ZULKARNEYN MUCİZESİ VE İNSANLIĞIN KURTULUŞU

Kuran bize gelecekte insanlığı kurtaracak bir cihazı Zulkarneyn kıssası aracılığı ile öğretiyor. ZULKARNEYN MAKİNESİ hakkında ne eski kitaplarda ne de sümer tabletlerinde en ufak bilgi mevcut değil. Kuran ise benzersiz ve farklı yanlarıyla mucizelerinden birini daha lütfetti.

Zülkarneyn Makinesi yeryüzünü hangi felaketten kurtaracak? Dünya ortalama 300 bin yılda bir kutuplarını tersine çeviriyor. Ancak 720 bin yıldır kutup devinimi gerçekleşmedi. Kutup devinimi gerçekleşirken kutuplar parçalanıyor ve alan şiddeti hızla azalıyor. Şu anda dünyada olanlarda tam olarak böyle. Bu nedenle pek çok bilim adamı bir manyetik kutup değişimi içinde olduğumuzu  ifade ediyor.

Korkulan felaket manyetik kutupların yer değişimi sırasında manyetosferin ve van allan kuşakların ortadan kalkması tehlikesidir. Eğer bu sistem zayıflar ve işlevini yitirirse güneşten gelen plazmalar isabet ettiği şehirlerde yaşamı yok edebilir.

Bilim adamları Mars’ta ki atmosferin ve yaşam olanaklarının yok oluşunun ardında ki en büyük nedeni Mars manyetosferinin kaybolması ile açıklıyorlar. Manyetosfer dünya için hayati öneme sahip. 720 bin yıl önce geçici süre ile ortadan kalktığında güneş plazmasının isabet ettiği alanlarda canlılar üzerinde kitlesel ölümlere; büyük yangınlara yol açmış olabilir. Ama bu yerel etkileri günümüzdeki tekniklerle analiz etmek çok zor. Hz Muhammed As. 1400 yıl önce Koruyucu Seddin parçalanarak Güneşin batıdan doğuşu olarak adlandırdığı bu olayda gökten ateş yağacağını ve insan ırkının bir kısmının yaşamaya devam etmeyi başarsa bile büyük acılar çekeceklerini söylüyor.

Peki Manyetosfer nedir?

Pusulanın mıknatıslı ucunun kuzeyi gösterdiğini bilirsiniz. Bunun nedeni dünyanın dev bir mıknatıs özelliği göstermesidir. Peki bu manyetik alanın tek görevi yön bulmaya yardımcı olmak mı? Hayır en hayati öneme sahip özelliği bizi güneşten gelen elektrik yüklü olağanüstü güce sahip plazma patlamalarından korumasıdır. Plazmalar van allan manyetik kuşakları arasına sıkışırlar ve oluşan seddi aşamazlar.

 Bu patlamalar öyle güçlü ki; Geçtiğimiz yıllarda tespit edilen bir parlamada açığa çıkan enerjinin, Hiroşima’ya atılanın benzeri 100 milyar atom bombasına eş değer olduğu hesaplanmıştır. Parlamadan 58 saat sonra pusulaların ibrelerinde aşırı hareketler gözlenmiş, Dünya atmosferinin 250 km üstünde sıcaklık sıçrama yapıp 2.500 °C’ye yükselmiştir. Yani güneşteki en küçük patlama bile dünyaya isabet etmesi halinde dünyayı 1 sn içinde ateş topuna çevirebilir. Tabi ki atmosfer ve manyetosfer seddi olmasaydı.

 1989’da gerçekleşen bir güneş fırtınası, Kanada’nın neredeyse tamamında 9 saatlik bir elektrik kesintisine sebep olur; dağıtım sistemi çöker ve 6 milyon insanı etkiler. O olay esnasında ABD‘nin bazı bölgelerinde güç transformatörleri erir.

 2005’in Aralık ayındaki başka bir güneş fırtınası olayında ise, tüm dünyada GPS sistemleri 10 dakikalığına devre dışı kalır. Uçaklar ve füzeler gps kullandığı için küresel bir felaketin eşiğinden dönülmüştür. Gökte onca korumaya rağmen hayatımızı derinden etkileyen fırtınalar; çok yakında yüzleşeceğimiz kutup değişiminde bizi koruyucu manyetosfer tabakamız olmaksızın yakalayacaklardır. Fırtınaların etkilerini yüzlerce kat daha güçlü hissedeceğiz.

 Colorado Üniversitesi’nden Daniel Baker, kutupların yer değişimi sırasında bulgular doğruysa gezegenin bazı yerlerinin yaşanamaz hale gelebileceğini açıkladı. Çünkü 80 yıl içinde beklenen kutup değişimi sırasında yeryüzünün manyetik alanı yok olurcasına zayıflıyor ve karmaşık hale geçiyor.

 Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU) ‘dan da dahil olmak üzere uluslararası bilim insanlarından oluşan bir ekibe göre, gelecekte böyle bir olay, gezegenimizin Güneş’in radyasyonuna maruz kalmasını artıracak ve tüm güç ve iletişim sistemlerini yok ederek trilyonlarca dolar zarar verebilir.

 Ayrıca kuşlar ve balıklar gibi manyetik alan yardımı ile ılıman bölgelere göç eden tüm hayvan topluluklarının yanlış bölgelere giderek kitlesel ölümlerinin gerçekleşebileceği de korkulan durumlar arasında.

Prof Roberts, henüz paniğe gerek olmadığını ve gelecekteki bir kutup geri dönüşünün etkilerini hafifletmek için zamanla yollar geliştirileceğini umduğunu söyledi.

Güneşten gelen plazma yağmurunun büyük bir kısmı van allan kuşaklarında yani dünyanın manyetik alan kuşaklarına yakalanıp depolansa bile az bir kısmı kutuplardan girer. Atmosferde gazlarla etkileşime giren plazmalar kimyasal bir tepkime ile ışımaya neden olurlar. Buna kutup ışıması denir. Kutsal metinlerde yeşil zümrütten ve ışıktan yaratılmış kaf dağının dünyayla birleştiği damarları temsil ederler.

Güneş patlamaları olduğu sıralarda kutup ışımaları artar ve kimi durumlarda avrupanın iç kısımlarından bile görünebilir hale gelir. Tehlikeli van allan radyasyon kuşağı dünyaya 200 km kalana dek yaklaşır. Elektrik sistemleri, cihazlar, hatlar ve uydular güneş patlaması sonrası aşırı yüklenmeden ötürü bozulabilirler. Oysa ki 3 katlı bir manyetosfer tabakamız var olmasına rağmen. Van allan kuşakları o kadar tehlikeli ki bir insan oraya özel bir uçakla gidebilse bile içinde kısa sürede ölür. Van Allan kuşağının içine giren bir uydu özel zırhlara sahip değilse devreleri yanar.  Ay görevleri, astronotların bu kuşaktan kalın zırha sahip araçlarla kuşakların en ince kısmından yüksek hızla geçmesi yoluyla tehlikesiz hale gelebilmiştir. Tabi bu ek maliyet getirmektedir. Kimi teorisyenlere göre bu kuşaktan geçmek hala çok zordur ve bu tehlikeli kuşaklar aya gitmeyi engellemektedir.

 “Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar…..” (21/Enbiya/32)

 Peki kutup devinimi neden bu kadar tehlikeli? Çünkü kutuplar takla atarken dünyanın manyetik alanı yani koruyucu alan gittike zayıflıyor ve birbirinin içine girip karmaşık bir hal alıyor. Böyle bir durum en son 700 bin yıl önce yaşandı. Ancak geçiş süresi her seferinde değişiklik gösterebiliyor. Birkaç yılla birkaç bin yıl arasında değişebilen bir düzelme süresi öngörülüyor. Eğer fazla uzun sürerse dünyanın kaderi mars gibi olacak. Eğer Zulkarneyn makinesini kullanmazsak.  Son yapılan araştırmaya göre , bilim insanları manyetik alanın ilk tahmin edildiğinden 10 kat daha fazla zayıfladığını ve gücünü her on yılda bir, yüzde 5 kaybettiğini düşünüyor. Fakat , tam olarak buna neyin sebep olduğunu ve bizim için ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

Bazı bili madamlarının iddia ettiği gibi kutuplar yer değiştirmese bile bu zayıflama bu şekilde devam ettiğinde dünyayı mars a çevirecektir.

 

 (2015 Dünya manyetizma haritası)

(Güney Atlantik Anomalisi denen olayda; pusula kuzey yerine güneyi gösteriyor ve manyetik alan dünya ortalamasının 3 te biri kadar zayıfladı. Bölgede uydular ve haberleşme sistemleri zarar görmeye başladı.)

Hz İsa döneminde 120 nanotesla şiddetinde olan manyetik alan ortalaması 35 yıl önce 80 nanotesla şiddetine;  bugün ise ortalama 40 nanotesla şiddetine indi. Katlanarak artan hızda bir azalma gözleniyor. 40 yıl içinde pek çok sıra dışı durumla karşılaşabiliriz. Cep telefonunuzla ücretsiz programlar yardımıyla bölgenizde ki manyetizma şiddetini ölçebilirsiniz. Dört yana çevirerek ortalamasını alın. Benim bölgemde yani Ankara’da ortalama 30’lu nanotesla değerlerini gösterdi. Kutuplara yaklaşıktıkça bu değer artar.

Manyetik alanın ortadan kalktığı yada zayıfladığı dönemlerde güneşten gelen elektrik yüklü plazma dünyanın bölünmüş kutuplarına doğru akacak. Ve bir sürprizimiz var. Dünya son yıllarda 2 değil tam 4 manyetik kutba bölündü ve zayıflayıp bölünmeye devam ediyor. Pek çok bilim adamı önümüzdeki 80 yılda kutup deviniminin tamamlanacağını söylüyor. Evet tamamlanacağını çünkü kayma ve zayıflama 1980 yıllarında netleşti. Manyetik kutup sayısı zamanla 10’larca farklı zayıf alana çıkacak ve pusulalar çalışmaz hale gelecek. Bu olduğunda güneşten her gün gelen plazma atmosferi hızla eritip aşındırmaya, ısıtmaya başlayacak.   Dünyanın her yerinde kutup ışıması dediğimiz ışıklardan görünecek. Her hafta olan büyük bir patlama dünyaya ulaştığında ise bazı şehirler yağ gibi kızaracak. Gök kırmızı bir renge bürünecek. Bazı ülkelerde ise sadece iklimin ısınması olarak kendini gösterecek. Eğer her yüzyıl da bir olan mega patlamalardan birine manyetosfer olmadan yakalanırsak dünyada hayat son bulabilir. Kutsal kitaplar bu konuyu son derece detaylıca anlatıyorlar. Evleriniz korunaklı mı? Hayır çünkü radyasyon taşıyan bu plazmalar 90 metre kalınlığında ki betonu geçebiliyorlar.


DESTEK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI:

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet'a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır. Tüm yaygın dünya dillerinde sitelerimizin ve youtube kanallarımızın açılması için çalışmalar devam etmektedir.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda "Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe" isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV'lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah'a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.



Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir ok dile çevrilip, seslendirilmeli ve grafik tasarımcılarla en güzel şekilde sunulmalı. Tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenemlidir. Sosyal medyada tüm ülkelerde yeterli insanın görmesini sağlayarak hep birlikte insanlık tarihinin en büyük HAKKIN ilanını gerçekleştirmeliyiz. İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana vesile olmak ve cehennemden kurtuluşa vesile olmaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF yada basılı kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız. Onun yüce ismini ve muhteşem mucizelerini, ilahi sözlerini ilan etmek bağlılığın doğal bir davranışıdır.

Bununla birlikte aklınıza takılan her türlü soruyu paylaşabilirsiniz. Yürekten Allah'a yönelmiş ve fedakar kardeşlerimizin birbiri ile tanışarak kardeş olmalarını ve her türlü sorunlarının çözümü için peygamberin sünneti gereği yanlarında olmayı görev biliyoruz.

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Sahip olduklarımızın en az onda birini Allah'a sadakatimizi ispatlamak için harcamalıyız. 10 zeytin yerine 9 yiyerek kim aç kalır ki? 10 gümüş değerinde bir elbise yerine 9 gümüş değerinde bir elbise kimi açıkta bırakır? Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz yaratığınız, sizden 1/10'u bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Allah için fedakarlık yapalım ki O'nun mucizeleri dünyaya yayılsın ve yeryüzünde Allah'ın ismi yücelsin, dinler bir öncüyle birleşsin, dünyaya iyilik ve barış hakim olsun. Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidip bizim için savaşın" diyenler gibi olmayın, mücadeleden ve fedakarlıktan kaçmayın. Kazancının onda birinden vazgeçmek kimseyi fakir yapmayacağı gibi, cimri olanın da inancı kabul edilmeyecektir. Asıl makbul olansa ihtiyaçtan fazlasının tamamının Allah'a verilmesidir. Çünkü mucizelerle dolu Kuran ve diğer kutsal kitaplarda böyle emredilmiştir. İster kendiniz, ister bizim yardımımızla tanıtım kampanyanları düzenleyin ve farklı dillere kitap ve belgeselleri çevirtin.

Hz İsa; - Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;
      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; "ihtiyaçlarından fazlasını".


Buda: "...sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır"

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah'ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah'a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahını hizmetçisi zanneder gibi. İşi düştüğünde O'nu yardıma çağırıyor ama O'nun için fedakarlık yapmıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin? İnanıyorsa insan artık gereğini yapsın. İnanmadıysa da her delile karşı ayrı kanıt getirsin. Yoksa artarak gelen felaketleri için şikayet etmesin!

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak