TANRIYI ARAYAN ADAM (1. Kitap 20. Bölüm)

Bir adamın hikayesi ilham oldundu ki, o herkesin hikayesidir. Ve bu hikaye hiç bitmeyecek!

Adam, Tanrı’dan bir ses duymak için göğe bakıyordu. Melek ona baktı ve şöyle dedi “O şah damarından daha yakınım derken bu garip değil mi?”, Sonra adam Tanrı’yı görmek için dağlara çıktı. Melek ona baktı ve “nereye dönersem yüzüm orada demişken bu garip değil mi?

Melek adama acıdı ve kulağına fısıldadı. Etrafında ki ve ruhunda ki büyük gürültüyü susturduğunda, onun sana bin yıldır seslendiğini göreceksin” Adam irkildi ve yalvarmaya başladı. Ey efendim ayaklarına kapanayım bana sırrı öğret daha çok anlat.

Melek ona acıdı ve “Sadece Rabbine tapın, her görünen O’nun yansıması olsa da; sen Güneş diye aya kucak açma.” Ve sözüne devam etti adamın göz yaşlarını ve 40 yıllık çilesini görüp. “Sen onu 40 yıldır, O da seni 40 yıldır, arıyor, neden ondan kaçıyorsun?” Adam “Kaçtığımın farkında değilim” Melek; “Aramak, kaçmaktır”, “Bulmayı dene”, onunla onu bulmuşçasına içinde ki sese kulak vererek konuş ve onu dinle, derinlerde karanlıkta kendini susturmayı dene. Çünkü o bir insanın sözünü asla kesmez.”

Adam bir koyu karanlık yer buldu öyle sessizdi ki. Kendine, beynine, ruhunun derinliklerini bir baktı “anılar, acılar, heyecan ve ümitler, hesaplar… İçi adeta bir çöplüktü” Geçmişini ve hatta kendi varlığını unutmaya yok etmeye ve sadece kendisini Yaratıp içine gizlenen ve Her yerde olan ilahın konuşmasına izin verecekti.

Sustu…! Hayalleri, sesi, düşünceleri tastamam sustu…! Arayıp duran beyni ve fikri titremeye başladı ama o yine de sustu onları bile görmezden geldi, unuttu! O an içinden bir coşku ve duygu denizi tüm benliğine doğru saçıldı. Kendini yok ettiği o anda gördü ki “O zaten ….’ydı.”

Eliyle dağları bir kenara atamıyordu evet, yada rüzgara yön veremiyordu. Ama bu oyunlara ne gerek vardı ki? Onları zaten düzeninde idame ettiren mükemmel bir idareci vardı. O insanı ruhuna dost bir ruh olarak kendine benzer yaratmıştı.

Ve insan sonunda onu dinlemeye ve onun ilahi coşkusunu tatmaya başladı. O karanlıkta aydınlık, sürekli sonsuz bir mutluluk ve huzurla kaplıydı.” ( Erdem Ç. Meta)


DESTEK ÇAĞRISI:

DÜNYAYA ULAŞMAK İÇİN YARDIMINIZA İHTİYACIM VAR!

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet’a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda “Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe” isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV’lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah’a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.

Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde profesyonel belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir çok dile çevrilmelidir. Akabinde Allah2ın bu mucizelerini duyuran, tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenmelidir.  İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana, cennete, insanlığın birleşmesine vesile olmak ve cehennemden kurtuluşu sağlamaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz insanoğlu, sizden emanet ettiklerinizin onda birini bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Hz İsa;
– Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;

      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; “ihtiyaçlarından fazlasını”.

Buda:

“…sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır”

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah’ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah’a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahına allah’a bir lamba cini gibi davranıyor. Sürekli bencilce, hizmetçisiymişçesine istiyor ama Rabbim ne ister diye sormuyor. İşi düştüğünde O’nu yardıma çağırıyor ama O’nun için fedakarlık yapmıyor. Sanki o Allah’ın değil, Allah onun kuluymuş gibi davranıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin?

Sorularınız ve desteğiniz için mail atmanız yeterlidir.

“Mucizelerin Sesi” adlı kitabımdaki tüm içeriği ücretsiz olarak sitemde makaleler halinde yayınlıyorum. Ama toplu ve sıralı halde bir kitap olarak edinmek ve bu yolla da HAK DİNİN dünyaya mucizeler ve kanıtlarla yayılmasına destek olmak isterseniz aşağıdaki linkten alabilirsiniz.

ŞİMDİ E-KİTABI SATIN AL

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak