Zekanın Gittikçe Artışı; Flynn Etkisinin Anlamı Nedir? (2. Kitap 10. Bölüm)

16 Dilde Yayın Yapıyoruz. Lütfen Paylaşarak Gerçeği Duyurun ve Destekleyin.

Yeni Zelanda Otago Üniversitesi Öğretim Üyesi James Flynn, 1980’lerde, aralarında ABD, Almanya ve İtalya’nın da bulunduğu 14 ülkede yaptığı araştırmayla IQ puanlarının giderek arttığını ortaya koymuş. Akademik çevreler tarafından Flynn’ın bu saptamasına ‘Flynn etkisi’ adı verilmiş. Araştırma, ülkelere göre farklılık gösteren IQ puanlarının her kuşakta 5-25 puan artış gösterdiğini ortaya koyuyor

Amerikan Cornell Üniversitesi’nden Prof. Tomoe Kanaya’nın yaptığı araştırma da IQ testlerinin Flynn etkisi sebebiyle zorlaştırılmasına rağmen IQ seviyelerinin arttığını gösteriyor. Irkları ve sosyal grupları farklı 9 okuldan toplam 9 bin öğrenci üzerinde yapılan araştırma, öğrencilerin IQ’larının basit olan önceki testlere göre daha yüksek çıktığını ortaya koyuyor. Ayrıca 6-17 yaştaki öğrencilerin katıldığı araştırmada, aynı sınıftaki öğrencilerin IQ seviyelerinin yanı sıra sosyal davranış biçimlerinin de benzerlik gösterdiği belirtiliyor.

Eğer genetik olarak deneyimlerimiz, arzu ve korkularımız aktarılıyorsa, zekanın da artmasından daha normal bir durum yoktur. Bugün bilim hem hayvanlarda hem de insanlarda genetik olarak bir çok bilginin aktarıldığını, doğuştan gelen korku ve güdülerimizin bu kalıtsal bilgilere dayandığını tespit ettiler. Örneğin; farelere bir işaret öğretilip bir işi başarmaları öğretildiğinde,  yeni doğan farelerin eski farelerden daha çabuk o işi yapmayı öğrendiği, hatta bir kaç nesil sonra o işi bilerek doğduğu gözlemlenmiştir. Sayısız deney farklı hayvanlarla tekrarlanmış ve bilgi aktarımı genel kabul gören bir gerçek olmuştur.

Bu durum aslında tek bir köke sahip olan DNA’nın kendini geliştire geliştire ilerlediğini, ham halinden, olgun ve ergin bir hale dönüşerek kendi zirvesine ulaşmaya çalıştığının ifadesidir.

A-Dem (1.A Devri-Demi) kelimesini bile incelediğimizde; A yani ilk ve birincil DEM; yani dönemden, Er yani ermiş, ergin ve olgunlaşmış DEM dönemine kavuşuncaya kadar insanlığın yolculuğunun tarif edildiğini görürüz.

Nefislerin birleşmesi; Adem ile başlayan öz ve tek DNA’nın tüm bilgi birikiminin ve olgun halinini bir kişide tezahür edip insanlığın en üstün halini temsilen kendini Allah’a sunması ve var oluş amacını gerçekleştirmesi ile Rahim içindeki yarışı sona erecektir. O ergin akıl ve ruh vesilesiyle, insanlık uyması gereken kanun kural ve ruhu kavrayacak ve onunla kendini kurtaracak yeni bir yola girecektir. O yol, hakikatte Allah’ın insana öğrettiği ve binlerce yıldır kendine çekmeye çalıştığı SIRAT-ı MÜSTAKİM yoludur ki, o dümdüz yoldan yani peygamberler yolundan çıkan ziyana uğramıştır. O düz yolun ne olduğunu, inşallah büyük bir mucize ile “İlahi yol” kitabında, ilerleyen sayfalarda sizlere sunacağım ve bunu dünya haritası üzerinde bile olağanüstü semboller eşliğinde göreceksiniz.

Hz Muhammed’in as. “Mehdi’nin başarısı tüm peygamberlerin başarısıdır” demesi. Hem genetik aktarım, hem nurun ruhsal yolla akışı, hem de sosyal ve kültürel birikim sağlayarak din kulesinin inşasında işçiler olmaları hasebiyle her yönden ortak bir başarıdır. Ve Allah’ın rahmetidir.


16 Dilde Yayın Yapıyoruz. Lütfen Paylaşarak Gerçeği Duyurun ve Destekleyin.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak