İNSANIN YARATILIŞI: NALLAHAN İLÇESİ

Sizlere Altın yol mucizesinin son noktası olan N-allah-han ilçesini kazınmış siluetleri göstereceğim. Memleketim olan bu ilçenin merkezinde, yukarıda ki haritada göreceğiniz gibi sanki belli bir desen işlenmiştir. Haritanın geri kalanı bir fon gibi görünürken orada bariz şekilde güçlü şekiller hissedilmektedir. Buraya eğilip yakından bakalım.

İlçe ve tablonun yandan görünüşü. İçeriğini görmek için aşağıda ki resimlere bakınız.

 

SAHNEDE NELER GÖRECEKSİNİZ?

İnsanoğlunun ilahi ruhla dolmadan önce kan dökücü ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarıcıydı. Allah yeryüzünde bir halife atayacağım dedi. Melekler şikâyet ederek şöyle dediler;

Bakara Suresi 30. Ayet

Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd ederek daima seni tespih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.

Bu sahnede meleklerin bir kısmının insanın yaratılışından ötürü memnuniyetsizliğini ve Allah’ın celal sıfatına bürünen bir melek tarafından azarlandıklarını göreceksiniz.

Ayrıca meleklerin yeryüzünde halife seçilecek tür hakkında ki kan dökücü oluşa ilişkin şahitliğin tabloya yansıdığını görüyoruz. Bu tabloda insanoğlu sol elinde büyük – sanki kemikten yapılma bir bıçak ve bıçak yanında üst üste dizili 4 kesik başla görünüyor. Diğer elinde ise toplanmış ekin ya da bitkiler görünüyor. Bilindiği üzere Adem’e ruh üflenmeden önce ki ilkel insan türleri birbirleri cinlerden edindikleri sözde ilahlar için kurban ederdi ve hatta birbirlerini yamyamlık yaparak yerlerdi. Bu durum günümüzde azalsa da devam etmektedir.

İblis, melekler secdeye davet edildiğinde secde etmeyip şöyle demişti;

Sâd Suresi 75. Ayet

(Rabbimiz dedi ki); “Ey İblis! İki elimde yarattığıma secde etmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.

Tabloda Allah’ın muhteşem ve nurdan iki elini göreceğiz. Öyle ki o sol eliyle kalbini sağ eliyle beynini düzenler görünmektedir. Ancak Rab bu tabloda yüzünü gizlemiştir.

Araf 11-16

Muhakkak Biz sizi yarattık, sonra size şekil verdik. Sonra meleklere: “Adem’e secde edin!” dedik. İblis müstesna secde ettiler. (İblis), secde edenlerden olmadı.

(Allah) dedi ki: “Sana emrettiğim zaman, senin secde etmene mâni olan nedir? (İblis) dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; (çünkü) onu çamurdan, beni ateşten yarattın.”

Bu tabloda görülecektir ki; melekler secde etmiş ama kibirli yüze sahip bir tanesi böbürlenerek ve aşağılayarak insanoğluna bakıyor. Çağlar öncesine ait İblisin bu güçlü ve kibirli görünüşü, dünya haritası üzerinde Avrupa siluetine bürünerek büyümüş ama daha yaşlı, zayıf ve düşkün bir hale gelmiştir. Tek ayağı topal ve tek gözü kör bir varlığa dönüşmüştür.

  • İsyankâr yada karşı çıkıcı melekleri azarlayan, çok daha büyük ve azametli görünen başka melekler var ve alttaki küçük meleklere emirler veriyorlar. Hatta onları azarlayan melek kanadı ile Bağder-i Bala’yı gösteriyor. Meleğin kanadından işaret ettiği altın oran koordinatına sahip köy; 16180 metredir.
  • Bu tabloda Allah’ın ışıktan ruhunu da göreceksiniz. Bu ruhun neye benzediği yine eski Kutsal kitaplarda anlatılıyor.

Kur’an Sâd Suresi 72. Ayet

Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.”

İncil-Yuhanna 1:32 -33, 50

Yahya tanıklığını şöyle sürdürdü: “Ruh’un güvercin gibi gökten indiğini, O’nun üzerinde durduğunu gördüm. Ben O’nu tanımıyordum. Ama suyla vaftiz etmek için beni gönderen, ‘Ruh’un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh’la vaftiz eden O’dur’ dedi. 50 İsa ona (Natanel’e) dedi ki, “Seni incir ağacının altında gördüğümü söylediğim için mi inanıyorsun? Bunlardan daha büyük şeyler göreceksin.” 51 Sonra da, “Size doğrusunu söyleyeyim, göğün açıldığını, Tanrı meleklerinin İnsanoğlu üzerinde yükselip indiklerini göreceksiniz” dedi.

Anlaşılıyor ki; Allah’ın kutsal ruh olarak tanıttığı şey dünyada bir güvercin ama hakikatte olağanüstü bir kuş suretindedir. Tabloda kutsal ruhu, insanoğlunun üzerine inerken göreceksiniz. Öyle ki ineceği yere bakar ve kanatlarını inmek üzere olan bir kuş gibi açar.

Şimdi kutsal kitaplar aracılığı ile anlattığım bu olayların tümünü ve daha fazlasını gösteren Nallahan’ın üzerine kazınmış tabloyu inceleyelim.

 

 

Fotoğrafları yakınlaştırarak inceleyiniz. Fotoğraflar orijinal Google uydu görüntüleridir. Sadece renkler doygun hale getirilmiştir.

 Kutsal ruh kuş şeklinde insanoğlunun üzerine ona bakarak ve konmaya hazırlanarak iniyor.

Rabbin iki elini de Adem’i yaratırken görüyorsunuz. Sol eli kalbi üzerinde, sağ eli Adem’in yüzündedir. Bu el, yüzün sağ yarısında dudak ile perçem arasını kaplamıştır.

11:56: İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm.

Muhakkak ki ben, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Yürüyen hiçbir canlı (dabbe) yoktur ki; O (Allahû Tealâ), onun perçeminden tutmuş olmasın. Muhakkak ki benim Rabbim, Sıratı Mustakîm (düz ana-temel yol) üzerindedir.

Burası Sırat-ı Mustakim en üstü olan Nallahan bölgesidir. Bağder noktası buraya bağlı ve 19 km uzaklığında bir köydür. Görüyorsunuz ki; burada Allah yarattığı dabbelerden birisi olan Adem’in perçeminden tutmuş ve onu kontrol etmektedir. Allah verdiği haberlerin doğruluğunu görmemiz için bunları dünya üzerine kazımıştır. Allah her şeyi en iyi bilendir.

Allah’ın sağ eli yani gök yüzünden bakıldığında dünyada ki tüm şekillerin en önemlisi ve en güzelinin koordinatı enlem olarak 40:13 değerine sahiptir. Kur’an da hemen buna bakmak istedim.

Ayette Allah’ın delillerini gösteren ve gökten rızık (ilim, akıl veren vahiy ve yağmur) veren olduğunu söylediğini görünce O’na bir daha secde ettim.

40:13

Huvellezî yurîkum âyâtihî ve yunezzilu lekum mines semâi rızkâ ve mâ yetezekkeru illâ men yunîb.

هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُنَزِّلُ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ رِزْقًا ۚ وَمَا يَتَذَكَّرُ إِلَّا مَن يُنِيبُ

O, size kendi delillerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O’na yönelen, düşünüp ibret alır.

Elin etrafında bir nur bir ışık hüzmesi olduğunu görebilirsiniz. Bana yabancı bir filmde ki görseli hatırlattı.

Allah’ın bulunduğu yerin boylam değeri ise 31:22’dir. Ve insanlara şu emir verilir; “yüzünüzü Allah’a dönün”

31:22

وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ

Vemen yuslim vechehu ila(A)llâhi vehuve muhsinun fekadi-stemseke bil’urveti-lvuśkâ(k) ve-ila(A)llâhi ‘âkibetu-l-umûr(i)

Oysa her kim yüzünü muhsin olarak Allah’a çevirirse, o gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin akibeti Allah’a döner.

Bazıları Allah görülemez diyebilirler. Kur’an O’nun için “Görülendir ve görülmeyendir” der.

Abdullah b. Şekik diyor ki:
“Ben, Ebu Zer’e dedim ki: ‘Şayet Resulullahın zamanına yetişmiş olsaydım, ben ona bir şey sorardım.’ Ebu Zer: ‘Ondan neyi sorardın?’ dedi. Abdullah da: ‘Ey Allah’ın Resulü, sen rabbini gördün mü?’ diye sorardım.” dedi. Ebu Zer dedi ki: ‘Ben onu sordum o da: “Ben nur olarak gördüm.” dedi.” (Müslim, K. İman, bab: 292, Hadis no: 178)

Tabloda Allah’ın yüzünün görünmediğini, kendisinin ise nurdan bir siluet gibi göründüğünü göreceksiniz. İnşallah Ebu Hanefi gibi ben de rüyamda Rabbimi görmüştüm, O ışıktandı ve tüm kâinat ayaklarının altında bir zerre gibi duruyordu. Enok kitabında hatta Tevrat’ta Allah’ın mana aleminde kendini bir nur şeklinde gösterdiğine dair anlatımlar mevcuttur. Elbette o dilediği şekilde görünür. Her yerde zaten O var. Onun aslını ise ancak kendisi kavrayabilir.

“O gün Rablerine bakan, pırıl pırıl parlayan yüzler de vardır.” (Kıyâmet 22-23)

“Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.” (Mutaffifin 15)

Şekillerin oluşturan tablonun üst enlemi ise 40:14 dür. İçinde RUH yani Cebrail’de görünen bu tablonun karşılığı olan ayette şöyle der;

40:14
O, dereceleri yükseltir, Arş’ın (tahtın) Sahibidir. Toplanma (kıyamet) günü konusunda uyarılarda bulunsun diye seçtiği kişiye, emrinden olan ruhu indirir.

 

ŞEYTAN SEMBOLÜ VE MELEKLER

Şeytan insanoğlu ile alay ettiği sıralarda yüzü kararmış ve kırmızı olsa da vücudu içinde olduğu cennetin etkisi ile yeşil ve sağlam görünüyor.

Şeytanın üzerinde durduğu yer ve ayağı babamız Adem’in ayağı ile birlikte 31:21 boylamıdır. Hitapta hem babamızın hem de şeytanın adı geçmektedir. Ayrıca insanların kendilerine emredilen yola girmemek için direndiği de görülmektedir. Bu yol Altın Yol’dur. Nallıhan o yolun başındadır. 31:21 ayeti şöyle diyor;

31:21

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denince: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?

Orijinal hali

Saturate efekti verilmiş.

Şaşırtıcı şekilde batı yukarı gelecek şekilde bakınca meleklerin azarlandığını, doğuya doğru çevirince aynı meleklerin biri hariç secde ettiğini görüyoruz. Her şeyi mükemmel yaratan ve boyayan Allah’tan daha büyük bir sanatkâr yoktur.

Uydu görüntüsünde hiçbir oynama yapılmadı. Tüm sahnenin toplu görünüşü.

Bu sahnede daha nice iç içe geçmiş yüzler ve manalar saklıdır ki; bu varlıkların yapısı hakkında nice gizemi bize bildirirler. Kalanını keşfetmek isteyenler için gizli bırakıyorum.


DESTEK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI:

Bu makale Erdem ÇetinkayaMet'a tarafından yazılmış Mucizelerin Sesi isimli kitabından alınmıştır. Tüm yaygın dünya dillerinde sitelerimizin ve youtube kanallarımızın açılması için çalışmalar devam etmektedir.

Bu mucizelerin ilk bölümünü saygın bilim adamlarının verdikleri röportaj ve destekler sonucunda "Kutsal Gizemler, Altın Oran Kabe" isimli 105 dakikalık belgeselle dünyaya bir çok dilde duyuruldu. Sosyal medyada ve TV'lerde toplam 40 milyonu aşkın izlenme saysına ulaştı. Binlerce kişinin Allah'a yönelmesine ve inancını değiştirmesine vesile oldu.



Şimdi çok daha fazla mucizeyi Allah ilham etti ve tüm dünya ile paylaşmak için tüm dünya dillerinde belgeseller hazırlamalı, kitaplar ve belgeseller bir ok dile çevrilip, seslendirilmeli ve grafik tasarımcılarla en güzel şekilde sunulmalı. Tüm dünya da milyarlarca insana ulaşan büyük tanıtım kampanyaları düzenlenemlidir. Sosyal medyada tüm ülkelerde yeterli insanın görmesini sağlayarak hep birlikte insanlık tarihinin en büyük HAKKIN ilanını gerçekleştirmeliyiz. İyiliğin emri ve kötülüğün nehyi, iman etmekten sonra ki ilk görev ve en büyük ibadettir. En büyük iyilik imana vesile olmak ve cehennemden kurtuluşa vesile olmaktır.

İlk adımı 14 yıllık bir çalışma ve büyük fedakarlıklarla gerçekleşen bu seslenişe sizde PDF yada basılı kitaplarımızdan alarak destek olabilirsiniz. Eğer gerçekten inanıyorsak Yaratıcımıza; inancımızın ve sadakatimizin kanıtı olarak fedakarlık yapmalıyız. Onun yüce ismini ve muhteşem mucizelerini, ilahi sözlerini ilan etmek bağlılığın doğal bir davranışıdır.

Bununla birlikte aklınıza takılan her türlü soruyu paylaşabilirsiniz. Yürekten Allah'a yönelmiş ve fedakar kardeşlerimizin birbiri ile tanışarak kardeş olmalarını ve her türlü sorunlarının çözümü için peygamberin sünneti gereği yanlarında olmayı görev biliyoruz.

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

Mucizelere tanık olmaktasınız. İnsanoğlunun önünde iki seçenek vardır. Ya bu mucizelerin tamamının tesadüfen oluştuğunu tek tek kanıtlamalı yada onlara iman edip mucizelerin dünyaya yayılmasına tüm gücüyle destek vermelidir.

Sahip olduklarımızın en az onda birini Allah'a sadakatimizi ispatlamak için harcamalıyız. 10 zeytin yerine 9 yiyerek kim aç kalır ki? 10 gümüş değerinde bir elbise yerine 9 gümüş değerinde bir elbise kimi açıkta bırakır? Rabbin gözünden bakın kendinize, her şeyi verdiğiniz ve sonsuz cenneti armağan edeceğiniz yaratığınız, sizden 1/10'u bile esirgiyor. Ona değer verir miydiniz?

Allah için fedakarlık yapalım ki O'nun mucizeleri dünyaya yayılsın ve yeryüzünde Allah'ın ismi yücelsin, dinler bir öncüyle birleşsin, dünyaya iyilik ve barış hakim olsun. Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidip bizim için savaşın" diyenler gibi olmayın, mücadeleden ve fedakarlıktan kaçmayın. Kazancının onda birinden vazgeçmek kimseyi fakir yapmayacağı gibi, cimri olanın da inancı kabul edilmeyecektir. Asıl makbul olansa ihtiyaçtan fazlasının tamamının Allah'a verilmesidir. Çünkü mucizelerle dolu Kuran ve diğer kutsal kitaplarda böyle emredilmiştir. İster kendiniz, ister bizim yardımımızla tanıtım kampanyanları düzenleyin ve farklı dillere kitap ve belgeselleri çevirtin.

Hz İsa; - Zengin birinin cennete girmesi devenin iğne değilinden girmesinden daha zordur. (imkansızdır)

Kuran;
      • Malı sayıp biriktirenin vay haline. Altını gümüşü sayıp yığar.
      • Sana mallarından ne kadarını Allah yolunda vereceklerini soruyorlar. Onlara de ki; "ihtiyaçlarından fazlasını".


Buda: "...sahip olunan her mal ve mülk bencillik günahını arttırır"

Gerçekten sonsuz yaşamın gelişine, cennete ve cehenneme inanarak Allah'ın yüceliğini kabul eden  bir insan onda biri vakfetmekten tereddüt etmez. Mucizeleri dünyaya yaymak için Allah'a infak edin. O da size hem bu dünyada hem de sonrasında güzel bir hayat lütfetsin.

İnsanoğlu haşa Kainatın ilahını hizmetçisi zanneder gibi. İşi düştüğünde O'nu yardıma çağırıyor ama O'nun için fedakarlık yapmıyor. Öyleyse Allah insanoğlunun nankör ve bencillik dolu sesine neden cevap versin? İnanıyorsa insan artık gereğini yapsın. İnanmadıysa da her delile karşı ayrı kanıt getirsin. Yoksa artarak gelen felaketleri için şikayet etmesin!

Sorularınız ve desteğiniz için Whatsapp (+90 312 9996618) üzerinden eklemeniz ve mesaj atmanız yeterlidir.

E-mail: kutsalgizemler @ gmail.com

Sevgi ve inançla kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak