BİR SİMULASYONUN İÇİNDEYİZ

Baştan beri anlattığımız üzere; Einstein’in de dediği gibi madde diye bir şey yok. Gerçek sandığımız her şey bilinçli, her şeyi görebilen ve ses gibi frekanslarla titreşen bir enerjinin benliği olan ve geliştirilebilir insan adlı bir yazılımla değerlendirilmesinden ibaret. Tabi ki kod düzeni, tüm sistemin yapısı bildiğimiz bilgisayarlar gibi değil. Maddenin boşluklu yapısı 1 ve 0

YENİ BİR YARATICI TANIMI; ATEİZMİ YOK EDER!

ALLAH’I ŞİMDİ GÖRECEK VE DUYACAKSINIZ Yaratıcı hakkında çok şey söyleniyor. Kutsal kitaplarda bazen bir insan gibi el ve ayaklı, bazen de her yerde olan sonsuz bir varlık gibi anlatılıyor. Onun bazen ışık, bazen de saf enerji olarak betimlendiğine de şahit oluyoruz. Bazıları ise ateist olup; o hiç var olmadı diyor. Peki O’nun hakkında ki gerçek

BEYİNDE GİZLİ KUTSAL KİTAP

Allah’ın her şey olduğunu, her şeyi kullanarak nasıl gördüğünü ve her şeye frekanslar yoluyla nasıl şekil verdiğini göreceğiz. Hatta sesini bile bir ölçüde duyabileceğiz. O her mahlukata kendi lisanında; kendi frekansında hitap eder. Peki dinler nedir? Çünkü insanların çok azına bir dinin öğretisi sağlıklı bir şekilde ulaşabilmektedir. Geri kalanlar ne olacak? Allah onları umursamıyor mu

DAİRE ŞEKLİNDEKİ İLAHİ SIR

Peki Nedir bu Hu ismine ilahi dillerde sembol seçilmiş kapsayıcı şeklin sırrı? Sonsuzluk işareti olmanın da ötesinde. Yaratıcı modern insana öğrettiği ilk dillerde neden daireyi seçti Hu isminin sembolü olarak? Hu sesi nasıl ses veren tüm canlı ve cansızın zikri olmuşsa, onu ifade eden sembol de, tüm varlıkların görsel seremonisi ile ortaya koyduğu bir zikir

ALLAH’IN GİZLİ İSMİ “HU SESİ”

DİNLEYİN!! HHHH (nefes sesi) Bu O’nun öz ismi. Dinle kendini derin bir nefesle… Bu O’nun sesi. Her varlık O’nu sesleniyor. Tüm içtenliğiyle mutlu olup gülerken, en zevk aldığı anda yada ağlarken hıçkıra hıçkıra… yalnızca O’nun ismi duyulur tüm dudaklarda. Hhhhuu. Ağaçlar esen rüzgarla boyun eğerken O’na, yapraklarına çiçek kokan ilahi nefesi üfleyene Huu der. Görkemli

ERDEM ÇETİNKAYA META KİMDİR?

5 Ağustos 1980 yılında (23 Ramazan 1400 Hicri) Ankara’da doğdu. Babasından gelen soyadı Çetinkaya, Annesinden gelen soyadı Meta’dır. Nallahan ilçesinin Bağder-i Bala ve Karahisar köyleri memleketidir. 17 yaşında girdiği Maliye Bakanlığında 9 yıl vergi memuru olarak görev yaptı ve istifa etti. Kendi şirketini kurarak tasarım, yazılım, belgesel ve tanıtım filmleri alanlarında işler yapmaya başladı. Uluslararası

TEŞEKKÜRLER ALLAH’IM

  Mutluluğumdan; nasıl şükredeceğimi bilemeyecek bir halde; sana şükürler ediyorum. Ne kadar muhteşem olduğunu tarif edecek kelimeleri bulamasam da, sana sonsuz övgülerle sesleniyorum. Allah’ım; bilinen ve bilinmeyen, geçmişteki ve gelecekteki tüm varlıkların içinde ebediyyen en sevdiklerinden olmayı istiyorum. Ve yine o varlıkların içinde sonsuza dek seni en çok seven olayım. Sevilebilecek en güçlü şekilde seni