektedir.
(207. Walter Wreszinski, Aegyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinrichs’ sche Buchhandlung.)

Yine bir antik Mısır tarihçisi olan Hermann Ranke tüm bu yazıtlara dayanarak hazırladığı “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde Haman’dan “Taş ocaklarında çalışanların başı” olarak bahsetmektedir.
(Hermann Ranke, Die Ägyptischen Personennamen, Verzeichnis der Namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952.)

Ortaya çıkan sonuç önemli bir gerçeği ifade ediyordu. Haman, aynen Kur’an’da geçtiği gibi Hz. Musa zamanında Mısır’da yaşayan bir kişiydi. Kur’an’da bahsedildiği gibi, Firavun’a çok yakındı ve inşaat işleriyle ilgileniyordu.
Kur’an’da, Firavun’un kule yapma işini Haman’dan istemesini haber veren ayet, bu arkeolojik bulguyla tam bir uyum içindedir:

Sonuç olarak, Eski Mısır yazıtlarında Haman’ın adının bulunması, Kur’an’ın, gayba hâkim olan Allah katından indirilmiş olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Zira Kur’an’da Peygamber Efendimizin yaşadığı devirde ulaşılması ve çözülmesi mümkün olmayan bu tarihi bilgi mucizevi bir şekilde bizlere aktarılmıştır.

NEHİRLERİN KANA DÖNMESİ VE BELALAR

Tevrat’ta Rabbimizin nehirleri kana döndürdüğü ve şehirde içilecek temiz su bırakmayarak Mısırlıları cezalandırdığı anlatılır. Musa’nın yaşamadığını iddia edenler bu satırları açıklamalıdır.

PAPYRUS2:5-6 Bela her yeri sardı. Her yerde kan var…2:10 Nehir pis, nahoş (orijinal loathsome)2:10 İnsanlar içmeye çekiniyor, insanlar suyun başında susuz.3:10-13 Bu bizim suyumuz, bu bizim mutluluğumuz, bundan dolayı ona saygıda ne yapacağız, hepsi harabe.

Mısır tabletlerinde açıkça “Musa” isminin geçmemesi yada Firavun’un denizde öldürülüşünün yazmıyor oluşu Mısır tarihine özgü bir durumdur. Mısırlılar çok kibirli ve kendilerini dünyanın süper gücü gören bir milletti. Onlar aslında Hititlilere yenildikleri savaşı bile galibiyet havasında anlatmış ve pek çok detayı gizlemişlerdir. Bunu Hitit tarihi ile Mısır tarihini kıyaslayarak anlıyoruz. Mısırlı saray tarihçileri devletlerini küçük düşürecek tüm detayları kitabelerden silmiş yada hiç yazmamıştır. Ancak yukarıdaki gibi ilk yağan felaketlerden bazıları korunmayı başarmıştır.

Kızıldeniz’de bulunan 2. Ramses dönemine ait savaş arabası tekeri. Aynı yerde o döneme ait, “at başlığı” bulunmuştur.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak