Kategori: Altın Oran Mucizeler Kitabı

  • MÜDDESSİR SURESİNDE ALTIN ORAN VE 19 İLİŞKİSİ (4. Kitap 5. Bölüm)

    Ey gizlenen kalk uyar.

    ….

    Bir kibirli ölçtü

    Bu İnsan sözüdür dedi.

    Kahrolası nasıl ölçtü

    Onu Sekara yaslayacağım

    Ne İdrak ettirir sana, Sekar nedir?

    Ne bırakır, ne de tutar.

    Levhalar sunar beşere. (AYETİN EBCEDİ ALTIN ORAN) (74:29)

    Üstünde 19

    (19 harfli Besmele, 109 güneş sistemi ve Altın Oran Mucizeleri)

    Ateş ehli meleklerdir.

    Kafirler için sayıları fitnedir

    Kitap ehli yakınlaşsın;

    İman edenin imanı artsın.

    Kalbi hasta olan desin ki

    Allah ne demek istiyor?

    Allah dilediği şüpheye sokar

    Dilediğini hadiye erdirir.

    Ordularını kendisi bilir.

    Bu bir zikr.

    ….

    Asla! Ay’a ki

    ve döndüğünde geceye

    seherde sabaha (Yeniden Ay, Dünya ve Güneşin hareketlerine dikkat çekilir yani 109’a)

    Mutlaka o en büyüklerden, tek olan

    Beşere uyarıcı.

    Sizden öne geçmek yada

    Arkada kalmak isteyenlere.

    Tüm nefsler kazandıklarına rehinedir.

    Onlar aslandan kaçan yaban eşekleri gibidir. (Bu en doğru çevirisidir. Okuyacağınız meallerde hiç geçmeyen kelimeler ayet içinde gibi yazmakta bazı kelimeler “levvaha” gibi yanlış çevrilmektedir.) Peygamber as. torunları olan imamlar burada bahsedilen ayetlerin geleceğe dönük olduğunu bir çok farklı yerde ifade etmişlerdir.

    Tam 19 yılda bir Güneş, Ay ve Dünya uzayda aynı hizaya gelirler. Buna bilim adamları “meton devri – meton senesi” demektedir. Kuran’da “sene” kelimesi 19 kez geçtiği gibi, Güneş ve Ay’ın yan yana geçtiği ayet sayısı da 19’dur.  Neden Arapçada Güneşin beyni yakışı, pişirmesi manasına gelen “sekarın üzerinde 19 var” dendiğini daha iyi anladınız mı? Çünkü Güneşle ilgili meton devri ve Güneş, Ay ve Dünya’nın tasarımı 10-9’lu 109 sistemine göredir.

    109 mucizesi isimli sunumumda anlattığım gibi, 19 yani; 10 ile 9’un birleşerek oluşturduğu 109 Güneş sisteminin ilahi mührüdür.  Ve bu mührün içinde yani 109 lu sistemin içinde altın oranın saklı olduğunu bir çok delillerle anlatmaya devam edeceğim.

    Müddessir suresinde Kuran üzerine hesap yapan ölçen biçen ve sonunda onun mucizelerle dolu ayetlerine “insan sözü” diyen kişilerin Sekar’a sunulacağını, orada beyni pişirici bir azaba tabi tutulacakları ifade edilmektedir. Ve onlara sunulacağı ifade edilen levhaların içinde en önemlileri; 109,19 ve altın orandır ki, bunların hepsi ahir zamanda ortaya çıkmış ve birbirine bağlı mucizelerdir.

  • ALTIN ORAN VE 19 SAYISI * EVRENİN YARATILIŞI (4. Kitap 4. Bölüm)

    Altın Oranın ilk 6 sayısı :
    1, 6-18-03

    1 Olan Rab; 6 günde ve 18 bin (0) alemi 3 aşamada yarattı.

    Bu dizilim; “kim?, ne zaman?, neyi?, nasıl? Sorularının cevabını içine saklamıştır. Bütün olarak incelenince ise geometri ve tüm yaratımın temelinde yer alan altın oran sayısını görürüz.

    Son aşama dünyaydı.  Tüm bu yaratılışta bu kutsal rakamı kullandı. Rab 6 günü yaratılışın süre sayısı olarak belirledi ve altın oran rakamlarının her şeyi anlatan bu ilk 6 sının toplamını 19 yaparak altın oranın üzerine 19 mührünü vurdu.

    1,61803 sayısında ilk 6 rakamın toplamı 19’dur.

    Müddesir Suresi;

    Sekar (güneşin yakması) nedir bilir misin?

    Levhalar-belgeler sunar beşere.Üstünde 19 vardır.

    ….

    İnancı arttırıcıdır.

    Dikkat et! Ay’a ki

    Ve (dünyanın üstüne) örttüğünde  geceye

    Seherde sabaha (güneş doğunca)

    Mutlaka o en büyüklerden biri, Beşere bir uyarıcı.(Ayetin sayısal değeri 109 (74. sure+35.ayet))

    Müddessir suresi dikkatleri Ay ve Güneşe, Dünyanın dönüşüne dikkat çekmektedir. Adeta 19 ve 109 mühürlerini nerede aramamız gerektiğini bize anlatmaktadır.

    • Güneş sisteminde 19-109 ve Altın Oran birbirine bağlı iki mühür olarak ortaya çıkmaktadır.
    • Güneşin içine yan yana en çok 109 dünya sığar.
    • Güneş ve Dünya arasına yan yana en çok 109 güneş sığar.
    • Ay gittikçe büyüyen bir yörünge elipsine sahip olsa bile günümüzde yörüngesinin orta noktasındayken Ay ile Dünya arasına da en çok 109 Ay sığar.
    • Ay’ın çevresi 109 bin km’dir.
    • Dünyanın çevresi 109 un 365 katı, Güneşin çevresi 109 tane 109 un 365 katıdır.
    • Dünyanın yaşanabilir hacmi 109 X 10¹⁰ km3′ tür.
    • Dünyanın max. hızı ise saatte 109 bin km.
    • Ayın hacmi ise 2 adet 109 X 10⁸ km küptür.
    • (Ay, Kur’an ve hadislere göre ortadan bölünmüş iki parça halindedir)
    • Güneş sisteminde, yaratılışta, Ay ve Dünyanın Güneşle tasarımında altın oran ile 10-9 lu tasarımı iç içe geçmiş bir halde görmekteyiz.
    • Sizlere altın oran, 19, 109 ve daha yüzlerce mucizeyi levhalar/tablolar halinde sunmaktayım.
  • EVRENİN YARATILIŞ SÜRESİ HAKKINDA KUTSAL KİTAPLARIN MUCİZESİ (4. Kitap 3. Bölüm)

    Evren ve Altın oran. En güncel bilimsel verilere göre evrenin yaşı yaklaşık 13,8 milyar,  Dünya’nın yaşı yaklaşık 4,576 milyar yıldır. Dünyamız neredeyse tam olarak evrenin 3 te 1’i yaşındadır. Kutsal metinlerde bunun net bir şekilde söylenmesi gerçekten hayret uyandırmaktadır. 13,8/3=4,6

    Oysa merkezdeki dünya anlayışına uygun olarak “önce dünya yaratıldı, sonra gökyüzüne yıldızlar pırıltılar gibi 1 günde konduruldu” denebilirdi. Sadece derin bir boşluk ve ışıklardan ibaret gökyüzü dünyaya nazaran çok daha basit görünüyordu o dönemin insanı için. Bu ve benzeri mükemmel doğruluktaki ifadeler, cennet ve cehennemi haber veren dinlerin doğruluğuna dair önemli kanıtlardır.

    “Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve dünyayı yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır…” (A’raf , 7/54)

    “De ki: Siz dünyayı iki günde yaratan Allah’ın tek İlah olduğunu inkâr edip O’na birtakım eşler, ortaklar mı uyduruyorsunuz? …” (Fussilet,  41/9)

    Yeryüzünde olması planlanan işler yani kader ise son 4 gün içinde zamana yayılarak takdir edilmişti. Kur’an ile aynı kaynaktan beslenmiş olan Tevrat’ta detaylı olmasa da Kuran’a benzer bir anlatımla 6 günde yaratılış kavramı vardır.

    Yaratılış 1:31
    Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı günde (her şey) oluştu.

    Kuran’daki açık ifadelerden yola çıkarak hesaplandığında; evrenin yaşı ve dünyanın yaşının birbirine oranı mükemmel bir doğrulukla ifade edilmiştir. Ayetlerde belirtildiği gibi dünyanın yaşı evrenin yaşının 3 te 1’i yani (1/3)’ü dür.

    13,8 (6 gün) /3 =4,6  milyar yıl dünyanın yaşı.(Tam 2 güne tekabül ediyor. 2 gün; 6 günün 3’te biridir.)

    Eğer bir insan sözü olsaydı binlerce yıl önce; dünyayı en son ve son 3 te birlik dilimin başında yaratmaya başladığını söylemek yerine şunları da söyleyebilirdi;

    “Önce dünyayı sonra yıldızları yarattım.”

    Yada dünya temel alındığından “30 günde dünya, 3 günde yıldızlar” diyebilirdi.Örnekler çoğaltılabilir. Tesadüf olarak görünemeyecek büyük bir bilginin varlığı aşikardır. Rab yaratılışın, geometri ve matematiğin temelindeki Altın oran sayısına tüm bu muhteşem düzeni gizlemiştir.Altın Oranın ilk 6 sayısı incelendiğinde kainatın 3 aşama halinde, 6 günde yaratıldığını ve Hz Muhammed’in evrendeki toplam alem sayısı olarak haber verdiği; 18 bin alemin ortaya çıkışına şahit oluruz.

    “Gün” derken dönemlerin ve izafi bir zaman hesabının söz konusu olduğu ise, Kuran’daki “Allah katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir” ayeti ile anlaşılır. “Binden kasıt Arapça’da çok uzun zamandır”

  • BİLİMADAMLARININ ALTIN ORAN HAYRANLIĞI (4. Kitap 2. Bölüm)

    Tarihte bilimi yönlendirmiş ünlü isimler altın oran hakkında neler söylemişler ve yapmışlar bakalım. Yunanlı bir heykeltıraş ve matematikçi olan Phidias (M.Ö. 5004 – M.Ö. 432),  Parthenon’a ait heykellerin tasarımına uyguladı.

    Platon (M.Ö. 428 – M.Ö. 428), “Timaeus” da sunulan doğa bilimleri ve kozmoloji hakkındaki görüşlerinde, altın oranın tüm matematiksel ilişkilerin en bağlayıcılığını ve kozmosun fiziğinin anahtarı olduğunu düşünmüştür.

    Öklid (365 M.Ö. – 300 BC) “ Öklid, milattan önce 300′lü yıllarda yazdığı “elementler” adlı tezinde “ekstrem ve önemli oranda bölmek” olarak altın oranı ifade etmiştir.

    MS 1175’te doğan ünlü bir İtalyan matematikçi olan Leonardo Fibonacci Araplardan öğrendiği günümüz modern rakamları Avrupa’ya getirdi. Şimdi adını taşıyan sayısal dizinin sıra dışı özelliklerini keşfetti. Bu sayı dizisi birbiri ile toplanarak büyüyen sayı dizilerinde altın oranın değişmez varlığını ortaya çıkardı.

    Güneş etrafındaki gezegenlerin yörüngelerinin eliptik doğasının keşfinden Johannes Kepler (1571-1630),  “İlahi Orantı” dan bahsetmişti

    Da Vinci neredeyse tüm tablolarında bu oranı kullanmıştı. Belki de tarihte altın orana en tutkuyla bağlı olan bilim adamı ve dahi sanatçı Da Vinci’dir. Luca Paccoli ile birlikte “İlahi Oran” adlı bir kitap yazmış ve bu kitap için altın oranı tanımlayıcı pek çok resim çizmiştir.

    Altın oranı tanımlamak için “altın” terimini kullanan ilk kişi Martin Ohm (1792–1872)olduğuna inanılmaktadır . 1815 yılında “ Die reine Elementar-Mathematik ” (Saf İlköğretim Matematiği) yayınladı . Bu kitap, “goldener schnitt” teriminin (altın bölüm) ilk bilinen kullanımını içermekle ünlüdür.

    GÜNÜMÜZDE MİMARİ, ESTETİK VE ENDÜSTRİDE ALTIN ORAN KULLANIMI

    Artık neredeyse tüm matematikçi, fizikçi ve konuyu ciddiyetle almış bilim adamları  ve görsel tasarım sanatçıları altın oran adlı sabit bir sayının şaşırtıcı ve hayret uyandıran, kendine has muhteşemlikleri kabul etmektedir.Günümüzde mühendislikte verimlilik hesaplamalarında yeni bir teknik olarak, fizikte akışkan dinamiğinde, estetik cerrahide, mimari de ve neredeyse tüm ünlü markaların logolarında, modern monitör ve tv lerin tasarımında bu oran kullanılmaktadır.

    Bazıları şunu sorabilir; “Kökeni Mısır Piramitlerine kadar uzanan bu sayı ile ilgili sen yeni olarak ne getirdin, neye mucize diyorsun?” Bilgi eksikliği yüzünden bu tür sorulara muhatap oluyorum zaman zaman. Bana lütfedilen; bu sayının Kutsal Kitaplar, Tevrat, Yehova ismi, Mekke, Kabe, Kuran, dünya üstündeki hatlar gibi daha onlarca ayrı konuda altın oran sayısı ile bağlantılarını keşfederek ortaya koymuş olmamızdır. Bu keşiflerin ilhamı ve de dünyaya duyurulması şahsıma bir lütuf olarak bahşedilmiştir.

  • ALTIN ORAN NEDİR? GEOMETRİDE VE TASARIMDA ALTIN ORAN (4. Kitap 1. Bölüm)

    Altın oran sayısı ve mucizeleri hakkında bilgi vermeden önce sizlere mutlaka daire şekli ve “HU” sesi hakkında bilgi vermeliyim.

    Çünkü göreceğiz ki  altın oran doğrudan geometrinin içinde gizlidir. Daire her şeyi çepeçevre kuşatır ve içine aldığı tüm temel geometrik şekillerin içinde altın oran bağıntıları oluşturur.

    Rabbin isminin sembolü; onun kuşatıcı yönünü ve yarattığı her şeyin etrafını sarması nedeniyle çemberdir.

    Onun isminin şekli ile hareket eden yaratılış, altın oranı doğrudan bir kural olarak ortaya koyar.

    Evrensel bir takım sembollerin ve seslerin sırrını anlamadan Yaratıcı’nın işlerini anlayamayız. O, söz ile var eder ve her şey söz ile başlar. Yaratılan her şey bir sestir yani ilahi bir sözdür.

    O yarattığı her şeyin şekline ve hareketine kendi isminin resmini bir imza gizi gizler ve yarattığı her varlığa o ismini sürekli söyletir. İşte bu evrensel bir bilgidir ve kainat kitabı okunarak elde edilebilir.

    ALTIN ORAN NEDİR?

    “Altın oran nedir?” Sorusuna pek çok farklı cevap verilebilir. Mükemmel oran, güzelliğin formülü.

    Tv’lerin, kredi kartlarının, pek çok logonun ve sayısız tasarımın en ve boy oranları gibi temel ölçülerinin birbirine oranı mümkün mertebe altın oranı (1,618’i) verecek şekilde tasarlanmaktadır.

    Fotoğrafçıların sahnedeki odak nesneyi fotoğrafın altın oran çizgisine denk getirme çabası da yine aynı kuramın bir sonucudur.

    Altın oranın kendine has bir çok ismi ve sayısız şaşırtıcı özelliği vardır. Doğru üzerindeki eşsiz nokta. Ardışık ve toplanarak artan sayı dizisindeki (Fibonacci dizisindeki) her elemanın arasındaki oran. Geometrinin gizli hazinesi ve çok daha fazlası.

    Basit şekilde ifade edersek; bir doğru parçasını öyle bir noktada bölün ki; oluşan iki yeni doğrunun birbirine oranı ile uzun doğru parçasının, bölünmemiş doğruya oranı aynı olabilsin. İşte bu oran altın orandır.

    Matematikteki sabit bir sayı olan 1,6180339… ile tanımlanmaktadır. Bir nesneyi tanımlayan temel ölçülerin birbirine oranlanması sonucunda 1,6 yada 1,618 e yakın değerler çıktığında oluşan ölçüye; “altın oran” denmektedir. “Phi” olarak tanımlanan bu işaret “Φ” Altın Oranı ifade eder. 1,6180339… sayıları ile başlayarak sonsuza dek uzayan tümünü sayması imkansız bir sayı dizisidir.

    Bilim çevrelerinde 1,618 olarak ünlenmiştir. Grafik çizimlerinde kabaca 1,6 olarak (resimlerde 3’te 1 kuralı), Mimari tasarımlarda 1,61 kullanımı yaygın görünür.

    İlginçtir ki uzunun kısaya oranı 1,618 olan iki parça ele alalım. Bu sefer kısayı uzuna oranlarsak ilginç şekilde 0,618 sayısı çıkar. 1, den sonraki oran sürekli korunur. Diğer oranlar ve sayılar için böyle bir durum söz konusu değildir.

    Matematiğin ve Sayıların Temelinde, Geometrinin Merkezinde, Fizikte, Bitkilerin ve İnsanların tasarımında bu sayı başroldedir. Dünyanın en ünlü bilim adamları ve dahileri bu sayıya tutku dolu bir hayranlık beslemektedirler. Bu sayının binlerce yıllık geçmişe uzanan Mekke, Kabe ve Kuran ile iç içe olduğunu kim bilebilirdi? Mucizelerin ortaya çıktığı çağdayız!

    RABBİN MUTLAK İSMİ İÇİNDE ALTIN ORAN

    DİNLEYİN!! HHHH (nefes sesi) Bu O’nun öz ismi.

    Dinle kendini derin bir nefesle… Bu O’nun sesi. Her varlık O’nu sesleniyor. Tüm içtenliğiyle mutlu olup gülerken, en zevk aldığı anda yada ağlarken hıçkıra hıçkıra… yalnızca O’nun ismi duyulur tüm dudaklarda.

    Hhhhuu. Ağaçlar esen rüzgarla boyun eğerken O’na, yapraklarına çiçek kokan ilahi nefesi üfleyene Huu der. Görkemli dağlar ve nefes alan her şey, onu ululayan sesiyle ona tapar.

    “Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nun adını  tekrar eder. O’nun adını şükranla tekrar etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz onların ismimi tekrar ettiklerini anlamazsınız…”

    (el-İsrâ, 44)

    Bu ayetin Arapçası şöyle başlar. Tusebbi huuu le huuu…

    Tesbihuu ederler.. O’ nu huu…

    Ve yarattıklarının nefeslerine kendi ismini gizledi. Nefislerine ilahi ruhunu gizlediği gibi.

    Bir robot tasarımcısının ürettiği o biyolojik makine çalışırken dikkatlice dinlediğinizde tasarımcıya ait ismin sesini duymak… işte bu büyüleyen bir teknoloji… yada onu şaha kaldırdığınızda tüm gücüyle sahibinin  ismi ile kükremesi gibi hayret verici. Teknolojinin en üst düzeyi öyle sanatsal ve mükemmel yerleştirilmiş ki. Canlının doğallığını asla bozmuyor. O ilahi markayı yani hu sesini her duyguda farklı bir şarkı ile söylüyoruz.

    Nefesimiz, anlam dolu melodilerle ona yönelmiş bir ağıt yakıyor yada övgü dolu şiirler gizliyor, dalgalanan ve farklı notalarda konuşan hu seslerinde.

    O’nun sembolü yani Hu’nun; son ilahi kitap dili olan Arapça’da daire şeklinde çizilir. 5000 yıldır teklik dininin dili olan Türkçe’de ise O yine bir daire ile çizilir. İngilizce’ye ise “O” kelimesi Arapça-İbranice gibi sami dillerden geçmiştir. Ve yine Arapçadaki gibi “hu-hi” şeklinde okunmaktadır. Tevrat’ın dili olan ibranicede “O” yine “huu” diye okunur. Yahoo yada yehova “ya huu” demektir. Vav harfi burada aslında uzatma harfinden ibarettir. “Ey İlah” anlamına gelir. İbranice ve dünyada yaygın olarak kullanılan 40’a yakın dilde “O” yani 3. tekil şahıs, “H” sesi yada yazılı “O” sembolü ile ifade edilir.

    Arapçada “Allah” kelimesi “illa (yegane) Hu (O)” kelimelerinin birleşimi ile oluşturulmuştur bizzat Yaratıcı tarafından. “İlla”, Arapçada “sadece-tek” manasına gelir. Yani Allah; illa Hu; “sadece O” olarak çevrilebilir. İlah kelimesi de bu şekilde doğmuştur. Ses olarak adı Hu, sembol olarak görünüşü daire; yani O’dur.

    Buda, öğrencilerinin en kutsal zikri; om mani padme Huum’dur. (Tersten Muhammed api Nammu diye okunur. Nammu Sümer’de ilk ve mutlak Tanrı’nın ismidir.)[1]

    Zerdüştlükte tanrı adı A-HUU-Ra Mazda.

    İslam’da  Allah-hu dan sonraki en yaygın isim Ra-HU-Man ve RaHİm

    Hinduzimde ise Mutlak ve Eşsiz Yaratıcının adı yine B-RaHHma

    Ve tüm dünya birbirini onun adı ile selamlıyor. Hayy..Haloo.. Helloo

    Ve evrensel dilde mutlulukla gülüyoruz; HAHA, bazen ağlıyoruz Ü-hühü sonra zevk içinde Hıhh, yorulunca güç istiyor bedenimiz can verenden “Huhh”. Birbirimizi içten bir şekilde onaylıyoruz Hıhı. Aklımıza gelen müthiş bir ilhamla yerimizden kalkıyoruz ayağa; AHA.

    Bazılarının içindeki Ego; bilgisizce; bazen Huu’yu yok saymak istese de; tüm varlığı nefesiyle O’nu haykırıyor, o sağır gibi dinlese de. Nefes sesiyle Huuu’ya, hu dilinde dualar eder. Ciğerinin “huu” diyebilmesi için gerekirse tüm servetini bile verir.

     

    DAİRE ŞEKLİNDEKİ İLAHİ SIR

    Peki, nedir bu “Hu” ismine ilahi dillerde sembol seçilmiş kapsayıcı şeklin sırrı? Sonsuzluk işareti olmanında ötesinde. Yaratıcı modern insana öğrettiği ilk dillerde neden daireyi seçti Hu isminin sembolü olarak?

    O

    Hu sesi nasıl ses veren tüm canlı ve cansızın zikri olmuşsa, onu ifade eden sembol de, tüm varlıkların görsel seremonisi ile ortaya koyduğu bir zikir haline gelmiştir.

    Tüm atomlar daire şeklinde yörüngeler

    çizerler ve geceleri parlayan tüm yıldızlar hatta bizimki gibi tüm dünyalar… Yalnız O’nun daireye benzeyen yörünge izi üstünde yürürler. O’nun isminin resmini çizerler.

    Çünkü;

    “O; huu, Her şeyi çepeçevre kuşatmıştır” Kuran 2.115

    Bu bir önceki örnekteki gibi, bir ürüne baktığımızda onu oluşturan küçük hareketli parçaların hareket ederken çizdiği şeklin sahibinin ismini çizmesi ile eş değer hünere ve büyüleyiciliğe sahiptir. Tüm atomlar, yada tüm galaksi ve yıldız sistemleri kendisini yaratanın ismini logosuyla göklere çizer.

    Nasıl her canlı O’nun ismini seslenmeden canlı kalamıyorsa,  hiç bir nesne O’nun ismini kainata çizmedikçe var olamaz.

    Tüm duygular gibi kainat da aşktan doğmuştur. Kelebek aşık olup ölümü göze aldığı ateşin çevresinde dönmeye başlar.  Aşık olan her şey döner. Su yeryüzünün çekimine kapıldığında düz bir delikten daireler çizerek akar. Hava dönerek savrulur engellerden. Ve dönerek yörüngesine tutunur gezegenler; muhteşem yıldızlara aşık olarak.

    Ve AŞK, insan DNA’sının ruhuna bir sayıyı fısıldadı. Altın Oran sayısı. Sonsuz Çember ve geometrik şekillerin etkileşiminden doğan 1,618. İçimize yerleştirilen şifre O’na benzeyen her şeye şiddetle bir çekim duymamızı sağladı. Tüm insan yüzlerinin ortalamasında altın oran vardır. En güzel yüzlerde ve vücutlarda bu ilahi oran, Rabbin imzası olarak ölçülendirilmiştir. Tüm bitkiler “filotaksi” denen bir yaprak dizilim şekli ile altın orana uygun şekilde yaprak açmaktadır. Haydi yavaşça daha derinlerdeki hazineleri keşfetmeye başlayalım. Çünkü yeni başlıyoruz. Altın oran kitabında 100’den fazla altın oran mucizesi görmek üzeresiniz.

    Aşağıdaki şekilleri incelediğimizde her matematiksel geometrik şeklin altın oran bağıntısı içerdiğini ilahi imzanın onları daire ile kuşattığını görürüz.

    AB/BG = ALTIN ORAN = 1,618…

    Eşkenar beşgende altın oran bağıntısına farklı bir bakış açısı.

    Φ işare Altın Oranı ifade eder

    b / a = 1,618 ( Altın Oran )

    İçimize yerleştirilen şifre O’na benzeyen her şeye şiddetle bir çekim duymamızı sağladı. Tüm insan yüzlerinin ortalamasında altın oran vardır. En güzel yüzlerde ve vücutlarda bu ilahi oran, Rabbin imzası olarak ölçülendirilmiştir. Tüm bitkiler “filotaksi” denen bir yaprak dizilim şekli ile altın orana uygun şekilde yaprak açmaktadır. Haydi yavaşça daha derinlerdeki hazineleri keşfetmeye başlayalım. Çünkü yeni başlıyoruz. 100’den fazla altın oran mucizesi görmek üzeresiniz.

    GEOMETRİ, DAİRE VE İLAHİ SİSTEM İLİŞKİSİ

    Bu ve buna benzer armonik görünen ve 1 sayısının kendini değişik işlemlerle çoğaltarak oluşturduğu yansımalar yaratılışı tarif edercesine altın oran sonucunu vermektedir.

    Peki neydi bu ilahi oransal sembolün hu ismi ve daire şekli olan ilişkisi?

    Hz Musa’ya  Tevrat “Çıkış* 3:14″ ehyeh aşer ehyeh “Ben benim” diyen Yaratıcı. Kendini Hz Musa ve insanlık için özel bir isim vermeden “O” olarak tarif etmiştir. Kendini tarif ederken çember formülü 3:14 ile zatının sonsuzluğuna ve ilahi sembolüne atıfta bulunmuştur. “Yahu” ile de “Hu” ismine..

    HU İsminin İbranice’de hangi işaretle gizlendiğini fark ettiniz mi? Pi sayısının yani daire formülünü ifade eden sembolle. Yukarıdaki yazıda 2. harfe bakınız. Pi sembolünü göreceksiniz.

    Pi sembolü, içine gizlediği altın oran 1,618’i işaret edercesine Yunan alfabesinin de 16. harfidir. Yeryüzündeki tüm diller Rab tarafından insana öğretilmiştir. Tüm tarihi ve keşifleri yönlendiren O’dur.

    Kainatın ilahının gizli ismi H ve gizli sembolü Daire’dir. Yaratılıştaki ilahi imza ise Altın Oran; matematikteki ismi ile PHI  (fi) dir. PHI de PI sayısına HU eklenerek ifade edilir. Allah son kutsal kitabında şöyle der; “Ellerinizle yaptığınız şeyleri de Allah yapmaktadır” Yani her işimizi, dilleri, bilimi ve tüm oluşu gerçekte olduran  sadece O’dur. Bilgisayar ekranına bir şekil çizebilirsiniz. Ama o şekil işletim sistemi tarafından ve onun izniyle çizilecektir.

    Kuran’da ise Yaratıcı hemen her yerde kendinden “O” diye bahseder. “Ben” dediği yer yok denecek kadar azdır. Doğada asla bulunmayan tek bir şekil vardır. O özel ve eşsiz şekil “dairedir”. Daire sonsuz sayıda noktanın bir araya gelerek oluşturduğu doğada var olması imkansız bir şekildir. Çünkü doğada hiç bir şey sonsuz sayıda noktaya sahip olamaz. Ama Yaratıcı sonsuz yaratma gücüne sahiptir. O’nun sembolü ancak sonsuzluğun sembolü olan daire-çember şekli olabilir.

    Yaratıcı şöyle der;

    “Allah her şeyi çepeçevre kuşatandır.”(Nisâ 126)

    ” Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık”(Kamer 49)

    ALTIN ORAN SAYISI?

    Altın oran matematikte ki pi sayısı (3,14…) gibi, en ünlü 2 sabit sayıdan diğeridir. Bir nesnenin iki temel ölçüsü basitçe birbirine oranlandığında 1,6 yada 1,618 gibi değerlere ulaştıkça, o nesnenin tasarımı için altın orana uygundur denilmektedir. Örneğin çağımızda tüm tv’ler altın orana uygun olsun diye 16 ya 9 oranında imal edilmeye başlanmıştır. 16, 9 ile oranlandığında 1,618 e yakın bir sayıya ulaşırız. Aynı şekilde kredi kartları ve bir çok mimari eser, logo bu oranın estetik gücünden faydalanmak için bu oran esas alınarak tasarlanıyor.Altın oran ardışık sayıların toplanarak ilerlediği fibonacci dizisindeki her sayının birbirine olan değişmez oranıdır.Elinizde iki eş uzunlukta çubuk var diyelim. Birini altın oran noktasından kırarsanız, oluşan iki kısa çubuğunu birbirine oranı, kırılan uzun çubukla kırılmamış çubuğun oranı aynı olacaktır. Altın oran kendine has harikulade sürprizlerle doludur.

    Örneğin;
    Altın oran bağıntısına sahip iki uzunluktan uzunun kısaya oranı 1,618 olurken, kısanın uzuna oranı 0,618 olmaktadır. 618 kısmı hiç değişmemektedir. Ayrıca kendisinin tersi yani 1 ile bölümü yine kendisini veren tek sayıdır. 1/1,618=0,618.

    Aynı şekilde;
    Altın oranın karesi ;

    1,618 X 1,618=2,618 olmakta

    618 kısmı yine değişmemektedir.

    Mısır piramitlerinin ve bir çok ünlü tablonun bile tasarımında yer alması, insan doğasında bu oranı kullanmaya genetik bir eğilim yada aşinalık olduğu düşüncesini uyandırıyor. Çünkü doğada bitkilerin yapısında, insan yüzlerinin ortalamasında vücutlarında bile altın oranın var olduğu bilim adamlarınca net bir şekilde ortaya kondu. Fakat benim size yepyeni bir mucize olarak anlatacaklarım, dini, ilahi semboller ve kitaplarla altın oranın ilişkisi olacaktır. Rabbimin ansızın lütfettiği bu mucizeler bende olduğu gibi sizde de büyük heyecan uyandıracaktır.

    1,6180339… olarak  sonsuza dek giden sayılarla ifade edilen bu büyüleyici oran, Kepler, DaVinci, Fibonacci gibi pek çok bilim adamının saplantılı derecede bu rakamla ilgilenmesini ve hakkında kitaplar yazmasını sağladı.Fakat onun asıl sırrı, insanlık tarihi ve mistizm üzerine kurulu, derin ve olağanüstü gizemleri barındırıyordu. Birazdan, önce doğada, Ay’ın ve Dünya’nın tasarımında, bitki ve insan yüzlerinde altın oranın nasıl doğaya vurulmuş bir mühür olduğunu anlayacak, daha sonra da kutsal kitaplar, Kabe, Mekke, Kudüs ve peygamberlerin doğum yerleri ile altın oranın nasıl muhteşem bir uyum içinde olduğunu görerek, dinleri ve kutsal kitapları gönderenin kainatı yaratanla aynı güç olduğuna şahit olacaksınız.

    [1] Allah’ın lütfettiği büyük bir keşif de Buda’nın ve doğu dinlerinin öğrencilerine “Om Mani Padme Hum” tersten “Muhammed api Nammu” ile Midra’yı miras bırakmasıdır. “Api “ise “Yakın veya üzerinde yerleştirerek ilhak, birleşen vb yakınlığı, …e ulaşan ifade” gibi anlamlara gelmektedir.” https://www.sanskritdictionary.com/?iencoding=iast&q=api&lang=sans&action=Search